TUSAŞ, TF-X ile Topyekûn Gelişimi Hedefliyor – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

TUSAŞ, TF-X ile Topyekûn Gelişimi Hedefliyor

30 Ekim 2017

MSI Dergisi’nin 146, 147 ve 148’inci sayılarında yayımlanan ve IDEF 2017’ye ilişkin haber ve değerlendirmelerin yer aldığı yazı dizisinin ilk bölümündeki “TUSAŞ, TF-X ile Topyekûn Gelişimi Hedefliyor” başlıklı haber, MSI Dergisi’nin İnternet sitesinde paylaşılmıştır:

TUSAŞ Genel Müdürü Temel Kotil, fuar sırasında kahvaltılı bir basın toplantısı düzenleyerek şirketin gelecek hedefleri hakkında bilgilendirme yaptı.

Kotil’in ilk mesajı, sektör basınına yönelikti: “Ben 1959 doğumluyum. Kıbrıs Barış Harekâtı’nı, lisede öğrenci olarak yaşadım. O zaman, gazetelerden ambargonun ne demek olduğunu öğrendim. Uçaklarımızın, bir contadan dolayı uçamadığını, gazetelerden okuduk. Sonra THY Teknik’te görev yaptığım zaman, gördüm o contanın ne kadar önemli olduğunu. Ambargonun akabinde, [savunma ve havacılıkla ilgili] dergiler çıkmaya başladı. Bunlarda çok güzel resimler vardı… Genç yaşımda, o renkli renkli resimler beni büyülediği için, uçak mühendisi oldum. Lütfen bu renkli dergileri çıkartmaya devam edin. Çünkü Türkiye’nin, uçak mühendisine ihtiyacı var…

Bir fabrika ziyaretim sırasında söylediler, EUROFIGHTER TYPHOON projesinin Leonardo ayağında, 7.000 mühendis çalışmış. Buradan bir eskalasyon yaparak, TF-X’te, bizim 10.000 mühendise ihtiyacımız olduğu sonucuna varabiliriz. Bu 10.000 kişinin hepsi TUSAŞ’ta çalışmayacak. Ama 10.000 mühendis olacak. Bugün, TUSAŞ’ın 2.000 mühendisi var. Bu uçak, ilk uçuşunu 2023’te yapacak. 2029’da da hizmete girecek. 12 yıl var. Bu sürede, bu kadar insanı devşirmemiz gerekiyor. Lisede olan çocukların havacılığa gönül vermesi; en iyilerinin de havacılık ile ilgili bölümlere girmesi gerekiyor. Türkiye’nin en zeki öğrencilerinin, havacılığı seçmesi gerekiyor… Basın olarak sizden yardım istiyoruz.”

TF-X’i geliştirirken, Türkiye’nin, kritik teknolojileri dışarıdan alarak ilerleyemeyeceğini söyleyen Kotil, Türkiye’nin, pek çok alanda teknoloji geliştireceğini ve bir ekosistem yaratacağını belirtti. Kotil, BAE Systems ile iş birlikleri hakkında da bilgi verdi. BAE Systems, 4 yıl boyunca, projeye, her yıl 150 kişilik bir teknik ekiple destek olacak ve bu ekip, Türkiye’de çalışacak. TUSAŞ, yurt dışında yaşayan, alanında tecrübeli Türklerden ve milletlerden de 150 kişilik bir ekip daha kuracak. TUSAŞ’ın, Türkiye kaynaklı oluşturacağı 300 kişilik ekiple birlikte, bu 600 kişilik ekip, projeyi, ön tasarım safhasının sonunda kadar getirecek.

Kotil, bir soru üzerine, projenin Ar-Ge projesi olarak nitelendirilemeyeceğini belirtti ve şunları söyledi: “Bu bir teknoloji projesi. Daha önce başka bir yerde yapılmış [şeyleri geliştirmeye çalışıyoruz]. Ama Türk olarak ya da TUSAŞ olarak [henüz] yapmadık. O yüzden, Ar-Ge projesi değil. Bu teknoloji projesinde TUSAŞ’ın görevi, projeyi yönetmek, yapıyı ortaya çıkartmak, platformu oluşturmak.”

Motor konusuna da değinen Kotil, ilk uçuş için hazır bir motorun kullanılacağını; hizmete girecek uçaklarda ise özgün motorun olacağını söyledi.

Kotil, insansız hava araçları ile ilgili bir soruya verdiği cevapta; ANKA’nın kanadını yenileyecekleri ve daha büyük boyutlu bir insansız hava aracı için, kendilerine henüz bir talep gelmediği; ama bu konuda çalışmaya da hazır oldukları bilgilerini paylaştı. HÜRKUŞ B’lerin ilkini bu yıl Aralık ayında teslim edeceklerini ve 2018’de, her ay 2 adet HÜRKUŞ B ve 2 adet HÜRKUŞ C üretebilecek kapasitede olacaklarını belirten Kotil, uydu alanında ise kendi öz kaynakları ile 1 tonluk bir haberleşme uydusunu tasarlamayı hedeflediklerini ifade etti.

630 toplam görüntüleme, 2 bugünkü görüntüleme