Söyleşi: VESTEL Savunma ve AYESAŞ Genel Müdürü Öner Tekin – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

Söyleşi: VESTEL Savunma ve AYESAŞ Genel Müdürü Öner Tekin

28 Haziran 2017

“Çantamda, milli teknolojilerimizin gelişimine katkı sağlayacağına inandığım güzel fikirlerle geldim.”

Türk savunma ve havacılık sanayisinin iki önemli oyuncusunun; VESTEL Savunma ve AYESAŞ’ın Genel Müdürlükleri görevine, Nisan ayı içerisinde, Öner Tekin atandı. Bu görevinin öncesinde de sektörle yakın ilişkileri olan ve bazı projelerde görev alan Tekin, tam zamanlı savunma ve havacılık mesaisine, IDEF 2017 hazırlıklarının arifesinde, hızlı bir giriş yaptı. Tekin ile sektöre bakışını ve yeni görevleri ile ilgili hedeflerini konuştuk.

MSI Dergisi: Öner Bey, NETAŞ’taki çalışmalarınız vesilesiyle sektöre yabancı değilsiniz; ama artık sektörün tam zamanlı bir üyesi oldunuz. Öncelikle hoş geldiniz! Sektöre bakışınızı öğrenebilir miyiz sizden?

Öner TEKİN: Hoş bulduk! Bu göreve gelmeden önce, yaklaşık 20 yıl, NETAŞ’ta, farklı pozisyonlarda çalıştım. Son olarak da Kamu, Savunma ve Telekom Çözümlerinden sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürüttüm. Bildiğiniz gibi, NETAŞ’ın hissedarları arasında, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı da yer alıyor. NETAŞ, sivil alanda yaptığı çalışmaların yanı sıra savunma alanında da milli ve yerli çözümler geliştirilmesi konusunda önemli projelere imza atmış ve atmaya devam eden bir şirket. Bunların arasında, Dost / Düşman Tanıma Sistemi (IFF) gibi, kritik sistemlerin özgün olarak geliştirildiği projeler de yer alıyor. Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) tarafından yürütülen Dördüncü Nesil (4G/LTE) Haberleşme Teknolojileri (ULAK) Projesi’nin alt yüklenicilerinden bir tanesi de NETAŞ ve ben de bu projenin koordinatörüydüm. Dolayısıyla gerek NETAŞ’ın sektörün içinde olması gerek benim aldığım görevler itibarıyla sektörü yakından tanıdığımı söyleyebilirim.

Sektör, baktığımızda, son 15 yıllık dönemde, çok büyük aşamalar kaydetti. Devletimizin, yerliliği ve milliliği arttırmak için yürüttüğü politikalar, hakikaten savunma ve havacılık sektörünü güzel bir noktaya getirdi. Yerlileştirmenin, milliliğin önemi, herkes tarafından kavranmış oldu. Son zamanlarda, dışarıdan aldığımız bazı sistem, alt sistem ve bileşenlerinin tedariki ile ilgili yaşadığımız sıkıntılar da yerlilik ve milliliğin öneminin altını bir kez daha çiziyor. Herkes yapılması gereken atılımların bilincinde ve elinden geleni de yapıyor. Tabii ki daha yapacak çok şey var; bazı engeller de bulunuyor. Ama yapılanlara baktığımızda, savunma ve havacılık sektöründe, Türkiye kadar hızını arttırmış başka bir ülke muhtemelen yoktur.

MSI Dergisi: Bu tabloda, VESTEL Savunma ve AYESAŞ’ın sektördeki konumunu nasıl görüyorsunuz?

Öner TEKİN: VESTEL Savunma, Türkiye’nin büyük holdinglerinden Zorlu Grubu’nun altında, teknolojiye inanmış bir ekibin, 2004 yılında hayata geçirdiği faaliyetlerine, teknolojik yeniliklerle başlayan bir firma. İnsansız Hava Aracı (İHA) Sistemleri konusunda çalışmaya başladığı zaman tekti; öncü oldu, örnek oldu… Şu andaki ürün portföyü ile de Türkiye’ye çok şey katıyor.

İnsansız Hava Aracı Sistemlerimizi hem Türkiye’de daha çok kullanılır hâle getirmek hem de ihraç etmek, en büyük hedefimiz. Bununla ilgili çeşitli çalışmalarımız ve görüşmelerimiz devam ediyor. Öte yandan, Yakıt Pili konusunun çok önemli olduğunu görmüşüz ve o konuda da önemli çalışmalar yapmışız. Hatta ürünlerimiz çıkmaya başladı. Şu anda geldiği noktada VESTEL Savunma, ülkemizin ileri teknoloji konularında çalışan, öncü olan bir firma.

AYESAŞ’a baktığımızda, Türk savunma ve havacılık sektörünün, özellikle ihtiyaç duyduğu bir şirket görüyoruz: Sistem entegrasyonu tarzında işleri yapabilen orta boy bir işletme; ama arkasında dev bir grup var. Hem kendi ürün portföyü var hem de platform entegratörlerinin ihtiyacı olan kaliteli ve proseslere bağlı işleri yapabilen bir firma. Millileştirme konusunda ihtiyaç duyulan sistem entegrasyonu ve alt teknoloji konularında her türlü hizmeti verebilecek kabiliyetlere sahip. Yüksek güvenilirlikli yazılım ve donanım tasarımı, testi, entegrasyonu konularında yıllara sair derin yetenek sahibi. Dahası, herhangi büyük bir proje için faaliyet gösterdiği alanlarda, çok hızlı genişleyip büyüyebilecek esnek bir yapısı var. Bu özellikleri ile sektörün dev platform entegratörleri için vazgeçilemez bir noktada duruyor ve küçük ölçekli firmalar ile büyük platform entegratörleri arasında önemli bir köprü vazifesi görüyor.

Bu noktada bir konuya dikkat çekmek isterim. Hızlı bir giriş yaptığımı vurgulamıştınız. Aynı hızla Savunma ve Havacılık Sanayii İmalatçılar Derneği (SaSaD) Yönetim Kurulu üyeliğini de devraldığım, derneğin, 20 Nisan’da yapılan Olağan Genel Kurulu’nda, Milli Savunma Bakanımız Sayın Fikri Işık, çok önemli bir noktaya değinip bir de çağrıda bulundu. Sektörün tutarlı büyümesi için sağlıklı bir tedarik piramidinin olması gerektiğini; KOBİ seviyesi firmaların desteklenerek geliştirildiği; orta ölçekli firmaların gelişimlerinin ise yeterince sağlanamadığını vurguladı. Büyük platform entegratörlerine seslenerek KOBİ’leri rakip olarak görmeyerek daha fazla kullanmaları ve geliştirmeleri çağrısında bulundu. VESTEL Savunma ve AYESAŞ gibi firmalar, tam da bu çağrı ile adreslenen noktada bulunuyor. Biz, Sayın Bakanımızın bahsettiği sağlıklı piramit yapısında, en üstteki büyük oyuncuların güçlü destek noktaları olma konusunda, tüm yetkinliklerimiz ve altyapımız ile hazırız.

MSI Dergisi: VESTEL Savunma ve AYESAŞ, kurumsal açıdan bakıldığında birbirinden farklı iki şirket. Bu şirketlerden nasıl bir sinerji ortaya çıkaracaksınız?

Öner TEKİN: Aslına bakacak olursanız farklı işler yapıyor olsalar da sonuçta aynı sektörde çalışıyorlar. Böyle iki firma, tek bir merkezden yönetildiği zaman, verimlilik ve kalite anlamında çok daha iyi sonuçlar elde edebilirsiniz. Benim gördüğüm ve incelediğim kadarıyla VESTEL Savunma ve AYESAŞ birlikteliğinde, şimdiye kadar, bu hep sağlanabilmiş. Bu sinerjiyi çok daha ileriye götüreceğiz.

MSI Dergisi: Önümüzdeki dönem için, sizin; kişisel, somut hedefleriniz var mı?

Öner TEKİN: Gerek VESTEL Savunma’da gerekse AYESAŞ’ta, şimdiye kadar yapılmış çok güzel işler var; çok güzel bir potansiyel yaratılmış. Şimdi bu potansiyeli kullanarak büyüme zamanı geldi. Bizim hedefimiz, çok net olarak, bu potansiyelden faydalanıp, gerek içerideki projelerde gerekse ihracat pazarlarında daha fazla rol almak. Bu hedeflere ulaşmamızı sağlayacak altyapının mevcut olduğunu görüyoruz; hedeflerimizi, kısa vadede, hızlı bir şekilde hayata geçirmek için çalışacağız.

MSI Dergisi: Kısa vade ifadenizden nasıl bir zaman dilimini kastediyorsunuz?

Öner TEKİN: Bahsettiklerimin vadesi aslında dündür. O yüzden hakikaten hızlı gideceğiz. Zaten şirket, şu anda büyüme ve hızlı ilerleme konusunda gerçekten iyi bir yerde. Ciddi anlamda bir büyüme hedefliyoruz.

MSI Dergisi: Bu süreçte, VESTEL Savunma’nın ürün yelpazesi de genişleyecek mi?

Öner TEKİN: Kesinlikle. Çantamda, milli teknolojilerimizin gelişimine katkı sağlayacağına inandığım güzel fikirlerle geldim. VESTEL Savunma için bizim vizyonumuz, İHA’lar cephesinde bir ürün ailesine sahip olmak. Bununla ilgili fizibilite çalışmasına başladık. İHA’lar konusunda, çok farklı bir portföye sahip olacağız. Ayrıca VESTEL Savunma, sektörün farklı alanlarında da iş yapar hâle gelecek.

Yatırımlar Devam Edecek

MSI Dergisi: Bahsettiğiniz bu faaliyetler kapsamında, VESTEL Savunma yeni yatırımlar da yapacak mı?

Öner TEKİN: Aslında burada, “VESTEL Savunma yatırım yapmaya devam edecek.” de diyebiliriz. VESTEL Savunma’nın bağlı olduğu Zorlu Grubu, Türkiye’ye inanmış, Türkiye’ye yatırım yapmış, Türkiye’de milli teknolojiler ve ürünler geliştirmiş, ihracat rekorları kırmış bir holding. Grup, savunma sanayisinin çok kritik olduğunun bilincinde. Bu nedenle elinden gelen tüm katkıyı vermek istiyor. Öyle ki yine kendi imkânlarıyla ülkemiz ihtiyacına cevap verebilmek için, sermaye ayırıp sektörümüzün önde gelen mühimmat üreticisiyle birlikte İHA’mızı silahlandırdık. Ve test uçuşlarını başarıyla gerçekleştirdik. Bu, Türkiye adına gurur verici bir olaydır. Bugüne kadar, görüldüğü üzere, sektöre ciddi yatırımlar yaptı ve bunların dönüşü henüz olmadı. Ama Zorlu Grubu, inandığı bu yolda, milli ürünler geliştirmek ve dışa bağımlılığımızı azaltmak gayesiyle yatırım yapmaya tüm varlığıyla devam ediyor.

Tabii burada, sektörde uygulanan bazı politikaların gözden geçirilmesi gerektiğini de belirtmek gerekiyor. Baktığımız zaman, geçmişte, bazı şeylerin bürokrasiye çok takıldığını görüyoruz. Projelerimizde, bu nedenle bazı sorunlar yaşadık. Böyle şeylerle karşılaşmış olmamıza rağmen, biz hâlâ hedefimize ve kendimize inanıyoruz. Her türlü engeli aşmak için de elimizden gelen her şeyi yapıyoruz. Devletimizden de bu konuda destek bekliyoruz.

MSI Dergisi: Bu noktada, size KARAYEL İHA’sı ile ilgili değerlendirmelerinizi sormak istiyoruz.

Öner TEKİN: Sonuçta, ülke olarak savunma ve havacılık sanayimizi geliştirmeye çalışıyoruz ve dün sahip olmadığımız teknolojileri elde etmeyi başarmış bir firma var ortada. Gelinen noktada, zorlu süreçlerden geçilerek elde edilmiş teknolojik kazanımların, bu kadar kolay harcanmaması gerektiğini düşünüyorum… 150’ye yakın pırıl pırıl mühendisimizin emeği ve motivasyonu ortada bırakılmış.

Tabii tüm bu sorunları çözecek olan da tüm paydaşlar olarak biziz… Şu anda tüm taraflar olarak büyük bir iyi niyetle çözmek de istiyoruz. Şu anda 10 tane uçağımız var ve hizmet alımı kapsamında, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından kullanıldı. Şükürler olsun ki; gerçekleştirilen 3.000 saati aşkın uçuşlarda, yüksek hassasiyetli bir başarı elde edildi ve tek bir kaza bile yaşanmadı. Çözüm ile ilgili görüşmelerimiz devam ediyor. Bu süreçte, bürokrasimizin de konuya yapıcı bir şekilde yaklaşmasını; neticede, milli bir servet olarak ortada duran ve esasen kendinden beklenen temel özellikleri istenen bir şekilde yerine getiren ve bunu da 3.000 saatlik başarılı görev uçuşu ile kanıtlamış bir İHA filosu söz konusu… Bu konuda, devletimizin destek olacağına inanıyoruz. Böylece, çalışmalarımıza daha da motive olarak devam etmek ve TSK ve savunma sanayimiz için, daha da güzel şeyler ortaya çıkartmak istiyoruz.

MSI Dergisi: Türkiye’nin; savunma, havacılık ve güvenlik sektörleri ile ilgili 25 milyar dolarlık iddialı bir 2023 ihracat hedefi var. VESTEL Savunma ve AYESAŞ, bu hedef için neler yapacak?

Öner TEKİN: Biliyorsunuz, VESTEL ’in sloganı, “Gururla Yerli.” Bahsettiğiniz hedeflere ulaşmak için gereken iki şey var. Birincisi, yerli ürünü ve üretimi desteklemek. İkincisi ise bu ürünleri, ülkemiz envanterine girmelerinin ardından ihraç etmek. Biz, benzer bir durumu, ULAK’ta yaşadık. Diyorlar ki; “Neden dünyaya satmıyorsunuz?” Başka pazarlara gittiğimizde, “Kendi ülkenizdeki operatörler kullanıyor mu?” diye soruyorlar. Bu soruya olumlu cevap veremeden nasıl satabilirim ki? ULAK için de sonuçta, ülkemizde ilk siparişler verildi ve artık daha güçlü bir şekilde yurt dışında pazarlanacak. Aynı yaklaşımın, sektördeki tüm ürünlerde gösterilmesi gerekmekte.

2023 hedefleri için, üst seviye bir stratejiye ihtiyaç var. Bununla ilgili çalışmalar da başladı. İhracat destekleri ile ilgili genel bir strateji ve aynı zamanda, bir kredilendirme mekanizması olması gerektiğini düşünüyoruz. Çünkü fiyatlarınızı ne kadar rekabetçi hâle getirirseniz getirin, rakibiniz, kredi ile geldiğinde, o ihaleyi kazanma şansınız olmuyor. Ben bunu çeşitli sektörlerde yakinen gördüm.
MSI Dergisi: Türkiye’nin önünde, TF-X gibi iddialı bir proje var. Bu projeye, VESTEL Savunma ve AYESAŞ’ın katkıları neler olabilir?

Öner TEKİN: Faaliyet gösterdiğimiz alanlarda, olgun bir ürün ailemiz ve derin kabiliyetlerimiz var. TF-X açısından baktığımızda, özellikle hem aviyonik yazılımı hem de donanımı konusunda, elektronik kart tasarımı ve üretimi, göstergeler, kontrol panelleri, kaliteli kablaj tasarımı ve üretimi ile bunların entagrasyonu konularında çok ciddi bir birikimimiz ve altyapımız bulunuyor. Yapımız genişlemeye uygun; yeni bir üretim bandı, yeni bir know-how, yeni bir sistem gerektiğinde, çok hızlı büyüyebilecek bir yapımız var. Havacılık sektöründe, her türlü konuda platform entegratörlerine süratli bir şekilde hizmet verebilecek bir altyapıya sahibiz. Tabii her şeyin ötesinde, arkamızda, VESTEL ’in, yılda 50 milyon elektronik kart üretme kapasitesi gibi kritik kabiliyet altyapıları bulunan Zorlu Grubu var.

MSI Dergisi: Eklemek istediğiniz başka bir konu var mı?

Öner TEKİN: MSI Dergisi, uzun yıllardır, benim de keyifle takip ettiğim bir yayın. Böyle güncel ve sektörün gündemini yakından takip eden bir yayın çıkarttığınız için teşekkür ederim.

İleri teknolojiye, milli ve yerli sistemlere inanan birisiyim. İlkleri yapmayı çok severim; o yüzden, ilkleri yapan bu iki firmaya geldim. Önümüzdeki dönemde, sektörün gelişmesi için, hep birlikte, yakın bir çalışma içerisinde bulunmayı ümit ediyorum.

VESTEL Savunma ve AYESAŞ Genel Müdürü Öner Tekin’e, zaman ayırıp sorularımızı cevaplandırdığı ve verdiği bilgiler için, okuyucularımız adına teşekkür ediyoruz.

 

Söyleşinin, dergimizde yayımlanan haline ulaşmak için:

http://www.milscint.com/tr/files/2017/06/124-127_144-idef2017-AYESAS-tr.pdf

3,173 toplam görüntüleme, 1 bugünkü görüntüleme