Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı (TSKGV) Genel Müdürü Vekili Sadık Piyade’nin IDEF 2017 Mesajı – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı (TSKGV) Genel Müdürü Vekili Sadık Piyade’nin IDEF 2017 Mesajı

31 Mayıs 2017

Teknolojik Bağımsızlık Mücadelesini Kazanmak

Değerli MSI Dergisi okuyucuları, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı (TSKGV) Genel Müdürü olarak, vakıf şirketleri ve Türk savunma sanayisine yönelik vizyonumuz, hedeflerimiz ve çalışma prensiplerimiz ile ilgili bilgi vermeden önce, TSKGV ve Vakıf Bağlı Ortaklıkları (VBO’ları) hakkında kısaca bilgi vermek isterim.

1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan sonra, Türkiye’de, savunma sanayisine yönelik ihtiyaçların yerli imkânlarla karşılanmasının önemi, daha iyi anlaşılmıştır. Bu tarihten itibaren, ulusal savunma sanayisine yönelik adımlar, daha güçlü olarak atılmaya başlanmıştır.

Söz konusu yıllarda, milletimizin bağışları ile Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK)’nin savunma sistem ve ürünlerini modern teknolojiye dayalı olarak geliştirmek için kurulan; Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Vakıfları, 3388 sayılı yasayla birleştirilmiş; böylece, 26 Eylül 1987 tarihinde, TSKGV kurulmuştur.

Milletimizin maddi ve manevi desteği ile kurulmuş olan vakfımızın amacı; milli harp sanayisini geliştirmek ve yeni harp sanayi dalları tesis etmek suretiyle TSK’nın savaş gücünün arttırılmasına katkı sağlamaktır.

30’uncu Onur Yılı’nı kutlayan vakfımız, Türk Milleti’ne ve onların aziz ve fedakâr evlatları olan bağışçılarına olan borcunu, “Türk savunma sanayisinin inşasına” devam ederek ödemektedir.

Vakfın Başkanı, Sayın Milli Savunma Bakanımızdır. Vakfın yönetim organı ise Milli Savunma Bakanı, Genelkurmay II’nci Başkanı, Milli Savunma Bakanlığı Müsteşarı ve Savunma Sanayii Müsteşarı’ndan oluşan Mütevelli Heyetimizdir.

TSKGV Genel Müdürlüğü, vakfın yönetim organı olan Mütevelli Heyeti tarafından verilen yetkiyle yönetilmektedir. Genel Müdürlük de vakfın kanuni organlarından birisidir.

Mevcut durumda, Vakıf Genel Müdürlüğü’nün:

  • Bir bölümü, vakıf hizmetleri ile ilgili faaliyetlerini yürütmekte,
  • Diğer bölümü ise Türk savunma sanayisini geliştirmek maksadıyla kurulmuş olan Vakıf Şirketlerini, Mütevelli Heyeti’nin verdiği yetki çerçevesinde yönlendirmekte; buna paralel olarak savunma sanayisinde ihtiyaç duyulan yatırım alanlarını tespit ederek, uygun bulunanları gerçekleştirmektedir.

Vakıf tarafından kuruluşundan bu yana, “Vakıf Hizmetleri” faaliyetleri kapsamında, kuruluş sermayesini sağlayan Türk Milleti ile TSK arasında kurulu olan gönül köprüsünün güçlendirilmesine yönelik faaliyetlere odaklanılmıştır. Bu kapsamda, bağışçılarımıza vefa duygusuyla hareket edilerek, vakıf ile bağışçılarımız arasındaki bağ, sürekli güçlü tutulmuştur. Asil milletimiz tarafından yapılan bağışların tamamı, Vakfın amacı doğrultusunda Türk savunma sanayisinin geliştirilmesi maksadıyla etkin bir şekilde yönlendirilmiştir. TSKGV, Büyük Türk Milleti’nin içinden çıkan ve milletimizin desteğiyle günden güne büyüyen bir vakıftır.

Vakıf, ayrıca 1993 yılından günümüze, 2 yılda bir olmak üzere, 12 adet IDEF Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı’nı başarıyla icra etmiştir. “Avrasya Buluşması” olarak da isimlendirilen IDEF fuarları, bu dönemde, katılımcı firma sayısı bakımından, dünyanın en büyük 5 savunma sanayisi fuarı arasında yer almıştır. Ancak, heyet sayısı ve iş görüşmeleri bakımından, dünyanın en önemli fuarlarından biridir.

IDEF fuarlarının 13’üncüsünü, 9-12 Mayıs tarihleri arasında, TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi’nde düzenlemekteyiz. IDEF 2017 fuarını, öncekilerden ayıran en önemli özellik, ilk defa Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı himayelerinde düzenleniyor olmasıdır. Ayrıca, bu fuarda, katılımcıların fuardan azami fayda sağlamaları için, heyetlerle ve Türk tedarik makamları ile görüşme imkânları arttırılmakta ve heyetlerin, daha fazla stant ziyareti yapmaları için daha kapsamlı planlama yapılmaktadır.

IDEF 2017 fuarına katılan tüm heyetleri ve firmaları, bir kez daha, Türkiye’ye, İstanbul’a ve IDEF’e hoş geldiniz diyerek selamlamak isterim.

Diğer taraftan Vakıf, kuruluşundan bugüne kadar, ulusal savunma sanayisi alanında stratejik yatırımlar gerçekleştirmiş ve gerçekleştirmeye devam etmektedir. Vakıf, söz konusu yatırımlarını etkin bir şekilde yöneterek, her birini, dünyada ve ulusal alanda söz sahibi; hem yerli hem de milli şirketler konumuna ulaştırmıştır. Bugün itibarıyla;

  • ASELSAN, özgün ürünleri ile bir elektronik devi hâline gelmiştir.
  • TUSAŞ, Türkiye’de, havacılık, uydu ve uzay alanının öncüsü konumuna ulaşmıştır.
  • ROKETSAN, Türkiye’de, roket-füze sistemlerinin tek tasarım ve üreticisidir.
  • HAVELSAN, Türkiye’nin, yazılım, bilişim ve sistem entegrasyon lideri olmuştur.
  • İŞBİR, önemli savunma ve kamu projelerine, jeneratör ve alternatör temin eder bir konuma ulaşmıştır.
  • ASPİLSAN, önemli savunma sanayi sistemleri için, özgün pil ve batarya bloğu ürünleri geliştirme yeteneği kazanmıştır.

Böylelikle Büyük Türk Milleti’nin vakfı olan TSKGV, ana sermayedarı olduğu; 6 bağlı ortaklığı, 6 iştiraki ve 2 dolaylı bağlı ortaklığı olmak üzere, doğrudan ve dolaylı 14 şirketini, Mütevelli Heyeti’nin belirlemiş olduğu kriterler ve VBO’lara yönelik aldığı stratejik kararlar doğrultusunda yönetmektedir.

Aziz Türk Milletinin bağışları ile yaratılan TSKGV ile şirketleri, Mütevelli Heyeti ve Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından değerlendirilmekte ve denetlenmektedir. Ayrıca, zorunlu olmamasına rağmen, saydamlık ve kurumsallık açısından, şirketlerimizin, bağımsız denetim şirketleri tarafından denetlenmesi zorunlu hâle getirilmiştir. Bu zorunluluk, şirket genel kurullarında karar altına alınmıştır.

Vakfın yönetiminde bugünkü seviyelerine ulaşan VBO’ları, önümüzdeki dönemde, daha üst seviyelere çıkarmak için, vizyonumuzu ve hedeflerimizi belirlemiş bulunmaktayız. Bu doğrultuda, Teknolojik Bağımsızlık Mücadelesini kazanmak için;

  • Öncelikle VBO’ların, savunma sanayisi alanında; bilimsel bilgiyi ürüne dönüştürme yeteneği olan “Ulusal Tasarım Teknolojisi”, tasarlanan ürünün teminini sağlayan “Ulusal Üretim Teknolojisi” ve her iki süreç için planlama ve kontrol çalışmalarını kapsayan “Ulusal Yönetim Teknolojisini” yaratarak faaliyet göstermeleri hedef alınacaktır.
  • Bununla birlikte, şirketlerin, savunma sanayisi alanında, Ar-Ge ve inovasyona daha fazla odaklanarak teknoloji olgunluk seviyelerini yükseltmeleri ve sayıca daha fazla ulusal özgün ürüne sahip olmaları için gereken tedbirleri almayı planlıyoruz.
  • Oldukça kritik öneme sahip olduğunu değerlendirdiğimiz, gittikçe azalan savunma sanayine ayrılan bütçe gelirleri göz önüne alınarak; VBO’ların, uluslararası alanda rekabet edebilecek teknoloji düzeyine erişmiş, kendi alanlarında rekabet gücü ve ürünleri olan, verimli, en önemli ulusal şirketler hâline gelmeleri amacına, kısa zamanda ulaşılması hedefimiz olacaktır.
  • Şirketlerimiz, ulusal savunma sistemlerinin oluşturulmasından (üretim, test ve entegrasyon) ve sistemin idamesinden (bakım, onarım ve lojistik destek) tedarikçiye karşı sorumlu ana yüklenici konumunda bulunmaya devam edeceklerdir. TSK’yı desteklemek maksadıyla, harekât alanında sistemlerin kullanımına destek sağlanmasına yönelik kabiliyetlerinin geliştirilmesine de özel önem vereceğiz.
  • Yine üzerinde durduğumuz diğer önemli bir husus da insan kaynağımızdır. Şirketlerimizin, en çok tercih edilen şirketler olma özelliği devam ettirilmelidir. Bunun için, personel seçimine ve eğitimine özel önem vermeye devam edeceğiz.

Bu amacı gerçekleştirirken takip edeceğimiz ana stratejiyi de özetlemek istiyoruz. Bu kapsamda;

  • Vakfın kuruluş kanunu ve tabi olduğu mevzuat doğrultusunda, Vakıf Mütevelli Heyeti namına, ana sermayedarı olduğumuz VBO’ları, uzun vadeli, Vakıf Ana Stratejik Planı esasları ile belirlenmiş hedeflere uygun bir biçimde yönlendireceğiz.
  • Ayrıca şirketlerin mali ve finansal durumlarını, yatırımlarını, özellikle Ar-Ge projeleri olmak üzere projelerini ve yönetimlerini etkin bir şekilde analiz ederek, esnek ve etkili tedbirler zamanında alınacaktır. Savunma sanayisinde ulaşılması gereken stratejik hedeflerde, Mütevelli Heyeti’ne karar desteği sağlanarak, Mütevelli Heyeti tarafından alınan kararların, etkili bir şekilde ve kısa zamanda uygulanması takip edilecektir.
  • Mütevelli Heyeti’nin direktifleri doğrultusunda, Aziz Türk Milleti’nin kıt kaynakları ile kurduğu ve bağışları ile bu güne getirdiği Vakfın, TSK’yı güçlendirme görevini, günümüzün bilimsel ve teknolojik gelişmeleri ışığında, savunma sanayisi ekonomisi esaslarına uygun, dünya savunma sanayisindeki gelişmeleri de takip ederek yerli ve ulusallık özelliğini birlikte yürüterek yerine getireceğiz.

Sonuç olarak; Büyük Türk Milleti’nin, milli ordusunu güçlendirmek maksadıyla yarattığı Vakıf, dünyada eşi olmayan, kendisine özgü yapısı ve şirketleri ile Türk savunma sanayisinin, Ocak 2016 tarihi itibarıyla, SASAD verilerine göre:

  • Net satışlarının %43’ünü,
  • İhracatının %41’ini,
  • Ar-Ge harcamalarının %60’ını ve
  • Çalışan personelin %40’ını,

sağlayarak, ülke ekonomisine de doğrudan katkı yapan bir konuma gelmiştir.

Ayrıca Vakıf, Aziz Türk Milleti’nin bağışları ile Defence News Top 100 listesine göre, dünyada 58’inci sıraya yükselen ASELSAN ve 72’nci sıraya yükselen TUSAŞ’ın yanı sıra HAVELSAN, ROKETSAN, İŞBİR ve ASPİLSAN gibi şirketleri yaratmış ve bu şirketleri, dünya çapında değer verilen markalar hâline getirmiştir.

Büyük Türk Milleti’nin teveccühü ile vakfımızın kuruluşundan bu güne kadar yarattığı değerin ve ulusal savunma sanayine katkısının daha da arttırılması ve bu Aziz Milletin bağışladığı tek kuruşun dahi tarihimizden gelen milli anlayışımız, örf ve adetlerimiz de göz önüne alınarak değerlendirilmesi, en büyük çabamız olacaktır.

 

Sadık PİYADE

TSKGV Genel Müdür Vekili

 

Mesajın, dergimizde yayımlanan haline ulaşmak için:

http://www.milscint.com/tr/files/2017/05/24_25_144-idef2017-TSKGV-tr.pdf

234 toplam görüntüleme, 1 bugünkü görüntüleme