SSM, ROBOİK Yarışması ile Hayalleri Gerçeğe Dönüştürdü – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

SSM, ROBOİK Yarışması ile Hayalleri Gerçeğe Dönüştürdü

19 Ocak 2018

MSI Dergisi’nin 154’üncü sayısında yayımlanan “SSM, ROBOİK Yarışması ile Hayalleri Gerçeğe Dönüştürdü” başlıklı özel haber, MSI Dergisi’nin İnternet sitesinde paylaşılmıştır:

Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM)’nın, “Hayallerinizi Savunun” sloganıyla düzenlediği, İnsansız ve Otonom Kara Araçları Tasarım Yarışması ROBOİK’in ödül töreni, 14 Aralık’ta, Ankara’da gerçekleştirildi. Tören öncesinde düzenlenen İnsansız ve Akıllı Sistemler Çalıştayı ise sektörün, bu alandaki çalışmalarının son durumunu ortaya koydu. Etkinlikte, firma stantlarından oluşan mini bir sergi alanı da yer aldı.

 

SSM’nin düzenlediği ilk tasarım yarışması olan ROBOİK’e, 302 bireysel başvuru, 21 kurumsal başvuru ve 103 ekip başvurusu yapıldı. Bunlardan 17 tanesi finale kaldı ve posterleri, tören alanında sergilendi. Tüm başvuranların kişi olarak toplam sayısı ise 634 oldu.

Yarışmada, tasarımlar, şu kriterlere ve katsayılara göre değerlendirildi:

  • Yenilikçi yaklaşım – 0,275
  • İhtiyaçlara cevap verebilme – 0,225
  • Üretim ve uygulanabilirlik – 0,175
  • Görsel Değerlendirme – 0,175
  • Konsept detaylandırma – 0,150

Yarışmanın jüri üyeleri ise şu kişilerden oluştu:

  • Prof. Dr. Metin Yerebakan (İstanbul Ticaret Üniversitesi – Jüri Başkanı)
  • Dr. Celal Sami Tüfekçi (SSM)
  • Bilal Aktaş (SSM)
  • Gökhan Uçar (SSM)
  • Dr. Şaduman Aziz (SSM)
  • Nuri Erginer (SSM)
  • Prof. Dr. Hüseyin Rıza Börklü (Gazi Üniversitesi)
  • Prof. Dr. Alpay Er (Özyeğin Üniversitesi)
  • Yrd. Doç. Dr. Aydın Öztoprak (TOBB Üniversitesi)
  • Yrd. Doç. Dr. Cem Alpay (İstanbul Teknik Üniversitesi)
  • Yrd. Doç. Dr. Hakan Ertem (Marmara Üniversitesi)
  • Ece Arıburun Kırca (İstanbul Teknik Üniversitesi)
  • Ozan Korkmaz (TÜBİTAK)
  • Fatih Karahan (Türk Patent ve Marka Kurumu)
  • Şahan Sümer (Katmerciler)
  • Uğur Turhan (Otokar)

ROBOİK, SSM’nin, diğer alanlarda da yapmayı planladığı yarışmaların, ilk adımını oluşturuyor. 2018 yılında da tekrarlanacak yarışmada, bir dizi değişiklik olacak. Bu yıl, farklı kategoriler olsa da tüm yarışmacılar bir arada değerlendirildi. 2018’de ise kendi içinde değerlendirilecek, 2 kategori olacak. Üniversite ya da teknik meslek lisesi öğrencilerinin ve diğer bireysel tasarımcıların katılabileceği “Üniversiteler” kategorisinde, yenilikçilik odaklı tasarımlar değerlendirilecek. Katılımcılardan, tasarım ya da algoritma geliştirme aşamasında çalışmalarla başvurmaları beklenecek. Firmalar kategorisi ise performans odaklı olacak ve prototip geliştirilmesini kapsayacak. Her iki kategori de iki aşamalı olacak ve bir ön elemeyi içerecek. Firmalar kategorisinde, ikinci aşamada, prototipin maliyeti, belirli sınırlar içinde karşılanacak. Yarışmada örnek alınacak senaryolar, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK), Jandarma Genel Komutanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM)’nün girdileri ile oluşturulacak. ROBOİK 2018’in ayrıntılarının, yılın ilk aylarında açıklanması planlanıyor.

SSM’nin Vizyonunda Robot Askerler Var

Çalıştayın açılış oturumunda, kürsüye ilk olarak, SSM İnsansız ve Akıllı Sistemler Daire Başkanı Gökhan Uçar geldi. SSM’nin insansız sistemler alanındaki çalışmaları ve yarışma ile ilgili bilgiler veren Uçar, SSM’nin bu alandaki vizyonunu şöyle ifade etti: “Kara, deniz ve hava unsurlarının müştereken görev yaptığı; hatta robot askerlerin muharebeye katıldığı muharebe ortamı, bizim için bir hedeftir ve gelecek planlamamızı bu hedefe göre yapıyoruz.” Uçar, millileştirilen insansız hava aracı bileşenlerini ise şöyle sıraladı: Yer kontrol istasyonu, veri linki, uzak görüntü terminali, uydu yer terminali, motor, görüntü işleme, EO/IR kamera, SAR, geniş alan gözetleme, görev planlama yazılımı, mühimmat, uçuş kontrol bilgisayarı, görev bilgisayarı, otopilot ve otomatik kalkış iniş sistemi.

 

Başlangıç ve İlk Adım

Açılış oturumunun diğer konuşmasını, Savunma Sanayii Müsteşarı Prof. Dr. İsmail Demir yaptı. Prof. Dr. Demir, yarışma ile ilgili düşüncelerini, şöyle ifade etti: “Bugün aslında bir başlangıcı yaşıyoruz. ROBOİK yarışmamız, Müsteşarlığımız bünyesinde, uzun zamandır fikir olarak konuştuğumuz ve devamında çok şeyler beklediğimiz; sektörü, gençlerimizi, tasarımcılarımızı, müteşebbislerimizi harekete geçirecek, ilgilerini tetikleyecek ve devamında takip edilmesini ve sonuç alınmasını sağlayacak bir yolun başlangıcı ve ilk adımı.”

Prof. Dr. Demir, gelecekteki yarışmalarda, SSM’nin oynamasını öngördükleri role de değindi: “Müsteşarlık olarak, insan gücümüz ve eleman sayımız, yürüttüğümüz projelerle karşılaştırıldığında, bu tür kavramsal ve stratejik projeleri hayata geçirmek için çok yeterli değil. Biz, [rolümüzü], bir anlamda fikri oluşturmak, beslemek, hayata geçirmek, tüm katılımcıları çekmek ve yola çıkılmasını sağlamak [olarak görüyoruz]. Sonrasında o çarkın dönmesini, sektöre, akademiye, bireylere bırakmak istiyoruz. Her türlü desteği vereceğiz.”

  

Çalıştayın ve törenin gerçekleştirildiği salonda, 3 boyutlu bir yazıcı, etkinliğin başlangıcından itibaren, yarışmada birinci olan tasarımı üretmeye başladı (sağda ve aşağıda). Böylece etkinlik devam ederken bir yandan da katılımcılar, meraklı bakışlarla hangi tasarımın birinci geldiğini anlamaya çalıştı. Baskı işlemi, ödül töreninin hemen öncesinde sona erdi.

 

Prof. Dr. Demir, yarışmanın ilk defa düzenlenmesi nedeniyle bazı aksaklıkların yaşanmış olabileceğini; her kesimden geri bildirimleri dinlediklerini belirtti. Dereceye giremeseler bile tüm yarışmacıları, bu yolda ilerlemeye devam etmeye çağırdı.

ALPERA, standında, insansız kara aracı çözümünü sergiledi.

Açılış oturumunun ardından, sırası ile Birinci Kara Grubu Vizyon Paylaşımı, Hava Grubu Vizyon Paylaşımı, İkinci Kara Grubu Vizyon Paylaşımı ve Deniz Grubu Vizyon Paylaşımı panelleri gerçekleştirildi. Panellerde, sektör firmaları, insansız sistemlerle ilgili vizyonlarını ve çalışmalarını anlattı.

Altınay’ın Yol Haritası Hazır

Altınay Havacılık ve İleri Teknolojiler İş Geliştirme Müdürü Murat Koç, Hava Grubu Vizyon Paylaşımı oturumunda yaptığı sunumda, Altınay’ın insansız hava araçları (İHA’ları) ile ilgili yol haritasını anlattı.

Firma, İHA konusunda, ASELSAN ile yakın bir iş birliği içerisinde. ASELSAN’ın çeşitli çözümleri, Altınay’ın İHA’larını kullanıyor. Örneğin, etkinlikte, ASELSAN standında da sergilenen SERÇE sistemi, Altınay’ın Y6-850 aracı üzerinde şekillendiriliyor. Koç, ASELSAN ile savunma sanayisinde örnek gösterilecek bir ana yüklenici – alt yüklenici ilişkileri olduğunu belirtti.

Altınay’ın öngördüğü ürün ailesinde, orta sınıf İHA olarak geçen Y6-850, TSK’ya, 2016 yılında 200 adet; 2017 yılında da 1.500 adet teslim edildi. Araçlar, toplamda, 10.000 saatin üzerinde uçuş gerçekleştirdi. Ürün ailesinin, şu üyelerle genişlemesi planlanıyor:

  • X4-S Mini İHA: İlk prototipinin 2018 yılında uçması planlanan X4-S; 20 dakika havada kalabilecek. Kalkış ağırlığı 1 kg, faydalı yükü 200 g olacak. 90 x 120 x 300 mm boyutlarındaki araç, görüş hattında, 2 km’ye kadar kumanda edilebilecek.
  • X4-700 Orta Sınıf İHA: Y6-850’nin daha yüksek performanslı sürümü, X4-700 olacak. 2018 için hedef, 45 dakika havada kalış. İlerleyen yıllarda, bu süre, 60 dakikaya çıkartılacak. Bu hava aracının, TEPEGÖZ projesinde de kullanılması öngörülüyor.
  • X8 Yüksek Taşıma Kapasiteli İHA: Karşılıklı rotorlarının uçları arasındaki mesafe 1.400 mm olan bu aracın, MAM-C gibi bir mühimmatı taşıyabilmesi öngörülüyor. Bu İHA’nın kalkış ağırlığı 35 kg ve faydalı yük miktarı 15 kg olacak; 10 km’ye kadar kumanda edilebilecek.
  • VTOL Sabit Kanatlı İHA: 2019 yılı başında prototip araç ile ilk uçuşun gerçekleştirilmesi planlanıyor.

Altınay, PTT’nin talebi ile kargo taşıma amaçlı bir İHA konusunda da çalışıyor. Firma ayrıca, İHA Kontrol Merkezi konusunda, PTT ve Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ile görüşüyor.

Altınay, standında, insansız kara aracı çözümünü de sergiledi. Firma, bu alanda da ASELSAN ile yakın iş birliği yapıyor. Ayrıca SSM ile atılabilir kara aracı konusunda çalışmalar yürütüyor.

  

ASELSAN İnsansızlaştırmaya Odaklanıyor

ASELSAN, insansız sistemler alanına, bu sistemlerin kullandığı platformu geliştirecek firma olarak değil, herhangi bir platformun insansızlaştırılmasını sağlayan çözüm ortağı olarak yaklaşıyor. Firmanın insansız sistem çözümleri, tüm alanları; kara, deniz ve havayı kapsıyor. Çalıştayda ise ASELSAN’ın, kara ve deniz çözümleri ön plan çıktı. Birinci Kara Grubu Vizyon Paylaşımı panelinde, ASELSAN İnsansız Kara Araçları Proje Yöneticisi Çiğdem Şen Özer; Deniz Grubu Vizyon Paylaşımı panelinde ise ASELSAN MGEO İnsansız Kara ve Deniz Araçları Program Müdürlüğü’nden Kubilay Çınar, birer sunum yaptılar.

ASELSAN’ın insansız kara sistemleri ürün ailesi; KAPLAN ve ERTUĞRUL robotlarından, tarım uygulamaları için Otomatik Traktör Dümenleme (OTAK) sisteminden ve mevcut araçları insansızlaştıran çözümlerden oluşuyor. Bunlardan ERTUĞRUL robotlarının EGM için seri üretimi devam ediyor.

ASELSAN’ın insansız kara araçları konusundaki yol haritasında ise şu sistemler ve teknolojiler bulunuyor: Taktik Silahlı İnsansız Kara Aracı, Fırlatılabilir Robot, KAPLAN Milli El Yapımı Patlayıcı (EYP) Tespit Robotu, Sırtta Taşınabilir Robot, EYP İmha Robotu, Müşterek İnsansız Araç Kontrolü ve konvoy takibi.

ASELSAN’ın deniz alanındaki çalışmaları ise özellikle eğitimde gerçekliği sağlamak amacına hizmet ediyor. Firmanın ALBATROS-T süratli suüstü hedefi, 2017 yılının Nisan ayından beri, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı (Dz.K.K.lığı) tarafından, özellikle asimetrik tehditleri içeren senaryolarda kullanılıyor. ARI-1T döner kanatlı İHA ise atış testlerinde, atış isabet bilgisi sağlanması amacıyla hizmet veriyor.

ALBATROS-T süratli suüstü hedefi

ASELSAN’ın, daha önce, Dz.K.K.lığından gelen talep üzerine geliştirdiği ve keşif-gözetleme ve karakol gibi görevleri yerine getirebilen LEVENT insansız suüstü aracı ise Gölcük Tersanesi’nde konuşlu bulunuyor. Bu araç; radar, elektro-optik sistem ve 7,62 mm uzaktan komutalı silah sistemi gibi faydalı yükleri taşıyabiliyor. LEVENT’in bir sürümünün, suüstü hedef çekme aracı olarak kullanılması da gündemde.

SERÇE-1 çok rotorlu İHA, ASELSAN’ın hava tarafındaki çözümleri arasında yer alıyor.

ASELSAN’ın insansız deniz sistemleri ile ilgili yol haritasında, 2018’de, deniz dibi haritalama amacı ile kullanılacak, yarı otonom inansız suüstü vasıtası (MESAHA) bulunuyor. Firma, eğitim tarafındaki faaliyetlerini de bir sonraki aşamaya geçirerek, sahile dayalı bir atış test eğitim merkezi açmayı planlıyor.

ASELSAN’ın gündemindeki bir diğer konu da mayın harbi için insansız sualtı araçları. Bunların, mayın avlama gemilerinin yanı sıra geleceğin TCG ANADOLU’su gibi platformlarda da kullanılabileceği öngörülüyor.

Baykar Makina, Başarısını, Geleceğe Taşımak İstiyor

Hava Grubu Vizyon Paylaşımı panelinde, Baykar Makina’nın çalışmalarını, Tayyar Süngü anlattı. Panelin yapıldığı tarihte, BAYRAKTAR TB2 taktik İHA, TSK envanterinde 32; EGM envanterinde ise 6 uçak ile hizmet veriyordu. Bunların 15 tanesi, silahlı İHA olarak görev yapıyor. Tüm uçakların toplam uçuş saati, 35.000’ini geçmişti. Baykar Mini İHA sisteminden ise TSK ve EGM envanterinde, toplam 220 tane bulunuyor. Bunların toplam uçuş saati de 100.000’i geçti.

Süngü, askeri alanda bir paradigma değişimi yaşandığını; bilgisayar ve ağ teknolojilerindeki gelişim ile ağ merkezli harp konseptinin yaygınlık kazandığını belirtti. Baykar Makina, bu ortamda İHA’ların öneminin artacağını ve insansız savaş uçaklarının, 2035 yılında envanterde yer almaya başlayacağını öngörüyor. Bu tabloda, elektromanyetik spektrumun kullanılması ve korunması da önem kazanacak.

Baykar Makina, Müşterek İHA Komuta Kontrol Merkezi (MİKOM)’nin kurulması konusunda çalışıyor. Firma, eğitim, test ve teknoloji mükemmeliyet merkezleri kurulması konularında da faaliyet gösteriyor.

BMC, İnsansız Sistemler Alanına Girmeye Hazır

Birinci Kara Grubu Vizyon Paylaşımı panelinde konuşan BMC Proje Müdürü Doruk Akyıldız, firmanın, insansız çözümlere yaklaşımını katılımcılarla paylaştı. BMC’nin, henüz geliştirdiği bir insansız kara aracı ya da insansız hâle getirdiği bir aracı bulunmuyor. Akyıldız, “Gelecekte tabii ki olacak. Bu konuda düşüncelerimiz var. Şu aşamada bizim ana işimiz, insanız sistemleri araçlarımıza entegre ederek bunların değerlenmesini sağlamak. Bu konuda da şimdilik en büyük çözüm ortağımız ASELSAN.” şeklinde konuştu. Bu çalışmalar kapsamında BMC, AMAZON’un, ASELSAN’ın SARP DUAL uzaktan komutalı silah sistemi ile atışlarını, Katar’da başarıyla tamamladı. SSM ile 8 Ağustos’ta imzaladığı TTA-2 projesinde ise KİRPİ’ye, ASELSAN’ın ÇAK-II robot kolunu ve Taktik Araç Kumanda Kiti (TAK)’ni entegre edecek. TAK, KİRPİ’nin ve faydalı yüklerinin, uzaktan kumanda edilmesini sağlayacak.

Akyıldız, BMC’nin diğer çalışmaları ile ilgili de ayrıntılar paylaştı. BMC, VURAN’a, J.G.K.lığının ihtiyacını karşılamak için, ASELSAN’ın 120 mm otomatik havan sistemini entegre ediyor. Ayrıca, AMAZON’dan daha küçük boyutlu, ŞAHİN adlı bir 4×4 araç üzerinde çalışıyor.

Akyıldız, BMC’nin, insansız sistemlerin entegrasyonu için, 10.000 adamxsaatlik mühendislik işçiliği ve 1.000.000 lira özkaynak ayırdığı bilgisini de katılımcılarla paylaştı.

 

DATUM, Sektörün Test İhtiyaçlarını Karşılayacak

DATUM firmasının kurucusu Münir Cansın Özden, Deniz Grubu Vizyon Paylaşımı panelinde, İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) ve DATUM bünyesinde yaptıkları çalışmaları, katılımcılarla paylaştı. Bir SSM projesinin teknoloji kazanım yükümlülüğü kapsamında, İTÜ’de, deniz araçları için kavitasyon tüneli ve manevra deney sistemi geliştiriliyor. DATUM ise denizaltı tasarımlarının ve pervane formlarının testleri üzerinde çalışıyor. Firmanın başarımları arasında, 5 eksenli CNC tezgâhı kullanarak kavitasyon tünelinde test edilebilecek hassasiyette pervane üretiminin gerçekleştirilmesi yer alıyor.

 

Koray Ulu, geleceğin askeri kara araçlarına örnek olarak, FNSS MILDESIGN 2011’de, Profesyonel Kategori’de 1’inci olan Bülent Özkurt’un tasarımını gösterdi.

FNSS, Gözünü, Sivil Teknolojileri Askeri Alana Taşımaya Dikti

FNSS Yeni Ürünlerden Sorumlu Program Yöneticisi Koray Ulu, Birinci Kara Grubu Vizyon Paylaşımı panelinde yaptığı sunumda, sivil sektörde otomotiv alanında yapılan yatırımların, savunma sanayisini de etkileyeceğine değindi. Hibrit ve elektrikli araçlar ve bunların bataryaları ile ilgili sivil sektörde yapılan çalışmaların, askeri araçları da kısa sürede etkilemeye başlayacağı öngörülüyor.

Ulu, otonom araçların ana bileşenlerinin; sensörler, araç bilgisayarı ile güç ve güç aktarma organları olduğunu belirtti ve “FNSS olarak hedefimiz, araçlarımızda, bu sensör teknolojilerinin getirdiği avantajları kullanabilecek, bunların hızlı bir şekilde entegre edilmesini sağlayacak altyapıyı oluşturabilmek.” dedi.

İnsansız Kara Araçlarının Öncüsü Katmerciler

UKAP (Uzaktan Kumandalı Araç Platformu)’ın lansmanını IDEF 2017’de gerçekleştiren Katmerciler, etkinliğe, ana yükleniciler arasında, insansız kara aracı çözümünü pazarlayan tek firma olarak katıldı. Katmerciler Savunma Ürünleri Pazar Segmenti Yöneticisi Yusuf Öztoprak, İkinci Kara Grubu Vizyon Paylaşımı panelinde yaptığı sunumda, UKAP’ın geliştirilmesinin hikâyesini de anlattı. Son yıllarda, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde, meskûn mahalde yürütülen terörle mücadele faaliyetleri sırasında ortaya çıkan ihtiyaçları karşılamak için Katmerciler, Uzaktan Kumandalı Ekskavatör ve Uzaktan Kumandalı Zırhlı Loader geliştirdi. Başarıyla kullanılan bu sistemler, hâlen hizmet vermeye devam ediyor. Bu araçların kullanımında, yüksek güvenilirlikli kontrol sisteminin ve yüksek hassasiyetli, ergonomik operatör istasyonunun önemi ortaya çıktı ve Katmerciler, çözümlerini, kullanıcı geri bildirimleri ile daha da geliştirdi. Firma, tüm bu süreçte edindiği birikim ve tecrübeyle UKAP’ı geliştirdi.

UKAP ile ilgili çalışmalar, 2016 yılında başladı. Araç, farklı seviyelerde hibrit güç paketleri ile donatılabiliyor: Tamamen elektrikli, elektro-hidrolik ve tamamen sıvı yakıtlı sürümlere sahip. Alt sistemlere inildiğinde; aracın elektronik ve elektromekanik sistemleri ile amortisörü ve yürüyüş sistemleri, Katmerciler tarafından tasarlandı.

Katmerciler’in insansız kara araçları ile ilgili yaklaşımı, basit ve işlevsel çözümler geliştirmek üzerine. Öztoprak, bunu şu sözlerle açıkladı: “Biz, Boston Dynamics’in yaptığının aksine; daha basit, parçaları daha kolay değiştirilebilir ve herkesin bildiği, geliştirebileceği teknolojiler üzerine kurulu ve en önemlisi, kolaylıkla feda edilebilir sistemlerin tercih edileceğini düşünüyoruz.”

UKAP, farklı görevleri üstlenebiliyor

Öztoprak, iki konuya daha dikkat çekti. Bunlardan ilki, yeni nesil insansız kara araçlarının, insanlı araçların tasarım kalıplarının dışına çıkabileceği oldu. ROBOİK’te bunun örneklerini gördüklerini belirten Öztoprak’ın dikkat çektiği ikinci konu ise insansız kara araçlarının güvenliğiydi. İHA’lardan farklı olarak bu araçlar, tehdide daha açık; dolayısıyla güvenlik unsurlarının birçok kademeden oluşması gerekiyor.

 

                       

UKAP’ın genişliği (solda) ve yüksekliği (sağda) değişebiliyor.

 

IDEF 2019’un Sürprizi, Nurol Makina’dan

Nurol Makina’nın insansız kara sistemleri ile ilgili faaliyetlerini, İdari ve Mali İşler Genel Müdür Yardımcısı Kemal Uyar, İkinci Kara Grubu Vizyon Paylaşımı panelinde anlattı. Firma, bugüne kadar, insansız sistemlerin araçlarına entegre edilmesi ve araçlarının uzaktan kumanda edilebilir hâle getirilmesi çalışmalarında bulundu. Nurol Makina’nın tüm araçları, 5 km’lik bir yarıçap içerisinde uzaktan komuta edilebilecek şekilde, yarı otonom özelliğe sahip. Bu sırada, araçların üzerindeki faydalı yükler de yine uzaktan kullanılabiliyor. İnsansız sistemlerle ilgili bir diğer proje de TEPEGÖZ. Bu proje, döner kanatlı bir İHA’nın, Nurol Makina araçlarına entegre edilmesini ve araca bağlı bir kablo üzerinden çalışmasını kapsıyor.

Nurol Makina’nın hedefleri ise büyük. Firma, IDEF 2019’da, tam otonom, kendi kendine karar veren, araziyi tanıyıp kararlar alabilen, tüm fonksiyonlarını kullanabilen bir aracı tanıtmayı planlıyor.

ASELSAN, uzaktan kumanda edilebilir hâle getirilen Nurol Makina EJDER YALÇIN aracını, IDEF 2017’de, kendi standında sergilemişti.

 

Otokar, Emin Adımlarla İlerliyor

Otokar’ın gündeminde, otonom hareket edebilen kara araçları geliştirmek bulunuyor. Firma, bu amacına aşama aşama ilerleyeceği, yol haritasını da belirlemiş durumda. Otokar Zırhlı Araçlar Sistem Mühendisliği Direktörü Korkut Kibaroğlu, Birinci Kara Grubu Vizyon Paylaşımı panelinde, bu yol haritasını anlattı:

  • Günümüzde üreticiler, klasik araçlara; yol takibi, adaptif hız kontrolü, yokuş kalkış desteği, kör nokta algılama, çarpışma önleme gibi sürücü destek sistemlerini entegre ederek, araçların sürüş emniyetini arttırıyor. Bu destek sistemleri, otonom araçların da vazgeçilmez temel bileşenleri arasında yer alıyor.
  • Sürücü destek sistemleri ile donatılmış bir araç, uzaktan kontrol edilebilir hâle getirilebiliyor. Destek sistemleri, sürücünün araç içinde olsa kendi duyuları ile algılayabileceği, virajda savrulma gibi durumlarda devreye girerek, uzaktan kontrolün sakıncalarını ortadan kaldıracak.
  • Bir sonraki adım, kısmi otonomi olacak. Bu araçlarda; hız düşürme, fren yapma, mesafe koruma, yol sınırları içerisinde kalma, yol-arazi durumuna göre sürüş modu seçme gibi bazı kararlar, araç tarafından alınarak sürücüye destek sağlanacak.
  • Yarı otonom araçların ardından, nihai hedef olan tam otonomiye geçilecek.

Otokar, tam otonom bir araca giden yoldaki aşamaları belirledi ve çalışmalarını, bu doğrultuda sürdürüyor.

 

STM Altyapısını Hazırladı

IDEF 2017’de insansız hava araçlarının lansmanını yapan STM, insansız deniz sistemleri konusunda da hazırlıklarını sürdürüyor. STM Deniz Projeleri Ar-Ge Yöneticisi Hakan Altınköprü, bu alandaki çalışmaları hakkında bilgi verdi.

STM, insansız deniz araçları için, şöyle bir sınıflandırma kullanıyor:

  • 0-7 m Arası, Küçük Boy İnsansız Deniz Araçları: Bunlar, araştırma maksatlı olarak oşinografik çalışmalarda ve üniversite çalışmalarında kullanılıyor.
  • 7-11 m Arası, Orta Boy İnsansız Deniz Araçları: Liman koruması ve silahlı gözetleme gibi görevlerde kullanılıyor.
  • Dalabilen Tip İnsansız Deniz Araçları
  • 11 m Üzeri, Uzun Menzilli İnsansız Deniz Araçları: Bunların örnekleri, yeni yeni çıkıyor. DARPA’nın denemelerini gerçekleştirdiği Sea Hunter, bu araçların en güncel örneği.

Altınköprü, İHA’ların ve insansız kara araçlarının, çatışma bölgelerinde denenmiş oldukları için, insansız deniz araçlarının bir adım önünde olduğuna dikkat çekti. İnsansız deniz araçları için gelecekte; sürü harekâtı, otonom arama kurtarma, sızma harekâtı (dalabilme özelliği ile) ve elektronik harp görevlerinin öne çıkacağını belirten Altınköprü, STM’nin de çalışmalarını bu yönde sürdürdüğünü söyledi. Firma, dinleme ve gözetleme uygulaması üzerinde çalışıyor.

TUSAŞ, ANKA’nın Açtığı Yoldan İlerliyor

TUSAŞ İHA Sistemleri Sistem Mühendisliği Müdürü Nevzat Polat, Hava Grubu Vizyon Paylaşımı panelinde, firmanın, İHA alanındaki çalışmalarının son durumunu katılımcılarla paylaştı.

TUSAŞ, 2010 yılının Aralık ayında ilk uçuşunu gerçekleştiren, 23.000 ft irtifada 18 saat görev yapabilen Blok A sürümünün ardından, ANKA’nın şu modellerini geliştirdi:

  • İlk uçuşunu ve ilk atışını, 2013 yılının Mayıs ayında gerçekleştiren silahlı sürüm (Blok C).
  • İlk uçuşunu, 2015 yılının Ocak ayında gerçekleştiren ve 2016 yılının Ekim ayında kabulü gerçekleştirilen Blok B. Bu sürüm, elektro-optik faydalı yükün yanı sıra SAR/ISAR/GMTI yetenekli radar da taşıyor. 30.000 irtifada 24 saat görev yapabiliyor.
  • Kalifikasyon aşamasında olan Blok S. Bu sürüm, uydudan da kontrol edilebiliyor. Telsiz rölesi, PLS ve yüksek çözünürlüklü elektro-optik algılayıcı faydalı yüklerini de taşıyabiliyor. Bu sürümde; milli IFF, kriptolu haberleşme, milli uçuş kontrol bilgisayarı ve haberleşme arayüz kontrol birimi de bulunuyor. Aracın aviyoniklerinin yazılımı ve donanımı, aynı zamanda, DO-178B ve DO-254 uyumlu.
  • İlk teslimatı tamamlanan Blok SiB, Blok B’den türetildi ve elektronik harp görevlerinde kullanılıyor.

ANKA’ya, L-UMTAS, CİRİT ve MAM-L entegrasyonları tamamlandı. CİRİT ve MAM-L ile atışlar yapıldı. Elazığ’da görev yapan ANKA’lar, MAM-L ile silahlı görevler de icra ediyor. ANKA’ya, MAM-C ve TEBER 81/82 entegrasyon çalışmaları da devam ediyor.

TUSAŞ, hâlen yüksek faydalı yük taşıma kapasitesine sahip İHA sistemi ve yüksek irtifa ve uzun havada kalış (HALE) özelliklerine sahip bir İHA üzerinde çalışmalarını sürdürüyor. 2019 yılı içerisinde ilk uçuşunu yapması planlanan, yüksek faydalı yük taşıma kapasitesine sahip İHA sisteminin, yaklaşık 3,5 tonluk kalkış ağırlığına ve 800 kg faydalı yük taşıma kapasitesine sahip olması öngörülüyor. HALE İHA ise 5,5 ton kalkış ağırlığına ve 300 kg faydalı yüke sahip olacak.

 

Hayallerin Gerçeğe Dönüştüğü An

Çalıştayın sona ermesi ile ödül törenine geçildi. Ödüllerin açıklanmasından önce, Jüri Başkanı Prof. Dr. Metin Yerebakan, jüri adına, kısa bir konuşma yaptı. Prof. Dr. Yerebakan, Türkiye’de bu alanda, daha önce FNSS’nin düzenlediği yarışmalar olduğunu; ROBOİK’in ise SSM için bir ilk olduğunu belirtti. Başvuru sayısına bakıldığında, Türkiye’nin potansiyelinin bunlardan çok daha büyük olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Yerebakan, gelecek yıllarda, başvuru sayısının artacağına dair inancını ifade etti.

 

Yarışmada birinci olan tasarım Efe

 

Yarışmada ikinci olan tasarım Dost

 

Yarışmada üçüncü olan tasarım OTASAR

 

Yarışmada ödül kazananlar, şöyle sıralandı:

  • Birincilik Ödülü: Efe isimli tasarımı ile Uğraş Akpınar
  • İkincilik Ödülü: Dost Otonom Robot isimli tasarımı ile Çağrı Demirbaş
  • Üçüncülük Ödülü: OTASAR isimli tasarımı ile Hakan C. Yıldız
  • Mansiyon Ödülü: YUNT isimli tasarımları ile Utku Yücelmiş ve Nurullah Taşkıran
  • Mansiyon Ödülü: Gergedan isimli tasarımı ile Tolga Yaşar Yılmaz
  • Mansiyon Ödülü: Atılgan-1 isimli tasarımı ile Volkan Gökalp
  • Mansiyon Ödülü: MERGEN isimli tasarımları ile Levent Tuna ve Cengiz Akarsu
  • Jüri Teşvik Ödülü: Baykuş isimli tasarımları ile Barış Bumin, Sayit Alişan ve Abdulkadir Uruç

Ödüllerin verilmesinden sonra söz alan Savunma Sanayii Müsteşar Yardımcısı Dr. Celal Sami Tüfekçi, şunları söyledi: “Burada, her bir katılımcının kattığı değer ile bu zirveyi oluşturduk… Bu tasarımların hepsi, arşivimizde olacak. Hepsinin sağladığı farklı faydalar var. Yarışmacılarımızın sunduğu tekliflerden, yeni şeyler öğreniyoruz. Bunlar, zaman içerisinde değerlendirilecektir. Sanayileşme Dairemiz bünyesinde, Teknoloji Transfer Ofisimiz var. Arşivinde bu bilgiler tutulacak… Yarışmada doğrudan ödül alamayanlar arasında, önümüzdeki aylar ya da yıllar içerisinde, üretilmesine karar verilecekler olabilir.”

Etkinlik, toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.

Jüri Teşvik Ödülü, Prof. Dr. Yerebakan tarafından verildi.

 

MERGEN ekibinin Mansiyon Ödülü’nü, SSM Kurumsal Kalite ve İştirakler Yönetimi Daire Başkanı Veysel Pekuz verdi.

Volkan Gökalp, Mansiyon Ödülü’nü, Veysel Pekuz’dan aldı.

FNSS Lider Endüstriyel Tasarımcısı Tolga Yaşar Yılmaz’a, Mansiyon Ödülü’nü, Veysel Pekuz verdi. Yılmaz, yarışmaya katılıma motivasyonu ile ilgili olarak, “TSK’nın amaçları nedir, ihtiyaçları nedir, ne çözüm üretebiliriz diye yola çıktık.” dedi.

YUNT ekibinin Mansiyon Ödülü’nü, Veysel Pekuz verdi.

Çağrı Demirbaş’a İkincilik Ödülü’nü, SSM Sanayileşme Dairesi Başkanı Bilal Aktaş verdi.

Yarışmanın birincisi Uğraş Akpınar, ödülünü, Dr. Celal Sami Tüfekçi’den aldı. Akpınar, teşekkür konuşmasında, “Kazanan, kazanmayan herkesin çorbada tuzu var.” dedi.

 

1,925 toplam görüntüleme, 5 bugünkü görüntüleme