STM, Bir Yeniliği Daha Hayata Geçirdi: Türkiye’nin, İlk Teknoloji Odaklı Düşünce Kuruluşu ThinkTech – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

STM, Bir Yeniliği Daha Hayata Geçirdi: Türkiye’nin, İlk Teknoloji Odaklı Düşünce Kuruluşu ThinkTech

5 Ocak 2018

MSI Dergisi’nin 153’üncü sayısında yayımlanan “STM, Bir Yeniliği Daha Hayata Geçirdi: Türkiye’nin, İlk Teknoloji Odaklı Düşünce Kuruluşu ThinkTech” başlıklı özel haber, MSI Dergisi’nin İnternet sitesinde paylaşılmıştır:

 

STM, 23 Kasım’da, Ankara’da düzenlediği etkinlik ile Türkiye’nin, ilk teknoloji odaklı düşünce kuruluşu ThinkTech’in lansmanını yaptı. Etkinlik sırasında, geleceğin harekât ortamının ve bu ortamda kullanılması muhtemel teknolojilerin konuşulduğu, bir de panel gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü gazeteci ve yazar Hakan Çelik’in yaptığı panelin konuşmacıları ise Savunma Sanayii Müsteşarı Prof. Dr. İsmail Demir, Emekli Büyükelçi ve MİT eski Müsteşarı Sönmez Köksal, Emekli Korgeneral Alpaslan Erdoğan ve ODTÜ Uluslararası İlişkiler Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Bağcı oldu.

ThinkTech; STM’nin, savunma, güvenlik, mühendislik ve teknoloji alanlarında var olan bilgi birikimi ve insan kaynağıyla bölgesel ve küresel stratejiler, olası senaryolar ve karar destek sistemleri geliştirecek. Bu alanlarda teknolojik öngörüler oluşturacak olan kuruluş, veri işleme yeteneğini kullanarak, objektif ve yapıcı bir yaklaşımla analizler de yapacak. STM, ThinkTech markasıyla geliştireceği öngörüler ve stratejik çözümler için akademisyenler, vakıflar, üniversiteler, yüksek teknoloji üreten firmalar, kamu kurumları ve karar vericiler ile iş birliği içerisinde olacak. Türkiye’nin gelecek vizyonuna; uygulanabilir, düşünsel ve pratik katkılar sunmayı hedefleyen kuruluş, savunma ve güvenliğin yanı sıra havacılık, enerji, ulaştırma, eğitim ve sağlık alanlarında da hizmet verecek.

 

Hakan Çelik, ThinkTech’in önemine vurgu yaptı: “Genellikle sosyal bilimler ile ilişkilendirilmiş düşünce kuruluşlarının yapısı, dünyada da ciddi dönüşümler geçiriyor. Artık bünyelerinde, sosyal bilimler, temel bilimler ve teknoloji iç içe. STM ThinkTech’in kuruluşu da bu anlamda çok stratejik.” 

ThinkTech’in Hizmetleri

ThinkTech’in yapılanmasının temelinde, savunma ve güvenlik odağından şaşmadan; ancak bu alanı, sadece tek başına değil, diğer alanlarla bir bütün içerisinde ele alan bir mekanizma oluşturma vizyonu var. Bu bakış açısı ile yürütülecek faaliyetler ise 3 ana başlık altında toplanıyor:

  • Periyodik Raporlar: Savunma ve güvenlik ana teması ile daha çok teknik olarak nitelendirilebilecek alanlarda, her ay periyodik olarak raporlar yayınlanacak, analizler gerçekleştirilecek ve bunların sonuçları, herkesle doğrudan paylaşılacak.
  • Savaş Oyunları ve Simülasyonlar: İsteyen kurumlar için, bir takım özel simülasyonlar, analizler ve savaş oyunları gerçekleştirilecek veya karar destek sistemi ile beslenmiş uygulamalar geliştirilecek. ThinkTech, bu doğrultuda, iki farklı projeyi başlatmış durumda. Bunlardan bir tanesi, Türkiye’deki bir başka düşünce kuruluşu olan SETA Vakfı ile birlikte yürütülüyor. Diğeri ise ThinkTech’in, kendi inisiyatifi ile başlatıldı. Bu iki proje ile ilgili gelişmeler, ilerleyen dönemde duyurulacak.

Prof. Dr. İsmail Demir; büyük veri analitiği, enerji depolama, elektronik harp, siber güvenlik, uzay ve biyomedikal teknolojilerinin, gelecekte öneminin artacağına değindi. Malzeme bilimlerinin ise asla önemini kaybetmeyeceğini belirten Prof. Dr. Demir, yapay zekâ ve robotik ne kadar gelişirse gelişsin, harp alanında insanların var olmaya devam edeceği öngörüsünde bulundu.

Sönmez Köksal, ThinkTech’in bir boşluğu doldurabileceğini belirtti: “Türkiye’de eksik olan husus; istihbarat dünyasına, güvenlik kuvvetlerine yardımcı olacak düşünce kuruluşu gibi yan kuruluşların olmaması. Belki ThinkTech, bu açıdan önemli bir boşluğu dolduracak.”

  • Paneller: Ana teması, savunma ve güvenlik olan paneller düzenlenecek. Sektördeki insanların bir araya gelebileceği, tanışabileceği platformlar olacak bu etkinliklerin bir kısmı, herkese açık olacak; bir kısmına ise yalnızca davetli olarak katılım sağlanabilecek.

 

Türkiye’nin, İlk Teknoloji Odaklı Düşünce Kuruluşu

Etkinliğin açılış konuşmasını yapan STM Genel Müdürü Davut Yılmaz, günümüzde, düşünce kuruluşlarına olan ihtiyacın, her geçen gün arttığını belirtti ve şunları dile getirdi: “Bildiğiniz gibi, içinde bulunduğumuz coğrafya ve bu coğrafyada, özellikle son yıllarda karşı karşıya geldiğimiz sorunlar, bizi, her bakımdan daha güçlü olmaya mecbur kılıyor. Ancak bir ülkenin güçlü olabilmesi ve esasında güçlü kalabilmesi kolay değil. Bunun için, milli gücünü oluşturan temel unsurların; yani ekonomik, askeri, istihbari, demografik, coğrafi ve bilimsel faktörlerin, hem kendi içinde ayrı ayrı hem de toplamda, diğer ülkelere kıyasla çok daha büyük olması, çok daha üstte olması ve böyle kalması gerekiyor.

 

Alpaslan Erdoğan, ThinkTech’in katkı verebileceği bir konuyu, şöyle ifade etti: “Savunma planlamasını yapılırken, silahlı kuvvetler, ihtiyaçlarını, sadece kendi kendine belirlememeli. Eğer [kendisi] belirlerse yetersiz kalır. Ne olması lazım? Bilim insanlarımızın, sanayi temsilcilerimizin ve kullanıcı olarak Türk Silahlı Kuvvetlerinin devrede olması lazım.”

Bunu sağlayabilmek için de etkin stratejiler ve bunları hayata geçirecek reaktif ve özellikle proaktif yaklaşımlara ihtiyaç var. Bu proaktif yaklaşımların sağlanabilmesi için de karar mekanizmalarına, rasyonel, somut ve veriye dayalı çıkarımlar ve analizler sunmak gerekiyor.”

ThinkTech’in sunacağı hizmetler hakkında da bilgi veren Yılmaz, dünyadaki çeşitli düşünce kuruluşlarından bahsederken, ABD’de kurulan RAND Corporation’a ve Birleşik Krallık’ta bulunan RUSI’ye değinerek şunları söyledi: “Bugün, baktığımız zaman, dünyada, RAND ve RUSI’ye benzer şekilde faaliyet gösteren, savunmaya veya güvenliğe odaklanmış çok sayıda düşünce kuruluşu bulunuyor. Ülkemize baktığımızda ise düşünce kuruluşlarının hemen hepsinin, sosyal diyebileceğimiz, siyasi, ekonomik veya kültürel konularda faaliyet gösterdiğini veya fikir ürettiğini görüyoruz. Savunma ve güvenliğe odaklanmış, bu konuda doğrudan çalışan bir yapı, ülkemizde bulunmuyor.”

 

Prof. Dr. Hüseyin Bağcı, Türkiye’nin, jeopolitik olarak bir ateş çemberinin içinde bulunduğunu belirtti ve şunları ekledi: “Bizim işimiz çok zor ve daha da zorlaşacak. Zorluklarla mücadele etmenin bir yolu da akılla hareket etmek. Başkalarının bizim hakkımızda ne düşündüğü önemlidir; ama bizim de başkaları hakkında ne düşündüğümüz önemli.”

Yılmaz’ın konuşmasının ardından düzenlenen, Geleceğin Harekât Ortamının Öncelikli Savunma Sistemleri ve Teknolojileri Paneli ile etkinlik sona erdi.

 

569 toplam görüntüleme, 12 bugünkü görüntüleme