STM, 2023’te, Dünyanın İlk 50 Savunma Şirketinden Biri Olacak – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

STM, 2023’te, Dünyanın İlk 50 Savunma Şirketinden Biri Olacak

4 Şubat 2019

MSI Dergisi’nin 171’inci sayısında yayımlanan özel haber, derginin İnternet sitesinde paylaşılmıştır:

 

STM, Türk savunma ve havacılık sektörünün 2023 hedeflerine nasıl katkı vereceğini, 5 Aralık’ta düzenlediği, “STM Vizyon 2023 Basın Buluşması” etkinliğinde anlattı. STM Genel Müdürü Murat İkinci, sektörün faaliyet göstermediği alanlarda geliştirdikleri yetenekler ve çözümleri, uzun vadeli ve kararlı ihracat çalışmaları ile dünya genelindeki kullanıcılara sunacaklarını belirtti. STM’nin en kritik hedeflerinden biri ise 2023’te, dünyanın ilk 50 savunma şirketinden biri olmak.

 

Türkiye’nin, 2023 yılı için koyulan 500 milyar dolarlık ihracat hedefini ve bunun savunma, güvenlik ve havacılık sektörlerine düşen payı olan 25 milyar dolar ihracatı gerçekleştirmek, yeni bakış açıları ve iş yapış tarzları gerektiriyor. Bu yaklaşımla STM, hem neler yapacağını hem nasıl yapacağını hem de nasıl bir ciroyu hedeflediğini, “STM Vizyon 2023 Basın Buluşması”nda anlattı.

Yaklaşık 20 yıldır STM’de çalışan ve mühendis olarak başladığı STM kariyerinde farklı kademelerde görev yapan Murat İkinci, 17 Ağustos itibarıyla Genel Müdürlük görevine getirildi.

 

STM Genel Müdürü Murat İkinci, toplantının açılışını, şu sözlerle yaptı: “STM, yaklaşık 27 yıl önce, Savunma Sanayii İcra Komitesi’nin kararı ile kurulmuş bir şirket. Temel amacı da Türkiye’de o günlerde eksik olan savunma teknolojilerini geliştirmek ve bu alandaki mühendislik birikimini ve deneyimi oluşturmak. O günden bu güne de STM, savunma sanayisinde aklınıza gelen bütün projelere katkı yapmış, milli olarak teknolojinin geliştirilmesi için çok ciddi çalışmalarda bulunmuştur. Bugün ortaya çıkan birçok platformun milli olmasında, STM’nin çok büyük payı vardır. Onun için son günlerde gündeme gelen milli teknoloji hamlesini, çok ciddi önemsiyoruz ve ona çok ciddi destek veriyoruz… STM, bugüne kadar hep mühendislik ve teknoloji alanında farklılık gösterdi. Sayın Cumhurbaşkanımızın, bilindiği üzere 2023 vizyonu var. Bu vizyona uygun olarak, Savunma Sanayii Başkanımız Prof. Dr. İsmail Demir’in de koordinasyonu ve yönlendirmeleri ile STM, özellikle ihracat hedeflerine ulaşmak için çok ciddi bir çaba içerisinde. Ve bu çabasını da giderek arttıracak. Bundan sonra da yerli ve milli teknolojinin geliştirilmesi için, bilinmedik, Türkiye’de çok fazla ortada olmayan teknolojilerin ülkemize kazandırılması için, ciddi çalışmaların altına imza atma kararlılığındayız.”

 

Hedef, Dünyanın İlk 50 Şirketi Arasına Girmek

İkinci, hedeflerini, şöyle anlattı: “’Bundan sonraki 5 yıl içerisinde, STM’yi ne noktaya çekmek istiyoruz; STM’nin bundan sonraki stratejisi ne olacak?’ diye baktığımızda, şöyle bir nokta ön plana çıkıyor: Bizler, STM olarak, Türk savunma sanayisinin, özellikle milli teknoloji konusunda son 15 yıldır yaptığı atılımın, ciddi bir seviyeye geldiğini düşünüyoruz. Zaten ürünler de yavaş yavaş ortaya çıktı. Ancak bunların ihracatı yapılmadan, uluslararası pazarlarda bunlarla ilgili müşteri bulunmadan sürdürülebilir bir teknolojik büyümeden bahsetmek çok zor. Dolayısı ile STM olarak bizler, çok uzun süredir Türkiye’nin savunma sanayisinin ihracat kapasitesinin arttırılması için büyük bir çaba içerisindeyiz. Bundan sonraki 5 yıl içerisinde bizim bu konuda koymuş olduğumuz hedef, Türk savunma sanayisinin ihracatına paralel olarak, STM’nin ihracat potansiyelini, mevcudun çok üzerine taşımak. 2023’e kadar, Sayın Cumhurbaşkanımızın da vizyonuna uygun olarak, STM’yi, mevcut kabiliyetlerini ve ürünlerini uluslararası pazarlara taşıyan, global oyuncularla rekabet eden bir firma olarak göreceğiz.

STM, dünya genelinde birçok ülkede temaslarını sürdürüyor.

Buradaki hedefimiz nedir? Bilindiği üzere STM, çok uzun süredir mühendislik ve teknoloji yatırımı yapıyor. Uzun süredir yapmış olduğu yatırımların sonuçlarından bir tanesini, bu sene, dünyanın en büyük 100 savunma şirketinin arasına girerek almış durumdayız. Hedefimiz, STM’nin büyümesini, özellikle ihracat tabanlı olarak arttırmak ve STM’yi bu listede çok daha üst sıralara taşımak. Bunu yaparken mali büyüklük, bizim kabiliyetlerimizin ve mühendislik birikimimizin bir sonucu olacak. Mühendislik ve özellikle teknoloji alanına yapmış olduğumuz yatırımlar, STM’nin çok ciddi bir büyüme potansiyelinin olduğunu bize gösteriyor… Biz, şu anda, özellikle siber güvenlik, otonom sistemler, yapay zekâ ve deniz alanında yapmış olduğumuz yatırımları, bu hedefe uygun olarak daha da arttırmak istiyoruz. Uluslararası pazarda, global rakiplerimizle özellikle teknoloji ve mühendisliğe yapmış olduğumuz yatırımla rekabet edip onların bu alandaki hegemonyalarını bir şekilde kırmayı hedefliyoruz. Türkiye, bu anlamda çok ciddi bir potansiyele sahip. Neden STM bu konuyu özellikle ön plana taşıyor? Çünkü geçmiş olduğumuz 10 yıl içerisinde STM, ihracat konusunda çok ciddi bir başarı yakaladı. Bu başarıyı sürdürülebilir kılmak, STM’nin büyümesini devamlı hale getirmek için ihracatı büyütmeye, çok ciddi ihtiyaç var.”

 

İhracatta Fark Yaratan Anlayış

STM, bu iddiasını ortaya koyarken ihracat konusundaki tecrübesine ve birikimine güveniyor. Firmanın son dönemdeki başarıları, özellikle Pakistan’da üstlendiği projeler de bu güveni haklı çıkartır nitelikte.

İkinci’nin bu konuda vurgu yaptığı noktalar şunlar oldu:

  • STM, ihracatın, uzun soluklu bir çalışma olduğunun farkındalığı ile hareket ediyor. Hedef pazarlarındaki temaslarını, yürürlükte bir proje ya da ihale olmasa bile kesintisiz bir şekilde sürdürüyor. Bu pazarlardaki etkinliklere katılım sağlıyor; bilgi ya da sunum talebi olduğunda, bunların gereğini mutlaka yerine getiriyor.
  • STM, kullanıcılarına ve potansiyel kullanıcılarına, geniş bir hizmet yelpazesi ile ulaşıyor. Örneğin, STM Akademi’nin eğitimleri, hem kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılıyor hem de bir yandan, kullanıcıları, STM’nin yetkin ve teknolojik çözümlerine hazırlıyor. STM ThinkTech’in de önümüzdeki dönemde bu araçlardan biri haline gelmesi hedefleniyor.
  • STM, faaliyetlerini, tüm sektörü temsilen gerçekleştiriyor. İkinci, bu yaklaşımlarını, “Türkiye’yi temsil etme noktasındaki disiplinden hiçbir zaman kopmadık, kopmayacağız da. Temsil ettiğimiz, başarılı olan diğer şirketlerin önünü açtığımızı biliyoruz.” sözleri ile ifade etti. Türk savunma sektörü için bir ilk olan Pakistan Denizde İkmal Gemisi (Pakistan Navy Fleet Replenishment Ship) projesi, bu konuda, bir örnek olarak verilebilir. STM ile beraber 20’ye yakın Türk şirketi, projede görev aldı. İkinci, bu projede başardıklarını şöyle özetledi: “STM, 650 kişilik kadrosu ile Türkiye’nin birçok yeteneğini yurt dışına ihracat etti.”
  • STM, ihracat faaliyetlerini, kararlı ve planlı bir şekilde sürdürüyor. İhracat çalışmalarında, her zaman olumlu sonuçlar alınamayabiliyor. Ancak STM, bu durumlarda dahi ilişkilerini kesmiyor ve “Ben buradayım.” mesajını vermeye devam ederek farkını ortaya koyuyor.

STM, Türkiye’nin önemli deniz projelerinde kritik roller üstleniyor.

 

Yapılamayanları Yapmaya Devam

STM, kendisini, sektördeki niş ürün ve çözümlerin sağlayıcısı olarak konumlandırıyor. Firma, Türkiye’de henüz el atılmamış alanlarda projeler yürütüyor. Lansmanı IDEF 2017’de gerçekleştirilen ALPAGU, KARGU ve TOGAN dron ailesi, bu yaklaşımın en güncel örnekleri arasında yer alıyor. İkinci, konuya yaklaşımlarını şöyle ifade etti: “STM, hâlihazırda belirli bir alanda ilerlemiş bir şirket varsa o alana girmez. Niş alanlara girer ve bu alanlarda çalışmalarını derinleştirir. Bizim girdiğimiz alanlar, hep böyle oldu. Biz girdikten sonra diğer oyuncuların bu alanlara girmesi, bizim etki alanımızdaki bir konu değil. Bizim ilk olduğumuz bir alanda, diğer firmaların da girmesi ile oluşacak birikimi, Türkiye’nin kazanımı olarak görüyoruz; yeteneklerin arttırılması ve üst seviyelere çıkartılması için iş birliği fırsatı olarak görüyoruz. Rekabet olarak görmüyoruz.”

STM Vizyon 2023 Basın Buluşması’na, hem günlük basından hem de sektör basınından çok sayıda temsilci katıldı.

 

İkinci, faaliyetlerinin önümüzdeki dönemde gelişimi ile ilgili de şunları söyledi: ”Bundan sonra STM’nin kabiliyetleri ne alanlarda gelişecek diye baktığımızda, aslında 3 alanda toplamak mümkün. Özellikle deniz, suüstü ve denizaltı platformları konusunda, STM bir mühendislik ve teknoloji şirketi olarak devam edecek. Özellikle insansız sistemler, yerli ve milli denizaltı tasarımı, cep denizaltısı dediğimiz denizaltıların tasarımını da içerecek şekilde teknoloji ve mühendislik çalışmalarını başlatıyoruz. Bununla beraber, otonom sistemler tarafında, özellikle kamikaze dronlarımız KARGU ve ALPAGU ailesini genişleterek onlara sürü teknolojisi ve yapay zekâ yeteneği kazandırmayı planlıyoruz. Buna uzun süredir de yatırım yapıyoruz. Son olarak, büyük veri ve siber güvenlik bizim için çok önemli bir alan. Büyük veri, siber güvenlik ve yapay zekâyı, otonom sistemler ve geleceğin savunma sistemlerinden ayırmak mümkün değil. Aslında siber güvenlik denildiğinde, herkesin aklına bilgisayarların ve sunucuların güvenliğinin sağlanması geliyor. Oysa bunun çok ötesinde anlamlar içeriyor. Dünyada çok ciddi bir teknoloji trendi var. Nedir bu trend? Bundan sonra robot askerler dönemi; otonom sistemler, yapay zekâ dönemi gelecek. Sahada bunları göreceğiz. Ancak bu sistemlerin eğer siber güvenlik anlamında korunmasını sağlamasanız sizin sahip olduğunuz kabiliyetler, kolaylıkla karşı tarafın eline geçebilir. Siber güvenlik, bu alanda sadece bilgi sistemlerinin güvenliğini içeren bir konsept değil. Bizim açımızdan, otonom teknolojiler ve yapay zekâ ile geliştirilecek olan sistemlerin güvenliğinin sağlanması ve bize karşı kullanılacak olan sistemlerin de önüne geçilmesi için bir araç. Bundan sonraki dönemde de STM, siber güvenliğe yatırım yapmaya devam edecek.”

STM, Türkiye’de uydu alanında faaliyet gösteren kurumların ve firmaların el atmadığı konularda, uydu projeleri de yürütüyor. Bunlardan biri, 70 kg civarında bir mikro uydu olan LAGARİ.

 

STM, niş alanlarda ürün çıkartma prensibini, radarda da uyguladı ve Duvar Arkası Radar (DAR) ailesini geliştirdi.

STM, Global Bir Şirket Olacak

İkinci, STM’yi global bir şirket haline getirmeyi hedeflediklerini belirtti: “5 yıl içerisinde, global bir oyuncu olmayı hedefliyoruz. Şu anda yurt dışında, uluslararası rekabetle kazandığımız ve başarıyla bitirdiğimiz işlerimiz var. Bunlar, bizim için bir güç vesilesi. Şu anda, teknolojik olarak, mühendislik olarak rüştünü ispatlayan bir şirket haline geldik. Artık bundan sonra, global anlamda bilinen, ihracat odaklı; uluslararası büyük şirketlerle, özellikle odaklandığı alanlarda rekabet edebilen bir şirket olmayı hedefliyoruz. Bundan sonraki 5 yıl içerisinde de stratejimizi, bunun üzerine oluşturacağız.”

 

Hiçbir İş Ortağımız Bizden Vazgeçmedi

İkinci, STM’nin en önemli kabiliyetini ise şöyle açıkladı: “‘STM’nin en büyük kabiliyeti nedir?’ diye soracak olursanız ben, burada uzun süredir görev yapan birisi olarak içtenlikle söylüyorum: STM, çok dinamik bir şirket. Bir ürün ya da bir alan odaklı bir şirket değil. İhtiyaç duyduğu alanlarda, mühendislik ve teknoloji birikimini kullanarak çok farklı ve yeni çözümler oluşturabiliyor. Bunu oluşturabilmek için de sadece kendi öz kaynaklarını kullanmıyor. STM’nin en büyük artısı bu. Eksik olduğu alanlarda, yurt içi ya da yurt dışı ekosisteminde yer alan, katkı verebilecek firmaları bir araya getirerek yönlendirme yetisi var. Bu, çok uzun süredir sahip olduğu bir yeti. Bu yeti, iş ortaklığına, çok ciddi seviyede önem veriyor. STM ile iş yapan hiçbir ortağı, STM tarafından, kötü bir noktada bırakılmadı. Bu, bizim en büyük artımız. Bizimle birlikte hareket eden ekosistem içerisinde yer alan hiç bir partnerimiz, bizimle birlikte hareket etme noktasında kararını değiştirmiş değil… Bu artımızı kullanarak bundan sonra, özellikle dünyada, global anlamda niş alanları tespit ederek bunlara yönelik ürünleri pazarlamayı ve oralarda kendimize bir alan açmayı düşünüyoruz.”

 

STM, 2016 yılında “Pakistan AGOSTA 90B denizaltılarının Modernizasyonu” ihalesini kazandı.

STM İş Geliştirme Müdürü Onur Ateş, STM’yi ve mevcut projelerini tanıtan bir sunum yaptı.

 

Projeler Hız Kesmiyor

Toplantının ilk bölümünde, STM İş Geliştirme Müdürü Onur Ateş, STM’yi ve mevcut projelerini tanıtan bir sunum yaptı.

Ateş, STM’nin faaliyet alanlarını, 3 ana başlıkta topladı:

  • Teknoloji: Siber Güvenlik, Büyük Veri, Otonom Sistemler, Komuta Kontrol Sistemleri, Görev Planlama ve Destek Sistemleri, RF ve Simülasyon Sistemleri, Sivil Sektör Bilişim Sistemleri
  • Mühendislik: Askeri Deniz Projeleri
  • Danışmanlık: Proje Teknik ve Süreç Danışmanlığı, ThinkTech, Sertifikasyon Hizmetleri, STM Akademi

STM, ALPAGU’nun yeni sürümü ALPAGU Blok II’yi, ilk defa Eurasia Airshow’da kamuoyuna tanıttı.

STM ile ilgili kurumsal bilgilerin ardından, projelerle ilgili de bilgi veren Ateş, STM’nin faaliyet alanları ile ilgili şu vurguyu yaptı: “STM’yi, mühendislik ve teknoloji üreten bir firma olarak konumlandırıyoruz. STM, bilgiyi üretmeyi becerdiği, neyi, neden yaptığını bildiği için, birikimini, çeşitli platformlarda ve çeşitli disiplinlerde kolaylıkla uygulayabiliyor. Bunun dünyada, özellikle büyük firmalarda karşılığını mutlaka görürsünüz. Dünyanın büyük firmaları, savaş gemisi üretirken aynı zamanda uydu projeleri ya da güdümlü mermi sistemleri gibi projeler yapıyor. Çünkü artık öz (core) bilgiyi elde ettikten sonra, bunu yansıtacağınız alanlar, doğal olarak genişliyor. Tabii burada biz, dağılmadan, birbirini destekleyen alanlara yönelmek istiyoruz. Ve daha önceden yapılmışı da Türkiye’de tekrar etmek istemiyoruz. Bu yüzden, teknoloji alanında faaliyetlerimiz, genellikle daha yenilikçi, daha boşlukta kalan, ülkenin yabancı kanallar üzerinden tedarik ettiği çözümler ve sistemler üzerinde.”

STM, faaliyetlerini, yaklaşık 650 kişilik kadrosu ile yürütüyor. Bunların çok büyük bölümü, beyaz yakalı çalışanlardan oluşuyor (Şekil 1). İkinci, toplantının soru-cevap bölümünde, personel sayısının gelecekteki artışı ile ilgili, şunları söyledi: ”Kadromuzun ciddi bir şekilde artmasını hedeflemiyoruz. Alt yüklenicilerimizin kabiliyetlerinden yararlanmak istiyoruz. 5 yıl içerisinde, 1.000’li rakamların üzerine çıkabiliriz. Ondan daha önemlisi, alt yüklenicilerimiz aracılığıyla binlerce kişiye istihdam yaratacağız. Şu anda çalıştığımız alt yüklenici firma sayısı, 300’ün üzerinde.”

STM’nin cirosu ise son dönemde ciddi bir artış kaydetti ve firma, Defense News dergisi tarafından derlenen, dünyanın en büyük 100 savunma şirketinin listelendiği Top 100 listesine, 2018’de, 97’nci sıradan giriş yaptı.

 

 

Şekil 1. STM’nin, sayısı 650 kişiye ulaşan çalışanlarının %92’si, lisans ve lisansüstü derecelere sahip. Çalışanların yaş ortalaması 37; kıdem ortalaması ise 17.

İkinci, soru-cevap bölümünde, projelerle ilgili şu bilgileri verdi:

  • Askeri deniz projeleri, bugün STM’nin önde gelen faaliyet alanlarından biri. Burada, Türkiye’de, özel sektörde mühendislik alanında var olmayan bir yapı, son 10-12 yıllık süreçte MİLGEM Projesi ile birlikte STM bünyesinde yeşerdi. Bu sürecin başlangıcı ise Deniz Kuvvetleri Komutanlığının vizyonu, aldığı inisiyatif ve gösterdiği liderlik ile Savunma Sanayii Başkanlığı (SSB)’nın aldığı sorumluluk çerçevesinde yürüttüğü MİLGEM projesi oldu. Projede STM, Deniz Kuvvetleri Komutanlığının yıllara sari oluşturduğu entelektüel bilgi birikiminden de faydalanarak kritik bir rol üstlendi. İkinci, MİLGEM korvetlerinin Pakistan’a ihracatı ile ilgili bir soruya cevaben, şunları söyledi: “MİLGEM’de STM, bundan sonra da olacak. Zaten Deniz Kuvvetleri Komutanlığımızdan sonra MİLGEM’in en büyük mühendislik birikimine sahip organizasyonu STM. Pakistan’da sözleşmeyi kimin imzaladığı değil, bunun imzalanması önemli. Biz, elimizden gelen desteği vermeye devam edeceğiz. Bu birikim, mutlaka kullanılacaktır, MİLGEM konusundaki çalışmalarımız, daha da büyüyerek devam edecek.”
  • Türkiye’nin önemli hedeflerinden birisi olan Milli Denizaltı projesine giden yolda, STM önemli roller üstleniyor. Yeni Tip Denizaltı Projesi’nde STM, hem tasarım kabiliyetlerinin geliştirilmesi hem de yerli sanayi katılımının arttırılması konularında görev alıyor. Örneğin, bu denizaltıların, Section 50 olarak isimlendirilen, önünde torpido kovanlarının yer aldığı baş bölümü, STM’nin ana yükleniciliğinde Türkiye’de yerli olarak üretiliyor.
  • Denizaltı alanında STM’nin üstlendiği bir diğer önemli görev, AY Sınıfı (Tip 209) denizaltılarının modernizasyonu oldu. STM, Türkiye’de, böyle bir modernizasyonu, Deniz Kuvvetleri Komutanlığının desteği ile ana yükleniciliğini üstlenerek Gölcük Tersanesi Komutanlığında gerçekleştiren ilk sivil firma oldu. STM, başarıyla tamamladığı bu projenin ardından ikinci paket denizaltıların modernizasyonuna başlayacak. Bu başarının da katkısı ile STM, 2016 yılında “Pakistan AGOSTA 90B denizaltılarının Modernizasyonu” ihalesini kazandı. Firma bu ihalede denizaltıların tasarımcısı ve üreticisi firma ile rekabet etti.
  • STM, MİLGEM Projesinde elde ettiği deneyim ile Pakistan’da özgün bir tasarım olarak Pakistan Denizde İkmal Gemisi Projesi (Pakistan Navy Fleet Replenishment Ship) ‘ni gerçekleştirdi. 2013 yılında başlayan projede STM, Pakistan Deniz Kuvvetlerinin gereksinimleri doğrultusunda, gemiyi sıfırdan tasarladı ve ana yüklenici olarak Karaçi Tersanesi’nde inşa ettirdi. Gemi, geçtiğimiz yıl 16 Ekim’de düzenlene törenle Pakistan Deniz Kuvvetlerine teslim edildi.
  • STM, önümüzdeki dönemde, hem suüstü hem de sualtı uygulamalarına yönelik otonom araçlar konusunda çalışacak.

 

TSK’ya teslimatı gerçekleştirilen KARGU, daha çok sabit kanatlı platformların kullanıldığı kamikaze dronlar arasında, döner kanatlı olması ile öne çıkıyor.

  • STM, siber güvenlik alanında birçok çalışma yürütüyor. Firma, Türk Silahlı Kuvvetleri Siber Savunma Merkezi’nin ana yüklenicisi ve projede, merkezi teslim aşamasına geldi. Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM) Siber Suçlar Daire Başkanlığı ile de yakın zamanda bir proje imzaladı. STM Siber Füzyon Merkezi, özellikle siber istihbarat konusunda öne çıkıyor ve hem kamu kurumlarına hem de sivil sektöre hizmet veriyor. Yurt dışına hizmet vermek de gündemde yer alıyor. STM, son olarak 31 Ekim’de, CyDecSys Siber Güvenlik Karar Destek Sistemi’nin tanıtımını yaptı. İkinci, yapay zekâyı kullanarak siber saldırılara karşı koymayı sağlayan bu sistem ile ilgili, “Ülkemizde yetişmiş siber güvenlik personeli, yeterli sayıda değil. En azından belli bir seviyede güvenlik sağlanabilmesi için, otomatik olarak devreye girebilecek yapay zekâyı içeren bir sistem geliştirdik. Bu da gelecekte çok önemli bir ürün ailesi olacak.” dedi.
  • STM; büyük veri uygulamaları, veri analitiği ve veri optimizasyonu alanlarına yönelik olarak OVERA platformunu geliştirdi. Bu, aynı zamanda, akıllı sistem dönüşümü ve Endüstri 4.0’ı doğrudan destekleyen bir yetenek. STM’nin TEMSA ile birlikte geliştirdiği FLEETICS ise bütün taşıtlarda, performansın ve önleyici bakımın yönetebileceği bir platform.
  • Otonom sistemlerde, KARGU kamikaze dronu ön plana çıkıyor. TSK’ya teslimatı gerçekleştirilen KARGU, daha çok sabit kanatlı platformların kullanıldığı kamikaze dronlar arasında, döner kanatlı olması ile öne çıkıyor. ALPAGU kamikaze dron ailesi, ALPAGU 2 ile genişliyor. TOGAN ise döner kanatlı keşif platformu olarak kullanılıyor. STM, bu platformların ihracat çalışmalarına da başladı. İkinci, bu çalışmaları hakkında şunları söyledi: “Orta Doğu ve Türk Cumhuriyetlerden çok ciddi ilgi var. Özellikle kolay kullanım ve etkinlik herkesi etkiliyor. Çok pozitif geri bildirimler alıyoruz. Sayıların belirlenmesi noktasına kadar geldik.”
  • STM, niş alanlarda ürün çıkartma prensibini, radarda da uyguladı ve Duvar Arkası Radar (DAR) ailesini geliştirdi. DAR; TSK, EGM ve Jandarma Genel Komutanlığı tarafından, operasyonel olarak başarıyla kullanılıyor.
  • STM, Türkiye’de uydu alanında faaliyet gösteren kurumların ve firmaların el atmadığı konularda, uydu projeleri de yürütüyor. Bunlardan biri, 70 kg civarında bir mikro uydu olan LAGARİ. Birden çok LAGARİ uydusu, bir takım olarak çalışarak, belli bölgelerden, büyük uydulara göre çok daha sık görüntü alabilecek. STM, ayrıca, deniz platformlarının kendilerini tanıtmak için yayınladıkları AIS sinyallerini tespit eden bir nano uydu Projesine de devam ediyor.
  • STM, komuta kontrol sistemleri alanında da çözümlere sahip. ALTAY tankının prototipinde kullanılan komuta kontrol bilgi sistemi, STM’nin imzasını taşıyor. STM, TANKOM adıyla markaladığı komuta kontrol bilgi sistemini, yurt içi ve yurt dışı zırhlı araç uygulamaları için de teklif ediyor. NATO’nun, stratejik seviye hava komuta kontrol ve füze savunma planlama bilgi sistemi AirC2IS de STM tarafından geliştirildi. Afganistan’da görev yapan NATO ve diğer ulusların sistemlerinin birlikte çalışabilirliğinin sağlanması amacıyla geliştirilen AMN INT-CORE’de, STM de görev aldı.
  • STM, görev planlama sistemleri alanında, hem askeri hem de sivil uygulamalar için çözüm sunuyor. Helikopter engel tespit sistemleri, sabit kanatlı veya döner kanatlı platformlar için görev planlama ve sivil havacılık bilişim çözümleri, STM’nin ürünleri arasında yer alıyor.

STM, MİLGEM Projesinde elde ettiği deneyim ile Pakistan’da özgün bir tasarım olarak Pakistan Denizde İkmal Gemisi Projesi (Pakistan Navy Fleet Replenishment Ship) ‘ni gerçekleştirdi.

 

  • STM, Türkiye’nin ilk teknoloji odaklı düşünce kuruluşu ThinkTech’in kurucusu. ThinkTech, faaliyetlerine yoğun olarak devam ediyor. Ayrıca, STM Akademi üzerinden eğitim çalışmaları da sürüyor.
  • STM, hem ekosistemini hem de üniversiteleri uzmanlık alanlarına yaklaştırmak için yarışmalar da düzenliyor. Siber Güvenlik alanında Capture The Flag (CTF / Bayrağı Yakala) yarışması, 2015 yılından beri her yıl gerçekleştiriliyor. Bu yıl, denizaltı teknolojilerine yönelik Derin Arayışlar yarışması da başlatıldı. İkinci, bu yarışma ile ilgili, şunları söyledi: “Özellikle üniversite öğrencilerinin ve akademisyenlerin ilgisini bu konuya çekmek istiyoruz… Bizim temel sıkıntımız, bu konuda yetişmiş insan. STM, bu konuda bir okul. İnsan kaynağının yetişmesi için, bir iş olması gerekiyor. STM, öğrencileri ve akademisyenleri çekmek için, bu tür yarışmalara devam edecek. İnsan kaynağı yetiştirmek için, eğitim çalışmaları yapacak. Yüksek lisans ya da son sınıf gemi inşaatı mühendisliği öğrencilerine, STM’de eğitimler vererek onların denizaltı teknolojileri konusunda belirli bir noktaya gelmelerini sağlayacağız. Şu anda üniversitelerle koordinasyon yapıyoruz. Bir kritik kütle oluşturmak lazım.”
  • İkinci, projelerde sivil-asker dengesi ile ilgili bir soruya, şu cevabı verdi: “Bugün sivil projeler, ciromuzun yaklaşık %20’sini oluşturuyor. Bunun da arttırılmasını hedefliyoruz. İhracat dediğimizde, sadece askeri anlamda ihracattan bahsetmiyoruz.”

Toplantı, soru-cevap bölümünün ardından toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.

317 toplam görüntüleme, 3 bugünkü görüntüleme