Söyleşi: TSSK Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep ÖKTEM – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

Söyleşi: TSSK Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep ÖKTEM

4 Şubat 2019

“TSSK, mühendislik ve tasarım kabiliyetleri ile öncü rol oynuyor.”

 

MSI Dergisi’nin 171’inci sayısında yayımlanan söyleşi, derginin İnternet sitesinde paylaşılmıştır:

 

Teknokent Savunma Sanayii Kümelenmesi (TSSK), kurulduğu 2013 yılından beri Türk savunma ve havacılık sektörünün önemli aktörleri arasında yer alıyor. Kümenin üyeleri, sektöre verdikleri mühendislik ve tasarım katkısı ile birçok projede başarıyla görev yapıyor. Bu yıl 6’ncısı gerçekleştirilecek Proje Pazarı etkinliği ise ihtiyaç makamlarını, ana yüklenici firmaları ve küme üyelerini bir araya getirerek sektörün gelişimine katkı veriyor. 25 Şubat’ta düzenlenecek 6’ncı Proje Pazarı öncesinde, TSSK’nın faaliyetlerini ve gelecek planlarını, TSSK Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Öktem’den dinledik.

 

MSI Dergisi: TSSK’nın sektördeki konumu nedir?

Zeynep ÖKTEM: TSSK’yı, yerlileştirme konusunun çok gündemde olduğu günümüzde, savunma, havacılık ve güvenlik alanlarında, mühendislik ve tasarım kabiliyetlerine sahip yetkin firmaları bünyesinde barındıran bir kümelenme olarak konumlandırıyoruz. Küme firmalarımızın insan gücüne baktığımızda da neredeyse %100’ünün, alan uzmanlığına sahip yetişmiş beyaz yakalı çalışanlar olduğunu görüyoruz. Bu özelliği sayesinde TSSK, üye firmaları ile diğer tüm kümelenmelerin, “mühendislik ve tasarım” konusunda kesişme noktası haline geliyor. Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: TSSK, şu anda sektör gündeminde en üstte yer alan; “yerlileştirme”, “ileri teknoloji”, “özgün tasarım” ve “ihracat” gibi kavramları hayata geçirecek dinamikleri bünyesinde barındıran bir kümelenme olarak öne çıkıyor.

 

MSI Dergisi: TSSK’nın bu konuma nasıl ulaştığının hikâyesini sizden dinleyebilir miyiz?

Zeynep ÖKTEM: TSSK, 13 Mayıs 2010 tarihinde, savunma ve havacılık sanayisinde, ana yüklenicilerin yürüttüğü veya ileride yürütebilecekleri projelerde görev almak isteyen ODTÜ Teknokent şirketlerinin, kendilerini ana yüklenicilere tanıtabilecekleri bir platform olarak hayata geçti. 3 Ocak 2013’te ise bu platform, kümeleşerek ODTÜ Teknokent’in dışına açıldı. Üyelik kriteri de “Türkiye’de kurulu herhangi bir teknokentte yerleşik şirket olma” veya “bakanlık onaylı Ar-Ge merkezi olma” şeklinde genişletildi.

TSSK üyelerinin çoğunluğunu oluşturan alt yüklenici veya alt yüklenici adayı konumundaki firmaların ortak özelliği, dikey uzmanlıklara sahip KOBİ’ler olmaları. Birçoğu, sıfırdan kuruldu ve çalışmalarına, rafta hazır bir çözümleri olmadan başladılar. Firmalarımız, Ar-Ge ve inovasyon temelli faaliyetlerde sektör ihtiyaçlarını tamamlayıcı kabiliyetleri ile katma değer sağlıyorlar. Uzmanlık konularına baktığımızda; platformlara elektronik, mekanik ve yazılım ürünleri geliştiren; ürün doğrulaması için test ve analiz hizmeti sunan; radar, komuta kontrol, veri linkleri, yapay zekâ, lazer teknolojileri, görüntü işleme, sensör, KBRN teknolojileri konularında Ar-Ge ve inovasyon temelli çalışmalar yürüten üyelerimiz var. Tüm bunlar, TSSK’nın, sektöre oldukça geniş bir yelpazede çözüm üretebilmesini sağlıyor.

TSSK, sektörde oluşan ilk kümelenmelerden birisi olarak da öncü bir rol oynadı. İş birliğini arttırmak amacı ile düzenlenen ve başarılı sonuçlar alınan “Proje Pazarı” etkinliğimiz, sektörde şu anda çokça rastladığımız etkinliklerin ilk örnekleri arasında yer alıyor. Bu öncü görev bilinciyle yeni Yönetim Kurulumuz, TSSK’yı diğer kümelerden daha da farklılaştıracak yenilikçi organizasyonları hayata geçirmek için çalışmalarına devam ediyor.

İnsansız hava aracı teknolojileri üzerinde çalışan TSSK firmaları, ANKA’da da görev alıyor.

 

MSI Dergisi: TSSK gibi bir yapının kurulmasına neden ihtiyaç duyuldu?

Zeynep ÖKTEM: Mühendislik ve tasarım denildiğinde, teknokentlerdeki şirketler; nitelikli ve konusunda uzmanlaşmış insan güçleri ve üniversitelerdeki akademisyenlere ve altyapıya kolay ulaşabiliyor olmalarıyla öne çıkıyor. İhtiyaç tarafından baktığımız zaman ise savunma, havacılık ve güvenlik sektörlerinde; teknoloji geliştirmek, özgün alt sistemlere sahip olmak, yurt içi imkânları azami ölçüde kullanmak gibi gereksinimler gündeme geliyor. Nitekim Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB) tarafından hazırlanan ve vizyonu “Sürdürülebilir Savunma Sanayi İçin Teknoloji ve Alt Sistem Sahipliği” olarak belirlenen 2018-2022 Dönemi Sektörel Strateji Dokümanı’nda, ihtiyaçların yurt içi imkânların azami kullanımı ile karşılanmasına yönelik yeteneklerin geliştirilmesi, özellikle vurgulanıyor. Dışa bağımlılığı asgari seviyeye indirmeyi amaçlayan milli projeler, Cumhurbaşkanlığı tarafından açıklanan Birinci “100 Günlük Eylem Planı”nda da önemli yer tutuyor. Bu planda yer alan 400 projenin 48’i, yerlileştirmenin önemli rol oynayacağı savunma ve havacılık sanayi yatırımlarını konu alıyor.

 

Başarının İspatı Projeler

MSI Dergisi: TSSK ile ilgili; üye sayısı, çalışan sayısı, toplam ciro, ihracat gibi konularda güncel rakamsal bilgileri paylaşabilir misiniz?

Zeynep ÖKTEM: Bugün TSSK üyesi 137 firmamızda, 2.140 civarında Ar-Ge personeli görev yapıyor. Üyelerimizin, TSSK’nın faaliyet alanlarında yürüttüğü proje sayısı da 365 civarında. 2017 sonu itibarıyla üyelerimiz, savunma, havacılık ve güvenlik projelerinde, toplam 1,4 milyar liralık ciro elde etti. Yine 2017 yılı sonu itibariyle kümelenme üyesi firmalar, 40’tan fazla ülkeye ihracat yapıyor; ihracat rakamı da 135 milyon doları aşmış durumda.

 

MSI Dergisi: TSSK’ya hangi firmalar, nasıl bir süreç sonunda üye olabiliyor?

Zeynep ÖKTEM: Üyelik konusunda iki tane kriterimiz var: Birincisi, başvuran firma, bir teknokent şirketi olacak ya da bir Ar-Ge merkezi olacak. İkincisi ise savunma, havacılık, uzay, anayurt güvenliği ya da siber güvenlik alanında faaliyet göstermesi.

Üyelik sürecimiz de gayet kolay. Bize başvuru yapıyorlar. Bir inceleme yapıyoruz ve üyelik kriterlerimizi karşılayıp karşılamadıklarına bakıyoruz. Gizlilik gereksinimleri çerçevesinde, yürüttükleri ve planladıkları projeler hakkında bilgi alıyoruz. Mümkün olursa yerinde ziyaret gerçekleştiriyoruz. Kriterlerimiz karşılanıyorsa üyelik sürecini tamamlıyoruz.

 

MSI Dergisi: Üyelerinizin görev aldığı projelerden öne çıkanlarla ilgili ana hatlarıyla bilgi verebilir misiniz?

Zeynep ÖKTEM: Üye firmalarımız, pek çok önemli projede aktif görev aldı ve almaya devam ediyor. Örneğin; Türkiye’nin ilk yerli orta irtifa insansız hava aracı ANKA’da, ilk yerli taarruz ve taktik keşif helikopteri ATAK’ta, ilk yerli tankı ALTAY’da, ilk yerli harp gemisi MİLGEM’de, ilk yerli yüksek çözünürlüklü yer gözlem uydusu GÖKTÜRK-2’de, HÜRKUŞ özgün eğitim uçağında, GÖKTÜRK-1 gözetleme uydusunda ve HİSAR hava savunma projelerinde, TSSK üyesi firmalar tarafından geliştirilen yazılım, donanım ve sistemler kullanılıyor.

TSSK üyelerinin denizcilik alanında katkı verdiği projelerin başında, MİLGEM geliyor.

 

TSSK üyelerinin görev aldığı bir diğer proje de GÖKTÜRK-1.

Büyük ölçekli projelerde görev almanın yanı sıra küme üyelerimizin bir kısmı, SSB tarafından desteklenen “Teknoloji Kazanım Yükümlülüğü” projelerini yürütüyor. Bu projeler, yapıları itibarıyla yürütülen tedarik projelerinin ihtiyaç duyduğu teknoloji tabanını oluşturmaya yönelik temel ve uygulamalı araştırmaları içeriyor. Dolayısı ile bunlar, tam da TSSK üyesi firmalarımızın mühendislik kabiliyetlerini ortaya koyabilecekleri nitelikte projeler. Bu projeler aynı zamanda, sektörde ilk projelerini yürüten üyelerimizin, sektörün gerektirdiği dokümantasyon ve kalite gerekliliklerine uygun çalışmalar yapmalarına da fırsat veriyor.

Son dönemde SSB tarafından gerçekleştirilen Savunma Sanayii Ar-Ge Geniş Alan Proje Çağrıları (SAGA) kapsamında, üyelerimiz arasında teklif verenler de bulunuyor.

Bu örneklerin daha da çok artması için, TSSK olarak SSB ile daha yakın bir çalışma içinde olmayı ve üyelerimizin kabiliyetlerini, daha etkin ve doğrudan tanıtmayı hedefliyoruz. Bu konu ile ilgili olarak SSB içindeki ilgili daire başkanlıklarını ziyaret ediyoruz onlarla görüşmeler gerçekleştiriyoruz. Bu ziyaretlerimiz, önümüzdeki dönemde de devam edecek.

Türkiye’de özgün uydu teknolojilerinin geliştirilmesinde kritik bir kilometre taşı olan GÖKTÜRK-2 projesinde, TSSK üyesi firmalar da görev aldı.

 

MSI Dergisi: TSSK, üniversite-sanayi iş birliğinde nasıl bir rol oynuyor?

Zeynep ÖKTEM: TSSK’nın, ODTÜ Teknokent’te doğmasının da etkisi ile ODTÜ ile yakın bir ilişkisi bulunuyor. Hatta bildiğimiz kadarı ile TSSK, halen bir teknokent bünyesinde kurulmuş olan ilk kümelenme. Bu kapsamda, ODTÜ’de bulunan laboratuvar ve cihaz altyapısına ve araştırma merkezlerine, diğer kümelenmelerden daha kolay erişim sağlayabiliyoruz. Ayrıca, projelerde ihtiyaç duyulan akademik bilgiye yönelik iş birliğini de kolaylıkla oluşturabiliyoruz. Küme üyelerimiz arasında, akademisyenlerin kurduğu 28 adet firma da yer alıyor.

Üyelerimizin üniversite ile iş birlikleri, sadece ODTÜ ile sınırlı değil. Firmalarımız, özellikle 4691 sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Kanunu’nun mevzuat anlamında sağladığı imkânla Türkiye’deki tüm üniversiteler ile doğrudan çalışabiliyor.

Bir diğer üniversite-sanayi iş birliğini tetikleyici mekanizma ise Savunma Sanayii için Araştırmacı Yetiştirme Programı (SAYP). Üyemiz olan firmalardaki lisansüstü öğrenciler, SAYP kapsamında, hem proje üzerinde çalışırken hem de eğitimlerine devam edebiliyorlar.

ALTAY tankında, TSSK üyelerinin de katkısı bulunuyor.

 

Türkiye’nin Tamamlayıcı Kümelenmesi

MSI Dergisi: Son yıllarda, sektörün tabana yayılması çalışmalarının da etkisi ile savunma ve havacılık kümelenmelerinin sayısı arttı. Bu ortamda TSSK, diğer kümelenmelerden hangi noktalarda farklılaşıyor?

Zeynep ÖKTEM: TSSK’nın ayrıştığı en önemli nokta, üyelerinin nitelikleri. TSSK’nın üyelerinin tamamı, mühendislik ve üretim alanlarında çalışıyor ve yine tamamı, Ar-Ge ve inovasyon faaliyetleri yürütüyor. TSSK, hem ihtiyaç makamları hem ana yükleniciler hem de diğer kümelenmeler için çok önemli bir mühendislik ve tasarım gücü potansiyelini bünyesinde barındırıyor. Bu bakış açısı ile TSSK, Türkiye’nin, mühendislik ve tasarım konusunda tamamlayıcı kümelenmesi rolünü oynuyor.

TSSK’nın bu niteliği, özellikle teknokentlerdeki yeni kurulmuş firmalar için doğru adres olmasını da sağlıyor. Bu firmaları çok iyi anlıyoruz; çünkü üye firmalarımızın büyük çoğunluğu da onların geçtiği yollardan daha önce geçti.

TSSK üyelerinin sektöre olan önemli katkıları arasında şunu da belirtmek gerekir: TSSK üyelerinin, sektördeki ana oyuncuların ürettiği platformlar ve ana sistemlere verdikleri ürünler, ana sistemlerin, hem iç piyasada hem de ihraç pazarında ITAR kısıtlarına takılmamasına kritik katkılar sağlıyor. Üyelerimiz böylece,  ihracat pazarındaki ana sistemlerin rekabetçiliğine de önemli katkılarda bulunuyor.

Diğer kümelenmelerden ayrıştığımız en önemli noktalardan biri de TSSK firmalarının insan kaynağı profili. Firmalarımızda, çoğunluğu yüksek lisans ve doktora derecesine sahip, konusunda iyi yetişmiş Ar-Ge personeli görev yapıyor.

Üye profilimize baktığımızda, gözlemlediğimiz bir diğer önemli unsur, firmalarımızın; savunma, havacılık ve güvenlik sektörü ile siber güvenlik projelerinde görev almalarının ve bu sektörlere ürün geliştirmelerinin yanı sıra sahip oldukları ileri mühendislik ve tasarım kabiliyetlerini, sivil sektöre de kolaylıkla uygulamaları. Bu kabiliyet, TSSK’nın güncel teknolojiyi takip edebilmesine ve sağlık, çevre ve telekomünikasyon gibi hayatımıza dokunan pek çok sektöre çözüm odaklı ürün sunabilmesine olanak sağlıyor.

TSSK, Türkiye’de, kümelenme konusunda öncü bir rol de oynuyor. Proje Pazarı etkinliğimizin de diğer kümelenmelerin benzeri etkinlikleri için, başarılı bir rol modeli olduğunu değerlendiriyoruz.

 

MSI Dergisi: TSSK, üyelerine ne gibi avantajlar sağlıyor?

Zeynep ÖKTEM: TSSK, hem kümelenmenin doğası itibarıyla “birlikten güç doğar” prensibi ile yapması gerekenleri yapıyor hem de bunların ötesine geçen, üyelerine önemli avantajlar sağlayan faaliyetlerde bulunuyor.

TSSK olarak öncelikli hedefimiz, hem üyelerimizin birbirleri ile hem de sektördeki ihtiyaç makamları ve ana yükleniciler ile iş birliklerini geliştiren bir ortam sağlamak ve organizasyonları gerçekleştirmek. Bildiğiniz gibi, bu amaçla ihtiyaç makamlarının ve ana yüklenicilerin, projelerdeki tasarım ve mühendislik ihtiyaçlarını yerli olarak karşılayabilecekleri, küme üyemiz olan firmalarımızı tanımaları için arayüz görevini üstleniyoruz ve Proje Pazarı etkinliğimizi her yıl düzenliyoruz. Bu konudaki en güncel örnek olarak, yakın zamanda, Jandarma Genel Komutanlığı ile gerçekleştirdiğimiz çalışmadan bahsedebilirim. Bu kurumun yerlileştirmek istediği satın alım kalemlerini, yine bir arayüz görevi görerek TSSK olarak üyelerimizle paylaştık ve üyelerimizin, ihtiyaç sahipleri ile bir dizi yüz yüze görüşme yapmalarını sağlayan bir organizasyon tertip ettik. Bu organizasyonun somut sonuçlarını takip ediyoruz.

Dış ilişkiler cephesinde de girişimlerimiz devam ediyor. Önceki yönetim kurullarımızın başlattığı çalışmalar sonucunda, European Secretariat Cluster Analysis (ESCA / Avrupa Sekreterliği Kümelenme Analizi) tarafından yapılan değerlendirmeler sonucu, Bronz Etiket (Bronze Label) almıştık. Şimdi de European Strategic Cluster Partnerships (ESCP / Avrupa Stratejik Küme Ortaklığı) programına başvuruda bulunarak Avrupa’daki bir küme ile stratejik ortaklık kurmayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda, TSSK’nın yurt dışında bilinirliğini arttırmak ve etkin yurt dışı ortaklıklar kurmak üzere, European Aerospace Cluster Partnership (EACP / Avrupa Havacılık ve Uzay Küme Ortaklığı) üyeliği için girişimlerimize başlıyoruz.

TSSK olarak, üyelerimizin mevzuatla ilgili yaşadığı sorunlarını dile getirmek ve bunlara çözüm bulmak için çeşitli etkinliklere de katılıyoruz. Bunun en yakın örneği, 30 Ekim’de, MKEK Kırıkkale Silah Fabrikası’nda, Milli Savunma Bakanımız Hulusi Akar’ın katılımı ile gerçekleşen, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Savunma Sanayi Meclisi’nin 38’inci Toplantısı oldu. Bu toplantıda yapılan özel oturumda, Sayın Bakanımıza, TSSK Yönetim Kurulu Başkanı olarak, kümemizi tanıtan bir sunum yaptım. Özellikle savunma ve havacılık sanayisi projelerinde rastlanan fikri haklar ile ilgili problemleri, ilk elden anlatma imkânı bulduk. Bu konunun ilgi çekmesi üzerine, TOBB’da konu özelinde tekrar görüştük ve fikir alışverişinde bulunduk.

SSB’nin sanayi ile etkin iletişim kurmak için, Ekim 2018’den itibaren başlattığı Savunma Sanayi Eko Sistem Koordinasyon Platformu (SASEP)’na, TSSK olarak katılım sağlıyoruz. Söz konusu platformda, sektör sorunları dile getiriliyor, işlem maddeleri alınıyor ve sektörün genelini ilgilendiren konularda iletişim kanalları açılıyor. Bir üst kurul ve bir yürütme kurulundan oluşan SASEP’in üst kurulunda; Milli Savunma Bakanlığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, SSB, SASAD, ASFAT, MKEK ve vakıf şirketleri ile birlikte, küme temsilcileri arasında ben de yer alıyorum. Yürütme Kurulu’nda da Yönetim Kurulu Başkan Yardımcımız Fatih Ünal görev yapıyor.

SSB tarafında başlatılan Endüstriyel Yetkinlik Değerlendirme ve Destekleme Programı (EYDEP)’nın TSSK üyelerine tanıtımı için, 6 Aralık 2018’de bir etkinlik düzenledik. Bu konuyu takip ediyoruz. Talep eden üyelerimizi, TSSK vasıtası ile EYDEP’ten faydalandıracağız.

Üye firmalarımız için güncel mevzuat, fikri haklar, kamu destekleri gibi ihtiyaç duydukları konularda eğitimler de düzenliyoruz.

 

TSSK, Sektör ile Yakın Temas Halinde

MSI Dergisi: Üyelerinizin genel olarak Türkiye’deki dağılımı hakkında bilgi verir misiniz?

Zeynep ÖKTEM: Tüzüğümüz uyarınca, Türkiye’nin her yerindeki teknokent firmaları ve 5746 sayılı kanuna göre faaliyet gösteren Ar-Ge merkezleri üyemiz olabiliyorlar. Kümemiz, ODTÜ Teknokent’te doğduğu için, üyelerimiz ağırlıklı olarak burada olsa da ODTÜ Teknokent dışından da 35 üyemiz var. Kümemizi daha fazla tanıttıkça, teknokent dışı üye sayımızın artacağına inanıyoruz.

Üyelerimizin çoğunluğunu, Ankara merkezli firmalar oluşturuyor. Bunda, savunma, havacılık ve güvenlik sektörünün kalbinin Ankara olmasının büyük payı olduğunu düşünüyorum. Ankara firmalarının yanı sıra İstanbul, İzmir ve Kocaeli’nden de üyelerimiz var.

 

HİSAR hava savunma sistemi projeleri, TSSK üyelerinin, mühendislik ve tasarım kabiliyetleri ile katkı verdiği projeler arasında yer alıyor.

 

MSI Dergisi: SSB ile ilişkileriniz hakkında neler söylemek istersiniz?

Zeynep ÖKTEM: SSB ile kuruluşumuzun en başından itibaren olumlu ve gelişerek devam eden bir ilişkimiz var. Proje Pazarı etkinliklerimizin hepsini, SSB’nin desteğinde gerçekleştirdik. SSB, gerçekleştirdiği tüm etkinliklere bizi de davet ediyor.

TSSK’nın sektöre verdiği katma değer, SSB’nin yol haritaları ile tamamen örtüşüyor. İlerleyen dönemde de SSB ile yakın çalışmamızın süreceğine inanıyoruz.

HÜRKUŞ’un tasarımına ve üretimine katkı veren firmalar arasında, TSSK üyeleri de bulunuyor.

 

MSI Dergisi: Savunma ve Havacılık Sanayi İhracatçıları Birliği (SSI) ile ilişkileriniz nasıl?

Zeynep ÖKTEM: SSI, sektörümüz için çok önemli bir kurum. TSSK olarak ihracat konusuna çok önem veriyoruz ve bu alandaki faaliyetlerimiz kapsamında, SSI ile yakın ilişki içinde olmak istiyoruz. Üyelerimizin ihracatının artışına paralel olarak, bir sonraki Proje Pazarı etkinliğimizin destekçileri arasında olmaları için SSI’yı da davet ettik.

 

MSI Dergisi: TSSK’nın, ihtiyaç makamlarından ve ana yüklenicilerden beklentileri neler?

Zeynep ÖKTEM: TSSK’yı, her platformda arayüz olarak görmelerini istiyoruz. Örneğin, bir ihtiyaçları varsa doğrudan TSSK’ya gelsinler; biz de bu konuyu üyelerimizle paylaşalım. Zaten kümelenmelerin asli rollerinden birinin de bu olduğunu düşünüyoruz.

 

MSI Dergisi: Diğer kümelenmelerle iş birliği yaptığınız konular var mı?

Zeynep ÖKTEM: TSSK olarak diğer kümelerle iş birliği halindeyiz. OSSA, SAHA İstanbul ve HUKD ile imzalanmış olduğumuz iş birliği protokollerimiz var. Yönetim kurulumuzun hedefleri arasında, bu protokolleri, somut proje ve çalışmalarla hayata geçirmek de bulunuyor. Geçtiğimiz aylarda, HUKD ile bu amaçla bir araya geldik. HUKD üyeleri, özellikle ihracat konusunda çok tecrübeliler. Bizim de onlara sunabileceğimiz önemli mühendislik ve tasarım kabiliyetlerimiz var. İki kümenin güçlü yanlarını birleştirip önemli işlere imza atabileceğimizi değerlendiriyoruz.

 

TSSK üyeleri, ATAK helikopteri için de tasarım ve mühendislik kabiliyetleri ile katkı verdiler.

 

Proje Pazarı Fark Yaratıyor

MSI Dergisi: Proje Pazarı etkinliğinin, bu sene 6’ncısını gerçekleştireceksiniz. Ankara, sektör etkinlikleri konusunda, en azından sayısal olarak önemli bir çeşitliliğe sahip. Proje Pazarı, diğer etkinliklerle karşılaştırıldığında, nasıl bir fark yaratıyor?

Zeynep ÖKTEM: Proje Pazarı’nın fark yarattığı önde gelen konulardan biri, sürdürülebilir bir etkinlik olması. 2010 yılından beri etkinliğimize katılım, artarak devam ediyor. Bugüne kadar yapılan proje pazarlarında toplam 200’den fazla firma standı kuruldu, 2000’e yakın birebir görüşme gerçekleşti ve 4000’den fazla katılım sağlandı.

Proje Pazarı; ihtiyaç makamları, ana yükleniciler ve küme üyelerini bir araya getirerek iş birliği ortamı oluşturma vaadini de yerine getiren bir etkinlik. İhtiyaç makamlarının ve ana yüklenicilerin proje ekipleri ya da tedarik yetkilileri, etkinliğimize geliyor. Firmalarımız, randevu isteseler belki çok ileri bir tarihte görüşebilecekleri bu kişilere ulaşarak kendilerini, yeteneklerini ve ürünlerini anlatabiliyor. Bu sayede iş alan, projeler imzalayan firmalarımız var.

Etkinlik sırasında gerçekleştirilen paneller de sektör içinde önemli bir iletişim aracı oluyor. Üye firmalarımız, bu panellerde, ihtiyaç makamlarının ve ana yüklenicilerin uygulamalarını ve gelecek planlarını, birinci ağızlardan dinliyor.

 

MSI Dergisi: Bu yılki Proje Pazarı’nın odaklandığı konular olacak mı?

Zeynep ÖKTEM: Proje Pazarı’nın konseptini bu yıl farklılaştırmaya çalıştık ve iki ana tema belirledik: “yerlileştirme” ve “ihracat”. Bu kapsamda programı oluşturduk ve tanıtım dosyamızı hazırladık. SSB her zaman olduğu bizi destekliyor. Açılışımızı, tensip buyurmaları halinde SSB Başkan Yardımcısı Dr. Celal Sami Tüfekçi ile birlikte yapacağız.

Proje Pazarı’na katılan ve stant açan küme üyelerimiz de bu iki konu özelinde kendilerini tanıtacaklar. Etkinliğe katılım sağlayacak olan ihtiyaç makamlarının ve ana yüklenicilerin, özellikle yerlileştirme ihtiyaçları kapsamında özgün, yerli ve milli çözümler sunabilecek firmalarımızla iş birlikleri başlatabileceklerini; hatta portföylerine daha önce çalışmadıkları firmaları katabileceklerini düşünüyoruz. Proje Pazarı sonrası, bu iş birliklerini, biz de küme yönetimi olarak takip edeceğiz ve arayüz olarak firmalarımızın ihtiyaç duydukları konularda kendilerine yardımcı olacağız.

MSI Dergisi: Bu yılki Proje Pazarı ile ilgili hedefleriniz neler? Katılım hangi düzeyde olacak?

Zeynep ÖKTEM: Bugüne kadar yapılan proje pazarlarında; toplam 200’den fazla firmanın stant açtığını, 2.000’e yakın birebir görüşme gerçekleştiğini ve 4.000’den fazla ziyaretçinin geldiğini görüyoruz. Bu sene yapılacak etkinlikte, hem ihtiyaç makamı kamu kurumlarından hem de ana yüklenicilerden yüksek bir katılım olmasını bekliyoruz. Diğer kümelerimize ve daha önce savunma alanında proje yürütmemiş; ancak sektörde yer almak üzere yola çıkan ve küme üyeliğine kabul ettiğimiz girişimcilerimize de yer vereceğiz.

 

TSSK Geleceğe Bakıyor

MSI Dergisi: TSSK’nın mevcut yönetim kurulu olarak, göreve geldikten sonra hayata geçirdiğiniz çalışmalar ve gelecek hedefleriniz hakkında bilgi verir misiniz?

Zeynep ÖKTEM: TSSK’nın bu dönemki yönetim kurulu olarak, bir dizi yenilik getirdik ve planladığımız yine bir dizi yenilik bulunuyor.

İlk olarak, kurulduğu günden itibaren daha çok savunma ve havacılık sektörüne odaklanan TSSK’nın ilgi alanlarını, anayurt güveliği, siber güvenlik ve uzay ile genişlettik ve bunu, yeni tüzüğümüze ekledik. Bu kapsam genişlemesi sayesinde, daha önce irtibatta olamadığımız; İçişleri Bakanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü gibi diğer ihtiyaç makamlarına da ulaşmayı hedefliyoruz. Ayrıca, Türkiye Uzay Ajansı gibi yeni yapılarla da temas kuracağız.

Üyelerimize verdiğimiz hizmetleri daha da iyileştirmek ve çeşitlendirmek için, 3 tane çalışma grubu kurduk:

  • Tanıtım ve İşbirliği Çalışma Grubu,
  • Uluslararası İşbirliği ve İhracat Çalışma Grubu ve
  • Mevzuat, Altyapı ve Teşvikler Çalışma Grubu

Bu gruplarımızı, yönetim kurulu üyelerimizin arasında yaptığımız görev paylaşımı ile yönetiyoruz. Gruplarımız, çok aktif olarak çalışmaya başladılar; üyelerimizin de bu gruplara etkin katılımının her geçen gün artarak devam ettiğini görmekten çok memnunuz.

Önem verdiğimiz hedeflerden bir diğeri de dernekleşmek. Yeni tüzüğümüz ile dernekleşmenin altyapısını oluşturduk ve iki sene içerisinde, dernekleşme sürecini tamamlamayı hedefliyoruz.

Yönetim kurulumuzun önemli bir sinerji yarattığını ve çok özverili çalıştığını rahatlıkla söyleyebilirim. Henüz 2018 ortasında göreve gelmemize rağmen, TSSK’nın tanıtımı ve üyelerimizin sektördeki paydaşlarla, kurumlarla ve diğer kümelerle iletişimini arttırmak adına girişimlerde bulunduk ve çalışmalarımıza, ara vermeden devam ediyoruz.

Faaliyetlerimize, önümüzdeki dönemde de fark yaratıcı ve TSSK’ya özgün etkinliklerle devam edeceğiz.

TSSK yönetim kurulu olarak öncelikli hedeflerimizden biri, üyelerimizin ürünlerini yurt dışı pazarlarda da tanıtmaları ve ihracat potansiyellerinin arttırılması. Bu kapsamda, sektörün önde gelen firmalarının ihracat başarılarını, nasıl bir ihracat stratejisi izlediklerini ve ihracat alanındaki faaliyetlerini üye firmalarımıza anlatacakları bir organizasyon düzenlenmeyi planlıyoruz. Bir diğer girişimimiz ise Türkiye’deki yabancı askeri ve ticari ataşelerin ve Türkiye’de faaliyette bulunan yabancı ana yüklenicilerin temsilcilerinin katılacağı, özel bir etkinlik düzenlemek. Bu iki etkinlik için girişimlerimizi başlatmış bulunuyoruz.

Biliyorsunuz TSSK olarak, girişimci ağırlıklı bir grubu temsil ediyoruz. Girişimcilik dediğimiz zaman da akla gençler geliyor. Teknokent firmalarında da birçok genç girişimci bulunuyor. Bu gençlerimizin; savunma, havacılık, güvenlik, uzay ve siber güvenlik alanlarındaki yenilikçi fikirlerine yer vereceğimiz, “Genç Proje Pazarı” etkinliğini de düzenlemek istiyoruz.

Gelecek dönemde, Proje Pazarı etkinliğimizde de bir dizi yenilik yapmayı düşünüyoruz. İlginin artması ile Proje Pazarı’nı daha geniş bir alanda, tek gün yerine iki günlük bir etkinlik olarak gerçekleştirmek de planlarımız arasında.

 

MSI Dergisi: 5 yıl sonra nasıl bir TSSK göreceğiz? Üye sayısı, çalışan sayısı, toplam ciro, ihracat, patent gibi konularda rakamsal hedefleriniz var mı?

Zeynep ÖKTEM: TSSK, tescilli bir marka ve yurt içinde bilinirliği var. TSSK’nın bilinirliğini ve marka değerini daha da arttırmak, yönetim kurulu olarak öncelikli görevimiz. Bunun yanı sıra hedeflerimizden biri de TSSK’yı yurt dışında da savunma, güvenlik ve uzay alanında bilinir ve saygın bir marka haline getirmek.

Marka değeri dediğimiz zaman, bunu oluşturan en önemli unsurlar; sektörde yarattığınız katma değer, nitelikli insan kaynağınız ve tescilli fikri haklar portföyünüz. Bu üç unsur da bizim üyelerimizin kuvvetli olduğu konular; dolayısı ile TSSK markasını güçlendiren nitelikler. Bu üç unsuru, önümüzdeki 5 yıllık dönemde, en az 3 katına çıkarmayı hedefliyoruz.

 

TSSK Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Öktem’e, zaman ayırıp sorularımızı cevaplandırdığı ve verdiği bilgiler için, okuyucularımız adına teşekkür ediyoruz.

50 toplam görüntüleme, 1 bugünkü görüntüleme