TSSK 6’ncı Proje Pazarı Özel: Biyolojik Algılama Sensörleri ve Özel Test Hizmetleri ile Sektörün Kritik Çözüm Sağlayıcısı: NANObiz – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

TSSK 6’ncı Proje Pazarı Özel: Biyolojik Algılama Sensörleri ve Özel Test Hizmetleri ile Sektörün Kritik Çözüm Sağlayıcısı: NANObiz

27 Şubat 2019

MSI Dergisi’nin 173’üncü TSSK 6’ncı Proje Pazarı Özel sayısında yer alan haber, derginin İnternet sitesinde paylaşılmıştır:

 

NANObiz Teknoloji A.Ş. (NANObiz), nanobiyoteknoloji alanında 15 yıla yaklaşan çalışmaları ile Türk savunma ve havacılık sektörünün bugüne kadar pek eğilmediği bir alanda, kritik çözümler geliştiriyor. Biyolojik harp maddelerinin tespit ve teşhisine yönelik BİOSENS projesinde görev alan firma, biyolojik ajanların tespit edilmesinde kullanılabilecek, ilk yerli sensörü geliştiriyor. MIL-STD-810 uyumlu Fungus (Mantar) Testi altyapısına da sahip olan NANObiz, sektörde, bu testlerin yapılabildiği tek tesis konumunda.

 

Kimyasal, Biyolojik, Radyoaktif, Nükleer – Patlayıcı (KBRN-P) maddelerin neden olduğu tehdit ile mücadele eden sivil savunma birlikleri ve silahlı kuvvetler, etkin tespit ve teşhis ekipmanına ihtiyaç duyuyor. Bu ihtiyaca cevap verebilmek için kolları sıvayan NANObiz, gün geçtikte daha büyük bir tehlike haline gelen bu tehditlerden, biyolojik ajanlara ve el yapımı patlayıcılara (EYP’lere) eğiliyor.

 

Biyolojik Sensörlerde Dünya Şirketi

NANObiz, nanobiyoteknoloji kullanarak biyolojik sensör geliştirme konusunda, dünya genelinde de başarılar elde etmiş bir firma. NANObiz’in, SENSObiz markası ile özgün olarak geliştirdiği ve ürettiği “Alkalen Fosfataz ve Peroksidaz” test kitleri, dünya süt ürünleri sektöründe pazar payı almış konumda. Yurt dışında da kullanılan bu test kitlerinin kilogram başına ihracat bedeli ise 1.000 dolara yaklaşıyor.

Avrupa Birliği 7’nci Çerçeve Programı kapsamında yürütülen GIFT-CBRN (Generic Integrated Forensic Toolbox for CBRN Incidents / KBRN Olayları için Jenerik ve Entegre Adli Tıp Araçları) projesinde görev alan NANObiz, Avrupa’da, KBRN konusunda çalışan başlıca kurum ve kuruluşlarla iş birliği yaptı. Firma, bu projede görev alan tek Türk firması oldu.

Sivil tarafta kaydettiği bu teknolojik gelişimi ve elde ettiği tecrübeyi, askeri alana da taşımayı hedefleyen NANObiz, Biyolojik Harp Maddeleri (BHM) Tespit ve Teşhis Sistemlerinin Geliştirilmesi (BİOSENS) Teknoloji Kazanım Yükümlülüğü projesini, Nurol Makina ile yürütüyor. Sözleşmesi IDEF 2017 sırasında imzalanan projede, biyolojik harp maddelerinin tespit ve teşhisinde kullanılabilecek, şu biyolojik algılama sistemleri geliştiriliyor:

  • Biyolojik Harp Maddeleri için, poliklonal yapıda antikorlar,
  • Biyolojik Harp Maddeleri tespiti için, tek kullanımlık hızlı test çubukları ve
  • İmmünoassay ve nükleik asit tabanlı analiz yapabilen, hibrit ve taşınabilir yapıda Biyolojik Harp Maddeleri Tespit ve Teşhis Sistemi.

Kritik tasarım aşamasına gelinen proje, başarıyla devam ediyor.

NANObiz Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Avni Öktem, bu alandaki çalışmaları ile ilgili şunları söylüyor: “KBRN-P konusu, mutlaka yerli ve milli çözümler geliştirmemiz gereken stratejik bir alan. Çünkü yurt dışından satın aldığınız sensörlerin; neyi, ne kadar tespit edebildiği, tedarikçi firmanın beyanı kadar biliniyor. Bunları test edebilecek altyapı imkânları da henüz ülkemizde mevcut değil. NANObiz, Türkiye’nin BHM tespiti alandaki özgün ve yerli ürün ihtiyaçlarını karşılayacak tek firma konumunda. Bu da bize önemli bir sorumluluk yüklüyor. Bu sorumluluğun bilinci ile hareket ediyoruz. BİOSENS projesi ile de bu alanda çok kritik adımlar atıyoruz.”

NANObiz’in test laboratuvarı, MIL-STD-810 Fungus Testi için TÜRKAK tarafından akredite edilen, Türkiye’deki ilk ve tek bağımsız test laboratuvarı olma özelliğini taşıyor.

 

Bilgi birikimi ve tecrübesi ile el yapımı patlayıcıların algılanması konusunda da çalışmalar yürüten NANObiz’in diğer çözümleri şöyle sıralanıyor:

  • NANOtakip Ortam Takip ve Erken Uyarı Sensör Ağı Sistemleri, uzaktaki bir ortamın, sıcaklık, nem, partikül yükü gibi değerlerinin yanı sıra su kaynaklarının kimyasal ve fiziksel özelliklerinin, sensörler vasıtası ile 24 saat boyunca izlenmesini, kaydedilmesini ve bu değerlerin, belirlenen aralıktan çıkması durumunda uyarı verilmesi işlevini gerçekleştiriyor. Ürünün NATO stok numarası da bulunmakta.
  • NANObiz, kimyasal tehditlerin dekontaminasyonuna yönelik, nano partiküller kullanan çözümler geliştiriyor.
  • Patlayıcı ve EYP’lerin uzaktan tespitine yönelik yenilikçi çözümler de firmanın ilgi alanında.
  • Kimyasal tehditlerin nokta tespitini sağlayacak, personel üzerinde taşınabilen tek kullanımlık sensörler de firmanın çalışma alanları arasında yer alıyor.
  • NANObiz, biyolojik algılamada sürecin önemli bir alt bileşeni olan DNA izolasyon kitlerini de yerli olarak sağlıyor.

NANObiz’in ODTÜ Teknokent’te bulunan ISO 17025 akredite ve BSL-II seviyesi araştırma laboratuvarı, Milli Savunma Bakanlığı tarafından verilen, KBRN konusunda araştırmalar yapmak üzere Kuruluş İzni’ne de sahip.

 

NANObiz’in En Önemli Varlığı: İnsan Kaynağı

Nanobiyoteknoloji alanında yapılan çalışmalarda, altyapı ve tecrübe, en kritik değerler olarak öne çıkıyor. Biyolojik sensörlerin geliştirilmesi, yoğun test döngüleri gerektirebiliyor. Geliştirilen sensörün, test sonuçlarına göre revize edilmesi, uzun ve maliyetli süreçler sonucunda gerçekleşebiliyor. NANObiz, güçlü laboratuvar altyapısı ile bu süreçleri, en verimli şekilde ele alabiliyor. Firmanın ODTÜ Teknokent’te bulunan ISO 17025 akredite ve BSL-II seviyesi araştırma laboratuvarı, Milli Savunma Bakanlığı tarafından verilen, KBRN konusunda araştırmalar yapmak üzere Kuruluş İzni’ne de sahip.

2006 yılında kurulan NANObiz’in en güçlü yanı ise yetişmiş insan gücü. Firmanın 25 kişilik ekibindeki 23 kişi, Ar-Ge çalışmalarında görev alıyor. Bu ekibin tecrübe ortalaması ise 8 yıl. Toplam 14 tane faydalı modeli ve patenti bulunan NANObiz, her yıl, cirosunun en az %70’ini Ar-Ge’ye ayırıyor.

NANObiz Genel Müdürü Zeynep Öktem, ekiplerinin en önemli varlıkları olduğunu şu sözlerle vurguluyor: “Bizim için ciro ya da kârlılık gibi rakamlardan daha öncelikli olan konu, bu ekibi bir arada tutabilmek. Odaklanmış ve tecrübeli bir ekibe sahibiz. Her türlü tezgâhı ve laboratuvar ekipmanı gibi donanımları, bir şekilde parasını ödeyip elde edebilirsiniz; ancak böyle bir ekibi oluşturmanın parasal bir karşılığı yok. Bu nedenle düzenli eğitimlerle ekibimizin bilgi düzeyini güncel halde tutuyoruz ve bu alanda bilgi ve tecrübe sahibi yeni üyelerin aramıza katılımıyla de ekibimizi büyütüyoruz.”

 

Mantar-Küf (Fungus) Testinde Tek Adres

NANObiz’in sektörde üstlendiği kritik rollerden biri de akredite mantar-küf (fungus) testi hizmeti veren tek firma olması. Firmanın test laboratuvarı, MIL-STD-810 Fungus Testi için TÜRKAK tarafından akredite edilen, Türkiye’deki ilk ve tek bağımsız test laboratuvarı olma özelliğine sahip. Firma, 2019 yılı başı itibarıyla da bu testlerin, Savunma Sanayii Başkanlığının iştiraki olan TRTEST A.Ş.nin anlaşmalı laboratuvarı olarak gerçekleştirilmesine yönelik bir çerçeve anlaşmasını, TRTEST ile imzaladı.

Mantar oluşumu, malzemenin niteliğinde bozulmaya ve korozyona yol açarak sistem arızalarına neden olabiliyor. Mantar testi ise ilgili sistemde, böyle bir durumun yaşanıp yaşanmayacağını gösteriyor. Hava, kara, su, uzay platformları ve alt bileşenleri; elektrikli ve elektronik cihazlar ile mekanik parçaları, algılayıcılar, tekstil ve tekstil ürünleri, plastik ve plastik ürünleri, her türlü ambalaj malzemesi, kâğıt ve kâğıt ürünleri, kablolar, kauçuk, cam ve cam ürünleri, boyalar, boyanmış yüzeyler ve koruyucu kaplamalar, seramik ve seramik ürünleri, ahşap ve ahşap ürünleri, metal ve metal ürünleri ile petrol ürünlerinde mantar testi yapılabiliyor.

NANObiz Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Avni Öktem, mantar testinin önemini şöyle açıklıyor: “Savunma ve havacılık sistemlerinin, yüksek güvenilirliğe sahip olması beklenir. Kullanılan bazı malzemeler ise mantarların doğal besinidir. Örneğin mantarlar, bir kablo demetinde veya elektronik kartta korozyona yol açarak kısa devre oluşmasını sağlayabilir. Böyle durumların yaşanmaması için, mantar testlerinin, sistemlerin en alt bileşenleri seviyesinde mutlaka yapılması gerekir. Sektörümüz geliştikçe, özgün platform ve alt sistemler ortaya çıktıkça; Milli Savunma Bakanlığı, Türk silahlı Kuvvetleri, Savunma Sanayii Başkanlığı ve firmalarımızda, mantar testi ile ilgili farkındalık artıyor. Biz de bu konuda, sektörün ihtiyaçlarını, yüksek hizmet standartları ile karşılıyoruz.”

NANObiz, biyolojik sensörlerin geliştirilmesi sırasında ihtiyaç duyulan yoğun test döngülerini, kendi laboratuvarında gerçekleştiriyor.

 

Gerçekçi Testler

KBRN-P alanında karşılaşılan önemli güçlüklerden biri de gerçek tehditlerle test yapılması. Örneğin, Türkiye, uluslararası anlaşmalar uyarınca, kimyasal silahlara sahip değil. Bu nedenle Türkiye’de, gerçek kimyasal ajanlar kullanarak ürün validasyon testleri yapılamıyor. Yine uluslararası anlaşmalar uyarınca, gerçek ajanlarla ürün validasyon test hizmeti sunabilen yurt dışı kuruluşlar da bulunuyor. Bunlardan biri de Hotzone Solutions firması. Hotzone Solutions’un, Türkiye ve çevre ülkelerdeki tek yetkili temsilcisi olan NANObiz, bu sayede, KBRN-P alanında, gerçek ajanlarla test ve eğitim hizmetleri verebiliyor.

 

Proje Pazarında Gündem: Test Altyapısı ve Sensörler

NANObiz, TSSK Proje Pazarı etkinliklerine, ilkinden itibaren düzenli olarak katılıyor. Bu yılki Proje Pazarı’nda sensör çözümlerini sergileyecek olan firmanın gündeminde, “Mantar-Küf Testi” altyapısını öne çıkarmak da yer alıyor.

NANObiz Genel Müdürü Zeynep Öktem, etkinliğin, kendileri için çok önemli olduğunu vurguluyor: “Proje Pazarları, bugüne kadar, NANObiz’in iş birliklerine ve satışlarına, olumlu etkide bulundu. Bu yıl da sektördeki paydaşlarımıza, hem test altyapımızı hem de ürünlerimizi tanıtacağız. Etkinlikten, yeni iş birlikleri ile döneceğimize inanıyoruz.”

242 toplam görüntüleme, 3 bugünkü görüntüleme