Söyleşi: TRTEST Genel Müdürü Bilal AKTAŞ – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

Söyleşi: TRTEST Genel Müdürü Bilal AKTAŞ

16 Kasım 2018

“Şimdi, Sektörün Özgün Çözümlerinin Test Zamanı”

 

MSI Dergisi’nin 168’inci sayısında yayımlanan söyleşi, derginin İnternet sitesinde paylaşılmıştır:

 

Uzun yıllar Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) Sanayileşme Daire Başkanlığı görevini ifa eden Bilal Aktaş, TRTEST Yönetim Kurulu’nun 18 Eylül tarihli kararı ile TRTEST Genel Müdürü olarak atandı. Savunma ve havacılık sektöründe, sanayileşme adına önemli çalışmalara imza atan Aktaş, bu görev değişikliği ile sektöre hizmetini, bir başka kritik alanda sürdürecek. Kuruluşu ve faaliyete geçmesi, uzun süredir beklenen TRTEST’in, sektöre ne gibi yenilikler getireceğini ve kısa vadeli hedeflerini, Aktaş’tan dinledik.

 

MSI Dergisi: TRTEST’in kuruluşu ile ilgili bilgilendirme, TOBB Savunma Sanayi Meclisi gibi sektör buluşmalarında, 2016 yılından beri yapılıyor. O tarihlerde ipuçları verilen bu oluşum, hangi misyon ve vizyonla kuruldu?

Bilal AKTAŞ: TRTEST gibi bir yapılanmaya ihtiyaç olduğu tespiti ve bu ihtiyacın nasıl karşılanabileceğine dair değerlendirmeler, aslında 3-4 yıl öncesine dayanıyor. Bu ihtiyacı, TRTEST’in kurulması öncesindeki durumu ortaya koyarak anlayabiliriz: SSB, birçok proje yürütüyor ve kendisine ait test tesisleri olmadığı için, bu projelerde ihtiyaç duyulan ve Türkiye’de bulunmayan test altyapıları, proje kapsamında, ilgili firmada kuruluyor. Bunlar, proje süresince, bu firmanın kullanımında oluyor. Çok sayıda proje aynı dönemde başladığında, birbirine yakın test altyapılarının, farklı firmalarda kurulması da gündeme gelebiliyor. Bu yatırımlar, mükerrer gibi gözükse de söz konusu test altyapılarının kullanım oranlarına bakıldığında, durumun böyle olmadığı; bunların yoğun olarak kullanıldığı görülüyor. Diğer yandan, projelerde sona gelindikçe, bu altyapıların nasıl kullanılacağı, bir gündem maddesi haline gelmekte.

Ayrıca, son yıllarda sektör piramidinin daha alt katmanlarında bulunan ve ürün sahibi olmalarını istediğimiz firmalarımızın da test ihtiyaçları ortaya çıkmakta. Örneğin, artık KOBİ’lerin de böyle test altyapılarına erişmesi gerekiyor. Bu firmalarımız, bazen kullanım yoğunluğu bazen de maliyetler nedeniyle bu test altyapılarına her zaman erişemiyor. Hatta firma boyutundan bağımsız olarak, bazen rekabet kaygıları nedeniyle de başka bir firmada bulunan test altyapısının kullanımı tercih edilmiyor.

HİSAR projelerinin testleri, Konya, Karapınar’da kurulu Atış, Test ve Değerlendirme Merkezi’nde gerçekleştiriliyor.

SSB ve savunma ve havacılık sektörü özelinde anlattığım bu konuların bazıları, üniversitelerimiz ve TÜBİTAK gibi kurumlarımız ve diğer sektörler için de geçerli. Bunu, TRTEST ile ilgili görüşler olgunlaşırken, diğer kamu kurumları ile iletişimimiz sırasında gördük. Örneğin; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, KOSGEB ve Kalkınma Ajansları üzerinden sağlanan desteklerle, özellikle üniversitelerde kurulmuş test altyapıları var ve bunlar daha verimli kullanılabilir. Birçoğu, hitap ettiği sektörler tarafından bilinmiyor; bazılarında, bu altyapıyı kullanacak personel eksikliği var.

Bu tabloda; “Türkiye’de var olan test altyapılarının verimli olarak kullanımı sağlansın; mükerrer test altyapı yatırımları yapılmasın; test altyapıları, özellikle KOBİ ve yan sanayi firmalarına da açılsın” misyonuyla, TRTEST kuruldu.

Kurucu ortaklarımız Savunma Sanayii Başkanlığı, Türk Standartları Enstitüsü, TÜBİTAK, TSKGV ve STM olarak yola çıktık. Sektörün gelişimi için en önemli sac ayaklarından biri olan ihracat hedeflerine ulaşmada test ve sertifikasyonu önemine inanan Savunma Sanayi İhracatçıları Birliği’nin de şirketimize ortak olması gündemde.

 

MSI Dergisi: TRTEST, neler yapacak; firmanın faaliyet alanları neler olacak?

Bilal AKTAŞ: Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın 3 Ağustos’ta açıkladığı Cumhurbaşkanlığı Hükûmeti’nin 100 Günlük İcraat Programı’nda, SSB’nin hedeflerinden 23’üncüsü, “Test altyapıları envanter çalışmasının ilk fazının tamamlanması ve kara araçları test merkezi kurulumuna yönelik fizibilite çalışması yapılması.” olarak geçiyor. Bu hedef, bizim çalışmalarımızın da ilk aşamasının yolunu çiziyor. Savunma ve havacılık sektörünün, test altyapısı envanterini çıkartmaya başladık ve Faz-I çalışmasını tamamladık. Bir çok alanda mükerrer gibi görünen kabiliyetler göze çarpıyor. Çalışmanın ikinci fazında envanteri çıkarılan kabiliyetlerin hazırbulunuşluk (availability) ve akreditasyonuna ilişkin bilgilerin doğrulanması ve başta diğer kamu kuruluşları ve üniversitelerin de envanterinin edinilmesi üzerine çalışmamıza devam edeceğiz. Oluşturacağımız bir portal üzerinden, bu envanteri, tüm sektörlere görünür hale getireceğiz ve yapacağımız anlaşmalar kapsamında, askeri ve sivil sektörün kullanıma sunacağız. Ayrıca, diğer özel sektör kuruluşlarının test kabiliyetlerine ulaşım için de portalimiz bir arayüz olacak.

Bir diğer faaliyet alanımız, test altyapılarının işletilmesi olacak. TRTEST, ilk aşamada, yatırımcı bir firma olmayacak. Özellikle kamunun test yatırımlarının, bahsettiğim hedefler doğrultusunda, verimli olarak kullanımını sağlayacak şekilde işletilmesine talip olacak.

Biz, daha çok yeni kurulacak test merkezilerine eğileceğiz; Yeni altyapıların işletilmesi, kamu adına, TRTEST tarafından yapılacak.

Önceliklerimiz arasında roket, füze ve mühimmat testlerinin yapıldığı muhtelif atış alanları var. Roket, füze ve mühimmat sektörü – buna balistik korumayı da dâhil edebiliriz – gelişen bir sektör. Farklı firmalar, bu alana yatırım yapmaya istekli. Bunların müştereken kullanacağı test alanlarının işletmesinin TRTEST’e geçirilmesi gündemde.

 

Hava araçlarının testleri, özel düzenekler gerektiriyor. Solda, HÜRKUŞ, yer titreşim testlerinde; sağda ise azami yük uygulama testinde görülüyor. Türkiye’nin özgün olarak geliştirdiği hava araçları çeşitlendikçe, ihtiyaç duyulacak yeni test altyapılarında, TRTEST de katkı sağlayacak.

 

SSB ile çok yakın diyalog halindeyiz. Özellikle SSB projelerinde, proje kapsamında kurulacak olan her türlü test altyapısının işletme hakkını, TRTEST üstlenecek.

100 Günlük İcraat Programı’nda bahsedilen kara araçları test merkezi konusunda ise SSB ve TSE, bir fizibilite çalışmayı yapıyor. Sivil kara araçları ile askeri kara araçları test ihtiyaçlarında, %60’a yakın bir benzerlik var. Müşterek bir çalışma olabilir mi ve yatırımlarda mükerrerlik engellenebilir mi diye ortak bir çalışma yapılıyor. Fizibilite çalışmasının, Kasım ayı içinde ortaya çıkması hedefleniyor.

Üstleneceğimiz bir diğer görev, kamu için bilirkişilik olacak. Kamuda test üzerine yatırım yapılmasına ilişkin tüm destek ve yatırım faaliyetleri için bilirkişilik yapmayı; ilgili test altyapısına ihtiyaç olup olmadığı, doğru yatırımın nasıl yapılabileceği konularında katkı vermeyi hedefliyoruz.

 

Herkes Kazanacak

MSI Dergisi: Mevcut altyapıların işletmesini, bazı özel durumlar dışında, bu aşamada devralmayacağınızı belirttiniz. Bunlarla ilgili çalışmalarınız neler olacak, biraz daha ayrıntı verebilir misiniz?

Bilal AKTAŞ: Mevcut altyapıları iki gruba ayırabiliriz: Birincisi, kamu kurumlarında kurulu olan ya da özel sektörün, kamu desteği ile kurduğu ve mülkiyeti kamuya ait test altyapıları. İkincisi ise mülkiyeti özel sektöre ait altyapılar. Bu ikinci gruptakilerle ilgili faaliyetler, hassas bir konu, dolayısı ile kendimizi çok net anlatmak isteriz. TRTEST, mevcut herhangi bir test işletmecisi için alternatif veya bir rakip olmayacak.

DEICO gibi test ekipmanları üreten firmalar da TRTEST’in faaliyetlerinden yararlanacaklar. TRTEST, test ekipmanlarının yerlileştirilmesi konusunda çalışmalar yapacak. Bu alanda faaliyet gösteren firmaların önünü açacak.

Özel sektördeki, mevcut altyapılardan bazılarını TRTEST Çözüm Ortağı olarak kullanmayı planlıyoruz. Özelde olsa test alanında yapılmış yatırımları ülkemizin bir değeri olarak görüyoruz. Bu sebeple rekabeti muhafaza edecek şekilde özel sektördeki yatırımların mükerrerliğinin takip edilmesi, önemli bir konu.

Dolayısı ile aslında her iki gruptaki altyapılar için de nasıl ilerleyeceğimiz çok açık: İş birliği protokolleri yapacağız. Burada, konuya geniş bir perspektiften yaklaşıyoruz. Test altyapılarına, sadece cihazlar ve binalar olarak bakmıyoruz. Bunları kullanan personel de kritik önemde. Örneğin, bazı üniversitelerde görüyoruz; bir test cihazı alınmış. Ancak onu kullanacak teknisyen yok. İş birliği protokollerinde, farklı iş modellerine açık olacağız, bunları geliştireceğiz. Önemli olan; yeni yatırımlarda mükerrerliğin engellenmesi ve atıl kapasite olduğu konusunda hemfikir olduğumuz altyapıların, bilinir kılınarak sektörlerin kullanımına açılması.

 

MSI Dergisi: TRTEST’in, hâlihazırda çeşitli konularda test hizmetleri veren firmalarla ilişkileri nasıl olacak? Bu firmalara bir mesajınız var mı?

Bilal AKTAŞ: Özel sektörün, kendi dinamikleri var ve biz de bu dinamiklere, sonuna kadar saygılıyız. Özel sektöre ait altyapıları da Türkiye’nin bir birikimi olarak görüyoruz ve bunları, hiçbir zorlama olmadan, firmalarla mutabık kalarak veri tabanımıza eklemek ve genel kullanıma açmak istiyoruz.

TRTEST, test süreçlerinde ihtiyaç duyulacak insan kaynağı konusuna da el atacak. Fotoğrafta, TUSAŞ test pilotları Murat Özpala ve Murat Keleş, HÜRKUŞ’un önünde görülüyor.

 

TRTEST’i, özel sektörde test hizmeti veren firmalar için bir fırsat olarak görmek lazım. Onlar, özellikle TÜRKAK onaylı firmalar, bizim iş ve çözüm ortaklarımız olacak. Yeteneklerini, kuracağımız portal üzerinden hizmete sunabilecekler. Hatta bu portalin ortaya çıkmasını beklemeden de bizimle temasa geçebilirler ve iş modelleri üzerinde konuşabiliriz.

Bu firmaları da EYDEP benzeri bir yapı ile değerlendirmek istiyoruz. Onların kabiliyetlerini, bir sistematik çerçevesinde değerlendireceğiz ve iş birliğimizi, bu kabiliyetler üzerine kuracağız. Belki, gelecekte, kabiliyetlerinin artması için maddi katkı da sağlayacağız. Söylediğim gibi, bizim çözüm ortaklarımız olacaklar, buna yönelik işbirliği protokolleri üzerine çalışıyoruz.

Hatta bunların ötesinde, biliyorsunuz test ekipmanları noktasında da büyük ölçüde dışa bağımlılık söz konusu. Test ekipmanları üreten firmalar için de TRTEST önemli fırsatlar yaratacak. Büyüyen bir pazar olan test ekipmanlarının yerlileştirilmesi konusunda da sektöre mihmandarlık yapacağız.

MSI Dergisi: TRTEST’in faaliyet alanlarının, Türkiye’deki toplam pazar büyüklüğü nedir?

Bilal AKTAŞ: Tüm sektörleri dahil ettiğimizde, çok büyük bir pazar var. Muhtelif rakamlardan bahsediliyor. Test, sertifikasyon ve belgelendirme sürecini birlikte değerlendirdiğimizde milyar dolar mertebesinde telaffuz edilen bir pazar var. Biz, pazarı, hayallerimizle sınırlı olarak görüyoruz. Yapabileceğimiz birçok şey var ve bunları, belli bir plan çerçevesinde gerçekleştirmeye kararlıyız.

 

MSI Dergisi: Sektör, TRTEST’in faaliyete geçmesinin yarattığı farkı ve katma değeri, hangi noktalarda, nasıl hissedecek?

Bilal AKTAŞ: Göreve atanmamı takip eden ilk ay içerisinde yurtiçi ve yurtdışı firmaların TRTEST ile işbirliği istekliliği oldu ve potansiyel işbirliktelikleri üzerine görüşmelere başladık. Test sektörünün TRTEST gibi bir yapıya ihtiyaç duyduğunu görmek açısından güzel bir tablo var.

Sektör şunları diyebildiğinde, kendimizi, misyonumuzun birinci aşamasını tamamlamış sayabiliriz: “Türkiye’de herhangi bir yerde bir test altyapısı var ve ben buna erişebiliyorum; bunu kullanabiliyorum, test ihtiyacım olduğunda TRTEST çözüm ortağım oluyor”

Bazı firmalarımız, ya mevcut altyapılarda testlerini yapabileceği boş bir zaman bulamıyor ya da bu testlerin maliyeti çok yüksek geliyor. TRTEST’in vereceği hizmetler, bu sorunları ortadan kaldıracak.

Firmalarımız, test için yurt dışına gitmeleri gerektiğinde, bazen nereye gideceklerini bilmiyorlar. Biz, onlara mihmandarlık yapacağız. Yurt dışından karşılanan test ihtiyaçlarını takip edip, yatırım planlarının güncellenmesini sağlayacağız. Bu testlerle ilgili bilgi birikimi oluşturulmasını sağlayacağız. Böylece sanayicimiz, ihtiyaç duyduğu test altyapısına, zamanında ve makul maliyetlerle erişebilecek.

Testler için yurt dışına gidilmesinin, savunma ve havacılık sektörü özelinde bir de gizlilik boyutu var. Ürününüzü, bu test merkezine açmış oluyorsunuz. Sizin yeteneklerinizi test ediyorlar ve belgeliyorlar. Hatta bazı test merkezlerinde, numuneyi size iade etmiyorlar. Test ihtiyaçlarımızı yurt içinden karşılamamız, bu sakıncaları da ortadan kaldıracak. TRTEST, sektörün gizliliğinin korunması konusunu da misyon edinmiş durumda.

TRTEST, Konya, Karapınar’da kurulu Atış, Test ve Değerlendirme Merkezi’nin işletmesini üstlenmeyi hedefliyor.

 

MSI Dergisi: TRTEST, yurt dışına da hizmet verecek mi?

Bilal AKTAŞ: Evet, bu da planlarımız arasında. Test konusunda:

  • Test cihazlarının ihracatı,
  • Yurt dışında, anahtar teslim modeli dahil test merkezleri kurulması ve
  • Türkiye’deki test altyapılarının kullanımı

konularında iş birlikleri yapmayı planlıyoruz. Türkiye’nin savunma ve havacılık sanayisini gelişirken yaşadığı tecrübeler var. Bunların hepsini, yurt dışına vereceğimiz hizmetlerde kullanacağız. Türk firmalarının teknoloji transferi kabiliyetlerini; gittikleri ülkelerde kurdukları şirketlerle yerel oyuncular haline gelme stratejilerini, biz de uygulayacağız. Böylece, hizmetlerimizle uluslararası arenada fark yaratacağız.

Sıra Teste Geldi

MSI Dergisi: Uzun yıllardır, SSB Sanayileşme Daire Başkanı olarak, Türk savunma ve havacılık sanayisi ile en yakın çalışan kişilerden birisiniz. Siz, sektörü çok yakından tanıyorsunuz, sektör de sizi. TRTEST Genel Müdürü olarak sizin atanmanızı, sektör nasıl okumalı? Bu, test konusuna verilen önemi yansıtıyor diyebilir miyiz?

Bilal AKTAŞ: Sanayinin kabiliyetlerini iyi bilenlerden biriyim ve sanayiye çok güveniyorum. Sanayimizin yapamayacağı bir ürün yok. Yeter ki doğru yönlendirilsin. SSB, yerlileşmeye büyük önem veriyor ve ben de Sanayileşme Daire Başkanlığım süresince, bu doğrultuda çalışmalar yürüttüm. Son dönemde de önümüzdeki bir-iki yıl içerisinde, nelerin yerlileşmesi gerektiğine ilişkin kapsamlı bir çalışma yaptık. Şu anda SSB’de, bu konuda listeler var. Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekâtları ile birlikte, nelerin yerlileştirilmesine ihtiyaç olduğu da belirlendi.

Bu noktada, hem savunma ve havacılık sanayisinin gelişimine hem de firmaların gelişimine baktığımızda, üretim noktasında belirli bir yere geldiğimizi görüyoruz. Ben de bu noktaya gelmemizle ilgili, benim payıma düşen misyonu tamamlamaya çok yaklaştığımı hissediyordum. Şimdi, sektörün özgün çözümlerinin test zamanı. Bu ürünleri, uluslararası standartta test edip hem ulusal hem de uluslararası kullanıcıların hizmetine sunmamız gerekiyor. Bunu da kaynaklarımızı verimli kullanarak ve geliştirerek başaracağız.

Bana bu görevi emanet eden büyüklerimiz de test konusunda yapılması gerekenlerin farkındalar. Yönetim kurulu üyelerimizin hepsi de çok deneyimli ve kendi alanlarında yetkin kişiler. TRTEST’in genel müdürlüğü görevine, sektörü çok iyi tanıyan birisin getirilmesini, sektör böyle okumalı.

TUSAŞ’ın Kompakt Anten Test Odası, uyduların ilgili testlerinin gerçekleştirilmesine olanak sağlıyor. TRTEST, görev verilmesi durumunda, bu tür altyapılara erişimi daha kolay hale getirecek.

 

MSI Dergisi: TRTEST’in kadrosu nasıl oluşacak?

Bilal AKTAŞ: İlk hedefimiz, portalimizi oluşturmak ve bu doğrultuda, bir yazılım geliştirme ekibi kuracağız. Bunun ötesindeki istihdam, gelişmelerle şekillenecek. İşletmesini devralacağımız, kurulumuna önderlik edeceğimiz test altyapıları ve firmalarla yapacağımız görüşmeler doğrultusunda büyüyeceğiz. Özel sektör firması olduğumuz için, büyümeyi, hızlı bir şekilde gerçekleştirebileceğimizi değerlendiriyorum. 2019 sonuna kadar, 30 civarında personele ve 10’un üzerinde çözüm ortaklığına yönelik işbirlikteliklerine ulaşabileceğimize inanıyorum.

Test altyapısı envanteri kapsamında, aynı zamanda bu altyapıyı kullanabilen kişilerin de veri tabanını oluşturacağız. EYDEP’teki değerlendirici mekanizmasına benzer bir şekilde, test cihazlarını kullanabilme ehliyetine sahip kişilerle test altyapılarını eşleştireceğiz. Sertifikalı testçilerimiz olacak. Bunun nasıl yararları olacak? Örneğin, üniversitedeki bir altyapı için, yedek personel istihdam etmiş olacağız. Üniversitedeki personel ayrılırsa ya da üniversite, bu personeli çalıştıracak kaynağı bulamazsa devreye girebileceğiz. Ya da bir firmanın, sektördeki rakibinde kurulu bir test altyapısını kullanması gerektiğinde, testi yapacak personeli biz sağlayabileceğiz. Böylece, test, rakibinin personeli tarafından yapılmamış olacak.

 

MSI Dergisi: Eklemek istediğiniz başka bir konu var mı?

Bilal AKTAŞ: Savunma ve havacılık sanayisinde asıl test alanı, muharebe alanıdır. Oraya çıktığınızda, daha önceki testlerinizi düzgün yapamamışsanız, doğru raporlayamamışsanız ya da eksiklikleriniz varsa testten geçemezsiniz. Bu noksanlıklar nedeniyle bir ferdimizin şehit olması, hepimizin yüreğini sızlatır.

Teknolojimizi öyle güncel tutmalıyız ki; düşman duymadan önce duymalı, görmeden önce görmeli, vurmadan önce vurmalıyız. TSK da bunları sağlamak için, test konusunda çok hassas. Test edilmemiş ve kendisinin test etmediği hiçbir şeyi alıp sahada kullanmıyor. Bu yüzden de Türk ürünleri dünya pazarına çıktığında, sorulan ilk soru, ürünü, TSK’nın kullanıp kullanmadığı. TSK’ya, test edilmiş, güvenilir ürünler verdiğimizde, bunların mutlaka dünyada da pazarı olacaktır. Türk sanayisinin üretip TSK’nın memnuniyetle kullandığı her ürün, şu anda dünya genelinde pazar bulmuş durumda. Biz de çalışmalarımızı, bu gerçeklerin farkında olarak yürüteceğiz.

 

TRTEST Genel Müdürü Bilal Aktaş’a, zaman ayırıp sorularımızı cevaplandırdığı ve verdiği bilgiler için, okuyucularımız adına teşekkür ediyoruz.

 

Bir Bakışta TRTEST

Türkiye Cumhuriyeti kanunlarına göre ticari bir şirket olarak kurulan TRTEST’in hissedarları arasında; SSB (%15), TSE (%15), TÜBİTAK (%8), TSKGV (%27) ve STM (%35) yer alıyor.

TRTEST’in temel görevleri, şöyle sırlanıyor:

  • Test, muayene, analiz, gösterim, gözetim, sertifikasyon, kalibrasyon, kalifikasyon gibi uygunluk değerlendirme altyapıları kurmak, işletmek, idame ve eğitim hizmeti vermek ve
  • Kullanımdaki ürün ve yarı mamullerin tekrar uygunluk değerlendirilmesini sağlayarak, test ve değerlendirme altyapı ve kabiliyetlerinin envanterini tutmak; ihtiyaç sahipleri ile kabiliyetleri bir araya getirerek koordinasyon ve aracılık hizmeti sağlamak.

Şirketin yönetim kurulu ise şu isimlerden oluşuyor:

  • Prof. Dr. Adem Şahin – Yönetim Kurulu Başkanı
  • Ali Serhat Başaranoğlu – Yönetim Kurulu Başkan Vekili
  • Alpaslan Erdoğan – Yönetim Kurulu Üyesi
  • Dr. Halil İbrahim Çetin – Yönetim Kurulu Üyesi
  • Murat İkinci – Yönetim Kurulu Üyesi
  • Yakup Ertaş- Yönetim Kurulu Üyesi
  • Dr. Mustafa Çetintaş -Yönetim Kurulu Üyesi

1,864 toplam görüntüleme, 6 bugünkü görüntüleme