Söyleşi: STM Genel Müdürü Murat İKİNCİ – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

Söyleşi: STM Genel Müdürü Murat İKİNCİ

29 Nisan 2019

“Denizcilik alanında kazanmış olduğumuz kabiliyetleri daha da derinleştirme ve yeni ürünler ortaya çıkarma vizyonuyla çalışmalarımıza devam ediyoruz.”

Denizcilik alanında, suüstü ve sualtı platformlarını kapsayan, ulusal ve uluslararası birçok projeyi başarıyla tamamlayan STM, halen çeşitli projeler üzerinde çalışmaya devam ediyor. Bir yandan da geleceğin platformları ve sistemleri üzerinde, Ar-Ge’yi de içeren çalışmalar yürüten STM’nin bu faaliyetleri hakkında, STM Genel Müdürü Murat İkinci’den bilgi aldık.

 

MSI Dergisi: STM, deniz platformları alanında, Pakistan Denizde İkmal Gemisi gibi envantere girmiş özgün tasarımları olan; MİLGEM projesinde olduğu gibi bir gemi programının farklı yönetim işlevlerini yerine getirebilen; Pakistan AGOSTA 90B denizaltılarının yarı ömür modernizasyonunda olduğu gibi modernizasyon projelerini yürüten bir firma. Bunları alt alta topladığınızda, STM’yi denizcilik alanında nasıl bir firma olarak tanımlarsınız?

Murat İKİNCİ: Kurulduğumuz 1991 yılından bugüne, T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB)’nın yönlendirmeleri ve destekleriyle, ülkemiz savunma sanayisinin ihtiyaç duyduğu katma değeri olan ürün ve hizmetlerin geliştirilmesi amacı ile mühendislik, teknoloji ve danışmanlık alanlarında hizmet veriyoruz.

Mühendislik alanında yoğunlaştığımız deniz platformları projelerimizde; askeri suüstü gemileri ve denizaltılara yönelik; tasarım, inşa, modernizasyon ve detaylı mühendislik faaliyetleri konusunda önemli birçok projede görev aldık.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığımız ile birlikte çalışma ve bilgi ve tecrübesinden faydalanma imkânı bulduğumuz MİLGEM projesinde üstlendiğimiz rol, STM’ye ciddi bir mühendislik deneyimi kazandırırken gelecek projelerimiz için de önemli ve yönlendirici bir tecrübe oldu.

Sürece baktığımızda, görev aldığımız projeleri planlanan bütçesi içerisinde, zamanında ve müşteri memnuniyetiyle tamamlamış olmamız, STM adına yeni fırsatları yakalamamıza imkân yarattı ve STM, hem ulusal hem de uluslararası düzeyde, bu konuda kendini ispatlamış bir şirket haline geldi.

Tamamladığımız işlerden güç alarak yeni projelere atılırken STM’yi uluslararası bir oyuncu haline getirmek için kapsamlı düşünmek ve buna göre hareket etmek gerektiğinin farkındayız. Bu anlamda kazanmış olduğumuz kabiliyetleri daha da derinleştirme ve yeni ürünler ortaya çıkarma vizyonuyla çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Sürdürülebilir bir savunma ekosistemi sağlamak için hem ulusal hem de uluslararası alanda kurulacak bu dinamik ilişkilerin bizi ileriye taşıyacak önemli bir girdi olduğu bilinciyle STM olarak bu yolda ilerlerken gerek savunma sanayimizin öncü kurumlarını gerekse ülkemiz sanayisini de arkamıza alıp savunma ihracatında birlikte hareket ediyoruz.

Bugüne kadar tamamladığımız projelerin, deniz platformları konusundaki potansiyelimizi gözler önüne serdiğini düşünüyorum.

STM, mühendislik alanında yoğunlaştığı deniz platformları projelerinde; askeri suüstü gemileri ve denizaltılara yönelik tasarım, inşa, modernizasyon ve detaylı mühendislik faaliyetleri konusunda önemli birçok projede görev aldı.

 

MSI Dergisi: STM, denizcilik alanında ne tür hizmetler veriyor?

Murat İKİNCİ: Milli ve uluslararası askeri deniz projelerinde, suüstü ve denizaltı gemileri ile askeri tesis ve tersanelere yönelik gemi inşa, modernizasyon ve bakım-onarım faaliyetlerinde, anahtar teslim mühendislik hizmetleri sunuyoruz.

Bugün, denizcilik alanında, 200’ü aşkın mühendis ve uzman kadromuz ile özellikle son yıllarda, ülkemizin askeri denizcilik alanında göstermiş olduğu ilerleme ve atılımlar doğrultusunda; bilgi, birikim ve tecrübesini askeri gemi inşa ve modernizasyon konularında yoğunlaştıran şirketimiz, halen yürütmekte olduğu milli ve uluslararası projeler ile bu alanda ülkemizin önde gelen kuruluşu vasfını taşımaktadır.

 

MSI Dergisi: STM, MİLGEM projesinde neler yaptı? Bunlar arasında öne çıkartmak istediğiniz özel bir faaliyet var mı?

Murat İKİNCİ: 2006 yılında başlayan ve bir devrim niteliği taşıyan MİLGEM projesi kapsamında STM; dizayn hizmeti, sınıflandırma, model deneyleri, ilk iki gemide savaş yönetim sistemi ve ana tahrik sistemi dışında kalan diğer tüm sistemlerin, geminin inşasında kullanılacak inşa ve donatım malzemelerinin ve inşası süresince ihtiyaç duyulacak dizayn dahil hizmetlerin sağlanması görevlerini üstlendi. Projenin devamı olan üçüncü ve dördüncü gemilerin inşası sürecinde de benzer sorumlulukların yanı sıra ana tahrik sisteminin tedarik ve entegrasyon sorumluluğu da STM’ye verildi.

STM, geminin dizayn ve inşasında kullanılacak gemi inşa malzemelerinin ve gerekli olacak hizmetlerin azami oranda iç piyasa kaynaklarının kullanılarak karşılanması sorumluluklarını üstlendi. Bu maksatla STM içinde oluşturulan denizcilik ile ilgili yeni organizasyon, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından İstanbul Askeri Tersanesi’nde teşkil edilen, geminin dizaynından sorumlu yüksek nitelikli asker personelin görev yaptığı Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Dizayn Proje Ofisi (DPO)’nin yanında, sanayi ile MİLGEM projesi arasında, adeta bir köprü vazifesi görmektedir.

MİLGEM projesinde hedeflenen korvet sınıfı savaş gemisinin, Deniz Kuvvetleri Komutanlığının harekat ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde dizayn ve inşası için, başta gemi formu ve sevki olmak üzere; stabilite, denizcilik, mukavemet, şok ve titreşim, geminin akustik, termal, manyetik ve radar izleri, elektro manyetik etkileşim, gemi elektrik ve havalandırma ve iklimlendirme sistemleri alanlarında onlarca mühendislik analizleri ve dizayn çalışması yapılmış ve ilgili dizayn dokümanları üretilmiştir. Bütün bu çalışmalar, Deniz Kuvvetleri imkânları ve yukarıda bahsedilen kurumların yanı sıra sanayide mevcut özel sektör firmalarının mühendislik imkânları, bilgi ve tecrübeleri de kullanılarak gerçekleştirilmiştir.

STM, Pakistan Deniz Kuvvetlerinin ihtiyaçları doğrultusunda özel olarak tasarladığı Pakistan Denizde İkmal Gemisi için, tasarım ve malzeme paketinin yanı sıra üretimi sırasında Karaçi Tersanesi’ne teknik destek sağladı.

 

MSI Dergisi: MİLGEM projesinin ardından, Test ve Eğitim Gemisi Projesi’nde STM’nin ana yüklenici olması, ulaştığınız nokta ve kabiliyetleriniz açısından nasıl yorumlanmalı?

Murat İKİNCİ: Görevlendirildiğimiz projeler, bugün STM’yi, mühendislik kabiliyetleri ve bilgi birikimi açısından, çalıştığı alanlarda kendini kanıtlamış bir şirket haline getirmiştir. Denizcilik sektöründe gerçekleştirdiğimiz projeler, hem STM hem de Türk savunma sektörü olarak ulaştığımız yetkinlik seviyesini göstermektedir. Yer aldığımız her projede, sanayi ekosistemini sürdürülebilir kılmanın bilinciyle çalışıyoruz. STM, oldukça dinamik bir şirket; bu kapsamda projelere katkı verebilecek firmaları yönlendirme yetisine de sahip. Gelişen iş birlikleri sayesinde, yalnızca STM’nin değil, sektördeki çok sayıda şirketin de kabiliyetlerini paylaşmasını sağlarken savunma sanayimizin geleceği için önemli adımlar atmış oluyoruz. Bir yandan başarılı projeler çıkarırken diğer yandan sektördeki gelişimi destekleyen bir konumda olmaktan dolayı gurur duyuyoruz. Bundan sonra da Deniz Kuvvetlerimizi daha da güçlendirecek projeler için kabiliyetlerimizi kullanmak ve savunma sanayimizi ileri taşımak için her zaman hazır olacağız.

 

MSI Dergisi: STM’nin, korvet ve fırkateyn alanında sunduğu, kendi özgün tasarımlar var mı?

Murat İKİNCİ: Bugün, dünyadaki savaş gemisi endüstrisi, genel olarak belirli birkaç ülkenin elinde ve kontrolünde bulunmaktadır. Bu ülkeler, kendi silahlı kuvvetleri için geliştirdikleri ve inşa ettikleri savaş gemilerinin benzerlerini dünya pazarlarına sunmakta; kazandıkları projeler ile kendi teknolojilerinin yenilenmesini ve gelişmesini sürdürebilmektedir. Savaş gemisi projeleri, çok yüksek maliyetli olmanın yanı sıra büyük ve geniş bir sanayi kesiminin rol aldığı ve teknoloji anlamında kendini yenilediği, büyük istihdam yaratan ve karlılık oranı ticari gemilere nispetle çok daha yüksek olan projelerdir. MİLGEM projesi kapsamında inşa edilen korvet sınıfı savaş gemileri, büyüklük ve görev profili olarak, bugün dünya ülkelerinin deniz kuvvetlerinde en çok tercih edilen savaş gemileri kategorisinde yer almaktadır.

Uluslararası alanda, Güney Amerika’dan Uzak Doğu ülkelerine kadar yürütmekte olduğumuz iş geliştirme faaliyetlerimiz kapsamında, ülkelerin ihtiyaçlarına cevap verecek benzer platformlara ait konsept dizaynlarımız ile dünya pazarlarında yer almayı hedeflemekteyiz.

 

Suüstündeki Başarılar, Denizin Altında Devam Ediyor

MSI Dergisi: AY sınıfı denizaltıların modernizasyonunun ardından, PREVEZE sınıfı denizaltıların yarı ömür modernizasyonunda da STM görev alıyor. STM, bu modernizasyon faaliyetlerine nasıl katkı veriyor?

Murat İKİNCİ: PREVEZE Sınıfı Denizaltı Yarı Ömür Modernizasyonu projesi için, SSB’nin yönlendirmeleriyle kabiliyetlerimizi sergileyeceğiz. Pilot Ortak olduğumuz proje kapsamında, Deniz Kuvvetleri Komutanlığının envanterinde bulunan dört adet PREVEZE sınıfı denizaltının mevcut sistemleri yenilenecek ve denizaltılar, harekât kabiliyeti açısından yeni yetenekler kazanacak. Modernize edilecek dört denizaltı; sırasıyla 2023, 2024, 2026 ve 2027 yıllarında hizmete girecek.

 

MSI Dergisi: Denizaltılarla ilgili bir diğer modernizasyon faaliyetiniz, Pakistan’ın AGOSTA sınıfı denizaltılarının yarı ömür modernizasyonu. Burada, tasarımcısı olmadığınız bir denizaltının modernizasyonunu, rekabetçi bir ihaleyi kazanarak üstlendiniz. Bu proje, denizaltı modernizasyonu konusunda, dost ve müttefik ülkeler için STM’yi nasıl bir konuma taşıyor?

Murat İKİNCİ: STM olarak sahip olduğumuz tüm birikim ve kabiliyetlerin uluslararası alanda değerlendirilmesini sağlamak ve ülkemize ihracat anlamında destek vermek, önceliklerimiz arasında yer alıyor. Bu yüzden, dost ve müttefik ülkelerle yaptığımız iş birliklerini oldukça önemsiyoruz. Belirttiğim gibi, Türkiye’de yaptığımız projeler, uluslararası iş birliklerimiz için gerekli birikimi ve altyapıyı kazanmamızı sağlarken aldığımız her işi başarıyla teslim etmemiz de STM’ye duyulan güven eşliğinde yeni projeleri beraberinde getiriyor.

Pakistan Denizde İkmal Gemisi projesinde sağlamış olduğumuz güven ile Pakistan’ın envanterinde bulunan AGOSTA sınıfı denizaltıların modernizasyonu için ilk imzayı 2016 yılında attık ve şu anda, Pakistan’ın üç denizaltısının modernizasyonunu yapıyoruz. Bu projeyle birlikte STM, bir yurt dışı denizaltı projesinde ana yüklenici olarak yer alan ilk Türk şirket oldu ve yine ilk defa denizaltı mühendislik hizmeti ihracatı yapılmış oldu. Bu gelişmeler, hem Türk savunma sanayisi adına büyük bir önem taşıyor hem de ülkemizin savunma teknolojileri ve mühendislik hizmetleri konusunda artan yetkinliğini, uluslararası arenada kanıtlamış oluyor. STM, savunma sanayisinin geleceği için yenilikçi adımlar atmaya ve ihtiyaçları doğrultusunda dost ve müttefik ülkeler ile kabiliyetlerini paylaşmaya devam edecek.

STM, otonom sistemlerdeki birikimini ve kabiliyetlerini, denizaltı projelerinde kullanacak şekilde geliştirmek için çalışıyor.

 

MSI Dergisi: STM ana yükleniciliğinde, Karaçi Tersanesi’nde inşa edilen ve 16 Ekim 2018’de Pakistan Deniz Kuvvetlerine katılan PNS MOAWIN, Şubat ayında gerçekleştirilen AMAN 2019 tatbikatında, hünerlerini başarıyla sergiledi. Bu proje ve PNS MOAWIN, uluslararası arenada nasıl görülüyor, izlenimleriniz neler?

Murat İKİNCİ: Pakistan Deniz Kuvvetlerinin ihtiyaçları doğrultusunda özel olarak tasarladığımız Pakistan Denizde İkmal Gemisi, aynı zamanda sözleşme imza tarihi itibarıyla o güne kadar Türk savunma sektöründe tek seferde yapılmış en büyük askeri gemi ihracat projesi olma özelliği taşımaktadır. Tasarım ve malzeme paketinin yanı sıra üretimi sırasında Karaçi Tersanesi’ne teknik destek sağladık ve sınıfının ilk gemisi olan projeyi başarı ile tamamladık.

Sağladığımız hizmetler, geleceğin savunma teknolojileri ve ihtiyaçlarına paralel çözümler içeriyor. Bu gemi şu anda, Pakistan Deniz Kuvvetlerinin en büyük, en modern gemisi olarak envanterdeki yerini aldı ve aldığımız geri bildirimler de oldukça olumlu.

Karaçi Tersanesi’nde üretilmiş en büyük gemi olma özelliğiyle de öne çıkan PNS MOAWIN, aynı zamanda Pakistan’ın askeri gemi üretimine yönelik bu seviyede bir kapasite kazanmasına da olanak sağladı. Proje; dost ve müttefik ülke Pakistan ile yaptığımız iş birliğini temsil etmesi bakımından önemli olduğu kadar, STM’nin ve Türkiye’nin, mühendislik ve tasarım kabiliyetlerini ne kadar üst seviyelere çıkardığını kanıtlıyor.

Bu durum, bizim için oldukça değerli; çünkü STM olarak, önümüzdeki dönemde ihracat odaklı bir büyümeyle Defense News Top 100 listesinde ilk 50 şirket arasına girmeyi hedefliyoruz. Cumhurbaşkanlığımızın ve SSB’nin yerli savunma sektörü için belirlediği 2023 hedefleri doğrultusunda çalışırken uluslararası alanda kabiliyetlerimizi gösterebildiğimiz projelerde yer almak ve onları başarıyla tamamlamış olmak, ilerisi için atacağımız adımları sağlamlaştırıyor. İhracat kapasitemizi genişletirken ülkemizi temsilen elde ettiğimiz başarılar, gelecekte yapacağımız yeni iş birlikleri için zemin hazırlıyor.

 

 

MSI Dergisi: STM’nin kendine ait özgün denizaltı tasarımı çalışması var mı?

Murat İKİNCİ: STM olarak, bugüne kadar özellikle teknoloji üretme konusunda kendimize niş alanlar belirleyerek daha önce Türkiye’de üzerine yatırım yapılmamış ürünler ortaya koymayı hedef olarak belirledik. Bu kriterler üzerine yoğunlaştığımız projeler kapsamında, küçük boyutlu denizaltı platformu üzerine çalışmalara başlamış bulunuyoruz. Aynı zamanda, sualtında, özellikle otonom sistemler sayesinde, kendi başına hareket edebilen insansız araçlarla ürün ailemizi genişletmeyi planlıyoruz. Bu projelerde kritik olan konu, sistemleri milli olarak tasarlayıp üretebilmektir. STM olarak otonom sistemlerdeki birikimimizi ve kabiliyetlerimizi, denizaltı projelerinde kullanacak şekilde geliştirmek üzerine çalışıyoruz.

 

Memnuniyet ve Diyalog, İş Birliğine Dönüşüyor

MSI Dergisi: STM’yi, dost ve müttefik ülkeler için nasıl bir yüklenici olarak tanımlarsınız?

Murat İKİNCİ: Dost ve müttefik ülkelere verdiğimiz mühendislik ve danışmanlık hizmetlerinde, kendi bilgi birikimimiz ve mühendislik deneyimimizi onların, ihtiyaçları ve gelişen teknolojiler doğrultusunda en iyi nasıl değerlendirebiliriz düşüncesi ile çalışıyoruz. Görev aldığımız her projede olduğu gibi, yenilikçi ve özgün çözümler bulmaya odaklanıyoruz. Bir projede yüklenici olmak, pek çok farklı alanda yetkinlik gerektiriyor. STM, bugüne kadar ana yüklenici olarak gerçekleştirdiği projelerle hem yerli ekosisteme hâkim hem de uluslararası alanda yetkinliğini kanıtlayan bir savunma şirketi haline geldi. STM olarak, büyüme planlarımızı ihracat üzerine yapıyoruz. İhracat yaptığımız ülkelerle ilişkilerimizi sürekli hale getiriyor ve geliştiriyoruz. Bu sayede, aradaki memnuniyet ve diyalog da zaten zaman içerisinde iş birliklerine dönüşüyor.

 

MSI Dergisi: STM, önümüzdeki dönemde, Türkiye’de ve dost ve müttefik ülkelerde, hangi projeleri üstlenmeyi hedefliyor?

Murat İKİNCİ: Ülkemizde, milli teknoloji hamlesini desteklemek üzere çalışmayı ve faaliyet alanlarımızda yenilikçi ürünler geliştirmeyi sürdüreceğiz. Bugün, savaş gemileri ve denizaltı alanlarında teknoloji-mühendislik yatırımlarımız, ciddi bir şekilde devam ediyor. Özellikle insansız sistemleri, bir ana başlık olarak sayabiliriz. Bu süreçte ise dost ve müttefik ülkelere, ihtiyaçları doğrultusunda, her türlü desteği ve hizmeti vermeye hazırız. STM, bugün Güney Amerika’dan, Orta Asya’ya ve Uzak Doğu’ya kadar pek çok küresel projede yer almak için çalışmalarını yürütüyor.

 

STM Genel Müdürü Murat İkinci’ye, zaman ayırıp sorularımızı cevaplandırdığı ve verdiği bilgiler için, okuyucularımız adına teşekkür ediyoruz.

468 toplam görüntüleme, 3 bugünkü görüntüleme