Söyleşi: TUSAŞ Genel Müdürü Temel Kotil – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

Söyleşi: TUSAŞ Genel Müdürü Temel Kotil

5 Haziran 2017

“2026’da, 10 milyar dolar ciro yapan, 25.000 kişilik bir TUSAŞ olacak.”

 

Türk savunma ve havacılık sanayisinin geleceği konuşulduğunda, gözlerin ilk çevrildiği şirketlerden birisi olan TUSAŞ, hem savunma hem de ticari havacılık alanlarındaki iş hacmini arttıracağı bir döneme hazırlanıyor. Bu dönemin ipuçlarını, TUSAŞ Genel Müdürü Temel Kotil’den dinledik.

 

MSI Dergisi: Temel Bey, göreve gelmenizde, Milli Muharip Uçak (MMU / Turkish Fighter / T-F) projesinin çok önemli bir etken olduğu bilgisini vermiştiniz. Buradan başlayalım mı? Öncelikle proje kapsamındaki çalışmalarınızın nasıl ilerlediğinizi anlatır mısınız?

Temel KOTİL: MMU, 5’inci nesil bir savaş uçağı olacak. 5’inci nesil uçak olarak, şu anda Amerikan Hava Kuvvetlerinin envanterinde F-22 ve F-35 bulunuyor. Rusya ve Çin, prototip aşamasındaki uçaklarının test süreçlerine devam ediyor. MMU’yu geliştirdiğimizde, bu alanda, dünyanın 4’üncü ülkesi olacağız. Tabii bu arada; Japonya, Kore Cumhuriyeti, İran ve Hindistan da çalışmalar yürütüyor. Dolayısı ile bir rekabet var.

TUSAŞ, bu projenin ilk aşamasında, BAE Systems ile çalışacak. BAE Systems ile gerçekleştirdiğimiz imza töreninde, hem Sayın Başbakanımıza hem de Sayın İngiltere Başbakanı’na, herkesin önünde bir söz verdik: MMU, dünyadaki en iyi savaş uçağı olacak. Bunun çok büyük bir söz olduğunun farkındayız; ama altı da dolu.

BAE Systems, F-35 projesinde önemli görevler üstlendi. 5’inci nesil savaş uçakları konusunda, bilgi ve tecrübe sahibi bir firma. Önümüzde, 4 yıl sürecek ön tasarım safhası bulunuyor. Bu süreçte, uçağın mimarisi belirlenecek. İzleyen 8 yıllık süreçte ise uçağın tasarımını tamamlayacağız. MMU’nun ilk uçuşunu 2023 yılında yapması ve 2029 yılında envantere girmesi hedefleniyor. Daha sonra, Türk Hava Kuvvetleri ve dost ve müttefik ülkeler için, seri üretim başlayacak. Dünya genelinde birçok ülke, diğer 5’inci nesil uçakların maliyetlerini karşılayamayacak durumda. MMU, bu konuda çok önemli bir alternatif olacak.

BAE Systems, 100’ü aşkın çalışanı ile bize destek verecek. 450 adam x yıl mertebesinde bir teknik destek gerçekleşecek. Bize, ellerindeki yazılım ve veri tabanını da açacaklar.

Ayrıca, dünya genelinde, çeşitli savaş uçak projelerinde çalışan, yaklaşık 200 kişilik bir grup var. Bu grup, proje bazlı çalışıyor ve bir proje bittiğinde, bir diğerine geçiyor. F-35 projesi tamamlandı. Şimdi bu ekibin önemli bir kısmını, MMU projesine çekmeye çalışıyoruz. Türk veya yabancı olsun, bu işte tecrübeli herkesi buraya getirmek peşindeyiz. Tabii kendi mevcut kadrolarımız da var. TUSAŞ’ın, süpersonik uçak geliştirme tecrübesi yok ama bahsettiğim desteklerle eksiklerimizi gidereceğiz.

Projede, çok büyük bir ekip görev yapacak. Şu anda yerleşkemizde, çok büyük bir mühendislik binası inşa ediyoruz. Bu, dünyanın en iyi mühendislik binası olacak. Bir anlamda bir “Teknoloji Sarayı” olacak.

 

MSI Dergisi: Göreve başladığınızda verdiğiniz önemli bir mesaj da TUSAŞ’ın sağına bir sıfır koyacağınız ve bugün 1 milyar dolar olan cironuzu, 10 milyar dolara çıkartacağınız olmuştu. Bunu nasıl gerçekleştireceksiniz? Şu anda bunun için ne gibi çalışmalar yapıyorsunuz? Bu hedef gerçekleştiğinde nasıl bir TUSAŞ göreceğiz?

Temel KOTİL: TUSAŞ’ta neler yapacağımızı, THY’den örnek vererek anlatayım. THY’de uyguladığımız şuydu: Her yıl, önünüzdeki firmalardan daha çok büyüdük. Eğer o firmaların, her yıl arttırdığı yolcu sayısından daha çok yolcu taşırsanız, aradaki farkı kapatırsınız. Eninde sonunda, onları yakalarsınız. Burada, her yıl ne kadar ilave yolcu taşıdığınız önemli. TUSAŞ, havacılık sektörünün devlerinin yanında küçük bir şirket; ama Türkiye’nin de Müslüman dünyanın da en büyüğü. Bu potansiyeli var.

TUSAŞ da büyüme oranını, kendisinden daha büyük firmalardan yüksek tuttukça, onları yakalayacak. 10 yıl içerisinde, 2026’da, belirlediğimiz 10 milyar dolarlık ciroya ulaşmak için, her yıl, en az %25 büyümemiz gerekiyor. Gerçi bu yıl, büyüme oranımız %67 olacak. Dünya genelinde, sektörün büyümesi, yıllık ortalama %5’tir. Biz, 5 kat daha fazla büyümeyi hedefliyoruz.

Dolayısı ile birincisi, TUSAŞ’ı müthiş bir hızla büyümeye zorluyoruz. Zorluyoruz derken bahsettiğim şey şu: Karar veriyoruz, iddiamızı ortaya koyuyoruz, hızlı bir şekilde uyguluyoruz.

İkincisi, böyle hızlı büyümeler, hiçbir zaman organik gerçekleşmezler. O zaman, inorganik büyümemiz gerekiyor. Almanya’da küçük bir şirketimiz var. Onu, önümüzdeki dönemde büyüteceğiz. Biz, ayağımızı bir yere koyarsak orayı geliştiririz. Ayrıca, THY’de de gördüğümüz gibi dünyanın farklı yerlerine açılmak, kurum kültürünüzü zenginleştiriyor. Biz de yurt dışında şirketler alırken, onların kültürünün pozitif yanlarını alacağız.

Üçüncüsü, Türkiye hâlâ ucuz bir ülke. Biz herkesten daha ucuza üretim yapabiliyoruz. Şimdi yeni bir yapılanmaya gittik. Personel sayısını arttırıyoruz. Ama yalnızca mühendis ve teknisyen alıyoruz. Mühendis ve teknisyen sayımız arttıkça, genel giderlerimiz de düşüyor. 1-2 yıl için, TUSAŞ’ı, dünyanın en ucuz üretim yapabilen şirketi olarak göreceksiniz.

 

MSI Dergisi: TUSAŞ’ın şirket alımlarında sırada hangi ülke hangi şirket var?

Temel KOTİL: TUSAŞ; Lockheed Martin, Northrop Grumman ve Boeing gibi uluslararası büyük şirketler ile önemli projeler yürütüyor. Bu nedenle ABD’de, bu firmaların tedarik zincirinde bulunan bir şirket alımı yapmak istiyoruz. Bu şirkete her türlü desteği vereceğiz; ama beklentimiz, tabii ki kendi ayaklarının üzerinde durabilmesi. Fransa, İngiltere ve Kanada’dan şirket almakla da ilgileniyoruz.

 

MSI Dergisi: 10 milyar dolarlık ciro gerçekleştiğinde, nasıl bir TUSAŞ göreceğiz?

Temel KOTİL: Bunun bir matematiği var. Bugün 500 milyon dolardan biraz daha fazla bir geliri, Airbus, Boeing, Bombardier ve Lockheed Martin için yaptığımız işlerden elde ediyoruz. Bu demektir ki bizim başkaları tarafından tasarlanan platformlara yönelik parça üretimimiz, 500 milyon dolar değerinde. Eğer bu üretimi yapan bölümlerimiz, TUSAŞ’ın özgün ürünleri için üretim yapıyor olsaydı, gelirimiz 5 milyar dolara çıkardı. Çünkü parçaları entegre edip ürünü ortaya çıkarttığınız zaman, daha çok değer yaratmış oluyorsunuz. Yeter ki özgün ürünleriniz, tasarımlarınız olsun. Kendi tasarımlarımız da var. HÜRKUŞ’u, bir eğitim uçağı olarak geliştirdik. Kısa bir süre önce, yakın hava desteği sürümünün atış testini gerçekleştirdik. Üretimine geçeceğiz. Özgün Helikopterimizi tasarlardık. O da 2018 yılının Eylül ayında ilk uçuşunu gerçekleştirecek. İnsansız hava aracı alanında ANKA’mız var.

Dolayısı ile özgün ürünlerimizle büyüyeceğiz. Tabii 500 milyon dolarlık parça üretiminin katkısını da arttıracağız. Bu alanda, 2-3 milyar dolar ciro yapabileceğimizi öngörüyoruz. Bu hedefe ulaşmak için, maliyetlerimizi daha da aşağıya çekeceğiz. Çünkü pahalı olursak parça üretme işi alamayız. İşçilik maliyetimizi, 2 yıl içerisinde, %30 aşağıya çekeceğiz. Tabii bunu daha az maaş vererek değil, verimliliği arttırarak sağlayacağız.

 

MSI Dergisi: 10 milyar dolarlık TUSAŞ’ın ihracat performansı ne olacak?

Temel KOTİL: İç pazara baktığımızda, örneğin Türk Silahlı Kuvvetleri, yakın gelecekte, yıllık 10 milyar dolar alım yapacak noktaya gelecek gibi görünmüyor. Dolayısı ile biz 10 milyar dolarlık cironun %90’ının, yurt dışından geleceğini öngörüyoruz.

Zaten günümüzde, teknoloji şirketlerinin tek yaşama şansı da ihracat. Türkiye, nüfus olarak da ekonomi olarak da yüzölçümü olarak da dünyanın yaklaşık %1’i. Ama dünyada söz sahibi bir oyuncu olmanın tek yolu, pazarın, yaklaşık %5-10’una sahip olmak. Türkiye’nin bütün ihtiyacını gidersek bile boyumuz 5 kat kısa kalıyor. O yüzden ihracata yöneleceğiz.

 

MSI Dergisi: Bu noktada, Türkiye’nin 2023 yılı ihracat hedefleri için bir şey söylemek ister misiniz? TUSAŞ, bu hedeflerin ne kadarlık kısmını gerçekleştirecek?

Temel KOTİL: TUSAŞ, bir platform üreticisi ve entegratör. Bu açıdan baktığımızda; evet ürünlerimizde birçok Türk firmasının verdiği alt sistemler olacak; ama satışı biz yapacağız, dolayısı ile ihracat rakamlarında, bizim bir ağırlığımız olacak. Şu anda ihracatımız, yıllık 500 milyon dolar seviyesinde. 2023’e geldiğimizde ise 2-3 milyar dolar bandında ihracat gerçekleştirmeyi hedefliyoruz.

 

MSI Dergisi: Aynı zamanda TEI’nin de Yönetim Kurulu Başkanısınız. Bu göreviniz dolayısıyla şu soruyu sormak istiyoruz. Bu hedefin TEI’ye yansımaları nasıl olacak?

Temel KOTİL: TEI’nin büyük hissedarı biziz. Başkanlığımda, ilk yönetim kurulu toplantısını da yaptık. Şunu vurguladım: TEI’nin cirosunun artması lazım. Genel Müdür Mahmut Bey, çok bilgili bir kişi. GE’de çalışmış, motorun her yerini biliyor. Akademik kariyerinde de en üst noktaya gelmiş, profesör olmuş. Onun liderliğinde, TEI’den büyük cirolar kaydetmesini bekliyoruz. TEI’nin de TUSAŞ gibi özgün ürünlerinin olması gerekiyor. Örneğin, Özgün Helikopter’in motorunu onlar geliştirecek.

 

Kâğıt Mühendis İstemiyoruz

MSI Dergisi: Bir diğer önem verdiğiniz konunun da Türkiye’yi, gelecek hedeflerine ulaştıracak “yetişmiş insan kaynağı” olduğunu sohbetlerimizden biliyoruz. Aynı zamanda bir akademisyen de olarak, bu konuya yaklaşımınızı ve bu kaynağı geliştirmeye yönelik ne gibi çalışmalarınız olduğunu anlatır mısınız?

Temel KOTİL: Savunma sektörü ve ileri teknoloji sektörü, kuyumculuğa benzetilebilir. Butik bir iş yapıyorsunuz. Ama içinde, analitiği de olan bir iştir. Çok kaliteli, çok iyi yetişmiş mühendisler ve teknisyenlerle yapabilirsiniz. Örneğin, otomobilin kaportasında toleranslar milimetre seviyesindedir; ama bizde mikronlara iniyor. Türkiye’nin insan kaynağının kaymak tabakasını, TUSAŞ’ta görevlendirmek zorundayız.

Kâğıt mühendis diye bir tabir var. Gençler, üniversiteye, daha önce fiziksel hiçbir şey yapmamış bir şekilde geliyorlar; üniversiteyi de böyle bitiriyorlar ve mühendis oluyorlar; ama her şey kâğıt üzerinde. İşte buna “kâğıt mühendis” deniyor. Biz üniversitelerimizden, artık kâğıt mühendisler çıkmasın istiyoruz. Onun için, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ile çok güzel bir proje başlattık. Sağ olsunlar, Yönetim Kurulumuz da destek verdi. Uçak ve Makine Mühendisliği Bölümlerinden, 24 öğrenci ve 11 öğretim üyesi, bir ekip oluşturdu. Bu ekip, aynen bizim HÜRKUŞ’u tasarlarken geçtiğimiz süreçlerden geçerek, 2 yıl içinde, bir uçak tasarlayacak. Onlara biz destek olacağız; ekipmanlarını alacağız, ortaya çıkan uçağın üretimini de yapacağız. Ama onlar da Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM)’na proje yapıyormuş gibi çalışacaklar; ön tasarım, kritik tasarım gibi aşamalardan geçecekler. Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) ile de benzer bir çalışmayı yapmak istiyoruz.

Öğrencilerin, daha okulları bitmeden, bizde yarı zamanlı çalışmasını da istiyoruz. Şu anda, İTÜ’den 8 öğrenciyi, yarı zamanlı olarak çalıştırıyoruz.

Mühendislik tarafına benzer bir şekilde, teknisyen tarafında da çalışmalarımız var. Gazi Üniversitesi ile birlikte bir yüksekokulumuz var; burada teknisyen yetiştiriyoruz.

 

MSI Dergisi: TUSAŞ, ciro hedeflerine yürürken kaç kişilik bir şirket olacak?

Temel KOTİL: Onun da bir matematiği var. Biraz önce söylediğimi tekrar hatırlatayım: Biz şu anda, işe yalnızca mühendis ve teknisyen alıyoruz. Şu anda, mühendislik yapan çalışan sayımız 1400. 10 yıllık dönemde, sadece MMU projesinde, hepsi bizim bünyemizde olmasa da 10.000 mühendis çalışacak. Bunun 2 katı da teknisyen olur. Dolayısı ile biz, 25.000 kişiye çıkacağız. Yani 2026’da, 10 milyar dolar ciro yapan, 25.000 kişilik bir TUSAŞ olacak.

Burada, genç arkadaşlara da bir mesaj verelim. Çok iyi İngilizce bilen, not ortalaması yüksek, çalışkan, kendi kendine öğrenebilen genç mühendisler istiyoruz.

 

MSI Dergisi: Alt yüklenicileriniz KOBİ’leri ve yan sanayiyi bu süreçte nereye konumlandırıyorsunuz? Bu büyüme onlara nasıl yansıyacak? Onlardan neler yapmalarını bekliyorsunuz?

Temel KOTİL: Geçenlerde, KOBİ’lerle bir toplantı yaptık. Onlara şunu söyledik: Bizim yaptığımız hangi işi almak istiyorsanız, söyleyin; hepsini size verebiliriz. Çünkü bizim daha iddialı başka işlerimiz var. Ama burada şöyle bir darboğaz var: Bu firmalarımız, bizden daha çok, detay parça üretim işi talep ediyor. Blok metali kesip, parça üretiyorlar. Ama artık CNC tezgâhlar, eskisi kadar iş gücü gerektirmiyor. Bu tezgâhları, daha yüksek sayılarda alabildiği için TUSAŞ, daha ucuza tedarik edebiliyor. Böylece, detay parça üreten firmaların, bir cazibesi kalmıyor. Oysa platformların iniş takımı, havalandırma sistemi, hidrolik sistemi gibi alt sistemlerini üretecek firmalara ihtiyacımız var. Firmalarımızın, buralara yönelmesini istiyoruz.

Örneğin, yaptığımız tasarımların, prototiplerini üreten şirketlerin ortaya çıkmasını istiyoruz. Talep ettiklerimiz, emek yoğun, ustalık isteyen, butik işler. Bize böyle işlerle gelirlerse daha çok iş aktarabiliriz. Ama sıradan işlerde, çok fazla gelecek yok.

 

Platformlar Olgunlaşıyor

MSI Dergisi: İnsansız hava aracı (İHA) projeleriniz cephesindeki çalışmalarınızla ilgili neler söylemek istersiniz? 2017 yılında 6 adet ANKA İHA ve ilgili yer sistemleri ile 2018 yılında 4 adet İHA ve ilgili yer sistemlerinin teslimi yapılması planlanıyordu. Bu planlama hala geçerli mi?

Temel KOTİL: ANKA-S programında çalışmalarımız tüm hızı ile devam ediyor. Şu anda montaj işlemleri tamamlanmış 2 uçağımız hazır ve müşterimizle birlikte gerçekleştirdiğimiz kalifikasyon testlerinde kullanılıyor. Tüm sözleşme isterlerini karşıladığımızı, yapılan testler ile tek tek gösteriyoruz. Uçak imalat süreçlerimizi iyileştirdik; daha hızlı ve seri şekilde imalatlarımıza devam ediyoruz. Mevcut hazır 2 adet hava aracına ek olarak montaj faaliyetleri devam eden 6 hava aracımız daha var. Bunların, toplam 6 adedini, bu sene teslim edeceğiz. Kalan 4 tanesi için teslimatlar, takvimine uygun şekilde, 2018 yılında, Operasyon Eğitim ve Simülatör Merkezi ile birlikte yapılacak. Bu yeteneklerin devreye girmesi ile birlikte, ANKA’nın, tek merkezden, konuşlanma yerinden bağımsız olarak uydu ve TAFICS üzerinden kontrol edilmesi yeteneği, Hava Kuvvetleri Komutanlığı (Hv.K.K.lığı)’na kazandırılmış olacak.

ANKA Blok-B’de de çalışmalarımız son hız devam ediyor. Bu sene, toplam 17 adet ANKA İHA’sını tamamlayacağız. İhtiyaç çok fazla. Dünyadan da çok talep var. Özellikle Uzak Doğu, Körfez Bölgesi ve Güney Amerika’dan. Uçağı da durmadan geliştiriyoruz. Ağırlığını azaltacak, performansını arttıracak özellikler ekliyor, yardımcı sanayimizle daha fazla iş paylaşıyoruz.

MSI Dergisi: T129 ATAK helikopterinin, önce Türk Silahlı Kuvvetlerine teslimat; sonra da ihracat çalışmaları hakkında bilgi verir misiniz? Pakistan’a yönelik çalışmalarınızın son durumu hakkında neler söylemek istersiniz?

Temel KOTİL: İmzalanan sözleşme çerçevesinde, helikopterin geliştirilmesi ve 59 adet kesin, 32 adet opsiyon olmak üzere, toplamda 91 adet helikopterin üretimine yönelik başlatılan ATAK Programı’nda, Nisan ayı itibarıyla 20 adet helikopter teslim edildi. T129 ATAK helikopterleri, TSK envanterinde, 2014 yılından itibaren, faal olarak kullanılıyor.

TSK tarafından seçildiği günden beri, T129 ATAK helikopterine, dış pazarlardan da oldukça yüksek bir ilgi gösteriliyor. Bu yüksek ilgi, özellikle teslimatların ilerlemesi ve teslim edilen helikopterlerin operasyon sahalarında kendini kanıtlamasıyla günbegün artıyor. Uluslararası pazarda, T129 ATAK helikopterine, yüksek irtifa ve yüksek sıcaklık koşullarında gösterdiği üstün performans ile başta Pakistan olmak üzere, Körfez ülkelerinden ve Asya ülkelerinden yoğun bir ilgi gösteriliyor.

Pakistan Silahlı Kuvvetlerinin yoğun ve ciddi test sürecini başarı ile geçen T129 ATAK helikopterimiz, Pakistan koşullarında, her türlü zorlu görevi icra etti; Himalayalar’da dahi gösterdiği başarılı performans ile göğsümüzü kabarttı. Bu bağlamda da Pakistan resmi makamları ile her düzeyde görüşmelerimiz devam ediyor.

 

MSI Dergisi: Özgün Helikopter projesi nasıl ilerliyor? 2018’de ilk uçuş olacak değil mi?

Temel KOTİL: Tüm kilometre taşları, program bütçesi ve takvimine uygun bir şekilde ilerleyen Özgün Helikopter Geliştirme Programı kapsamında, kritik tasarım gözden geçirme safhası çalışmalarını yürütüyoruz. T625 Helikopteri prototipinin geliştirilmesi ve 2 adedinin üretilmesine yönelik program kapsamında; gövde tasarımı ve gelişmiş aviyonik sistemlerin yanı sıra transmisyon, rotor, dinamik aksamlar ve iniş takımları gibi kritik öneme haiz sistemlerin tasarımlarını ve üretimlerini de tamamen milli imkân ve kabiliyetleri kullanarak gerçekleştiriyoruz.

Milli Savunma Bakanımız Sayın Fikri Işık’ın tesislerimizi ziyaretinde de vurguladığı üzere, T625 Helikopteri’nin ilk uçuşunu, 6 Eylül 2018 tarihinde, saat 06:00’da, TUSAŞ tesislerinde gerçekleştirmek için azimle çalışıyoruz.

 

MSI Dergisi: HÜRKUŞ cephesinde çalışmalarınız nasıl ilerliyor? HÜRKUŞ-C ilk atışını yaptı. Bu konuya da değinerek cevap verebilir misiniz?

Temel KOTİL: Bildiğiniz gibi A, B ve C olmak üzere 3 adet HÜRKUŞ sürümüne yönelik proje faaliyetlerimiz yoğun bir şekilde devam ediyor. HÜRKUŞ-A projesinde, Türkiye’de bir ilk olarak, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ve EASA’dan CS-23 standartlarına göre sertifikamızı aldık. Bilahare uçaklar, SSM tarafından kabul edildi ve TUSAŞ’a teslim edildi. Bu uçaklarla şu anda silah atış gösterimi ve HÜRKUŞ-B projesine yönelik iyileştirme çalışmalarını icra ediyoruz. Silah atış gösterimi kapsamında, Sayın Milli Savunma Bakanımızın da katılımı ile ilk atış testimizi başarıyla yaptık. Önümüzdeki dönemde, HÜRKUŞ-C projesine yönelik hazırlık testlerine devam edeceğiz.

SSM tarafından, Kara Kuvvetleri Komutanlığı ihtiyacı için Silahlı HÜRKUŞ Uçağı Tedarik projesi kapsamında, 7 Nisan’da, Teklife Çağrı Dokümanı yayımlandı. Biz de şu an, teklifi sunmak üzere çalışmalara devam ediyoruz. Bu doğrultuda, HÜRKUŞ-C sözleşmesinin, Mayıs ayı içinde imzalanması hedefleniyor. Bu proje kapsamında; 8’si ilk konfigürasyon, 12’si tam konfigürasyon, 12’si de opsiyon olmak üzere, toplam 32 adet uçak tedarik edilmesi planlanıyor.

HÜRKUŞ-B projesi ile Hv.K.K.lığının, temel uçuş eğitim ihtiyacı için, siparişe bağlanan 15 adet uçağın montaj faaliyetleri devam ediyor. Bu ihtiyaca yönelik, 40 opsiyon da bulunuyor. Hâlihazırda, 7’nci gövde ve 5’inci kanat, montaj ve sistem yerleşimi aşamasında. Yaz aylarında, yer testlerine ve bu yıl içinde, ilk HÜRKUŞ-B uçağı ile uçuş testlerine başlamayı hedefliyoruz. İmzalı HÜRKUŞ-B sözleşmesine göre, ilk teslimat Haziran 2018; 15’inci ve son teslimat ise Haziran 2019 olarak planlandı.

 

MSI Dergisi: Bir dönem, HÜRKUŞ projesi ilerlerken, KT-1T projesi kapsamındaki 15 uçaklık opsiyonun devreye alınması konusu, epeyce tartışmalara da neden olmuştu. Türkiye’nin, artık bu sınıfta bir uçağı yurt dışından alması söz konusu olabilir mi?

Temel KOTİL: Almaması gerekiyor; çünkü biz HÜRKUŞ’u bu yıl bitiriyoruz. ASELSAN sağ olsun, sayısal kokpit ile ilgili çalışmaları hızlandırdı. Dolayısı ile 2018 yılının Haziran ayında olan teslimatı, 2017 yılının sonuna, belki 2018 yılının başına çekiyoruz. Önce Hava Kuvvetlerinin ihtiyacı için üretim yapmaya başlayacağız; ardından Kara Kuvvetleri Komutanlığı için yakın hava desteği sürümünün üretimine başlayacağız. 2018 boyunda, ayda 3 uçak üreteceğiz.

HÜRKUŞ için bir de simülatör geliştireceğiz. Burada iş ortağımız HAVELSAN olacak. Tam teşekküllü bir eğitim programı hazırlıyoruz. HÜRKUŞ’un, 100’ler mertebesinde satış rakamlarına ulaşacağını öngörüyoruz.

 

MSI Dergisi: Başlangıç Eğitim Uçağı (BEU) projesinde Pakistan ile iş birliği konusunda neler söylemek istersiniz?

Temel KOTİL: Hâlihazırda SSM ve Pakistan’ın PAC Kamra kuruluşu arasında, Hv.K.K.lığının, 52 adet Başlangıç Eğitim Uçağı ihtiyacına yönelik olarak, Super Mushshak uçağının tedarikine ilişkin sözleşme görüşmeleri devam ediyor. Bu program kapsamında; devletimizin beklentileri doğrultusunda, yerli katkının arttırılması amacıyla TUSAŞ’a verilecek görevler için, PAC Kamra ile görüşmelerimiz sürüyor.

 

MSI Dergisi: TUSAŞ, Bölgesel Uçak projesindekine benzer bir modelle kurgulanan ATAK projesinin yanı sıra sıfırdan uçak tasarladığı HÜRKUŞ projesinde de ciddi mesafeler kat etti. TUSAŞ’ın bugün ulaştığı toplam birikime dayanarak, mevcut bir uçağı basamak olarak kullanmak yerine, sıfırdan bir uçak tasarlamayı tercih eder miydiniz?

Temel KOTİL: HÜRKUŞ, tam teşekküllü bir uçak. Diğer uçaklarda bulunup da HÜRKUŞ’ta bulunmayan bir ekipman yok. Tek motorlu. 2 tane koyarsanız biraz daha büyür; jet motoru koyarsanız daha farklı bir uçak olur. Ama içindeki bilgisayarı, kumandaları, göstergeleri, sayısal kokpiti çok da farklı olmaz. Tabii daha büyük uçaklar, daha farklı bütçeler anlamına gelir. Geliştirme süreleri daha uzun olur. Ama özü aynıdır. Dolayısı ile TUSAŞ, sıfırdan bir uçak yapabilecek konumda.

Biz, farklı projeler üzerinde de çalışıyoruz. Boeing, 757 modelinin muadili olacak, Airbus A321 ile A330 arasındaki segmente hitap edecek bir uçak geliştirme kararı arifesinde. Boeing’e resmi bir yazı gönderdik ve bu projede, ortak olarak yer almak istediğimiz belirttik. Tam rakamını veremem ama ciddi bir bütçe ortaya koyabiliriz. Burada, havayolu tecrübemiz de geliştirilecek uçak konusunda ne yapmamız gerektiğini bilmemize yardımcı oluyor. Böyle fırsatları da kolluyoruz.

TUSAŞ gibi şirketlerin geleceği, sürdürülebilirliği, sivil programlardan geçiyor. Bu programlar, sürekli bir girdi sağlıyor. Boeing’in 737 serisinin 10.000’inci uçağını, geçen yıl THY teslim aldı. 10.000 tane savaş uçağı yapamazsınız. Dolayısı ile sivil programlar, bizim için şart. Ben bu konuya, ticari olarak bakıyorum. Savunma tarafı için, sürekli devlet desteği alarak çalışmak çok iyi bir model değil. Bizim kendi yağımızla kavrulabilmemiz için, sivil projelere ihtiyaç var.

 

MSI Dergisi: Eklemek istediğiniz başka bir konu var mı?

Temel KOTİL: TUSAŞ, çok güçlü bir şirket. Bugün, TUSAŞ’ın özgün ürünlere yönelik projelerini arttırmak için çalışıyoruz. Mühendislere ve teknisyenlere vurgu yapmamın nedeni bu. Mühendis, özgün tasarımlar; teknisyen ise onları üretecek iş gücü demek. Gelecek 10 yıl boyunca, TUSAŞ’ta şunu göreceksiniz: En önde teknisyenler, arkalarında mühendisler ve en arkada da ben olacağım.

 

TUSAŞ Genel Müdürü Temel Kotil’e, zaman ayırıp sorularımızı cevaplandırdığı ve verdiği bilgiler için, okuyucularımız adına teşekkür ediyoruz.

 

Söyleşinin, dergimizde yayımlanan haline ulaşmak için:

http://www.milscint.com/tr/files/2017/06/54_63_144-idef2017-TUSAS-tr.pdf

589 toplam görüntüleme, 3 bugünkü görüntüleme