Ukroboronprom, Havacılık Motorları Konusunda da Türkiye’nin Yanında – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

Ukroboronprom, Havacılık Motorları Konusunda da Türkiye’nin Yanında

11 Ocak 2019

MSI Dergisi’nin 170’inci sayısında yayımlanan Arms & Security’18 Özel Dosyası’nda yer alan haber, derginin İnternet sitesinde paylaşılmıştır:

 

Ukrayna’da, kamuya ait savunma ve havacılık firmalarını bir araya getiren çatı kuruluş görevini yürüten Ukroboronprom, fuardaki en geniş katılımlardan birini gerçekleştirdi. Fuarda, bünyesinde yer alan 50’nin üzerinde firma ile birlikte, geniş bir stantta yer alan kuruluş; zırhlı muharebe araçlarından satıhtan satha roket sistemlerine, taarruz helikopterlerinden tank kurtarıcılarına kadar pek çok ürün sergiledi.

 

Ukroboronprom, Türkiye İle İş Birliklerini Güçlendirmek İstiyor

Ukroboronprom bünyesindeki firmaların, Türk savunma ve havacılık sanayisi ile çok sayıda alanda iş birliği mevcut. Kuruluşun Türkiye’ye yaklaşımı ve Türkiye ile olan iş birliklerinin son durumu hakkında, Ukroboronprom Genel Direktörü Pavlo Bukin’den bilgi aldık.

 

MSI Dergisi: 2 yıl kadar önce, Ukrayna’nın Türkiye Büyükelçisi Sergiy Korsunsky ile bir söyleşi yapmış ve bu söyleşide, iki ülkenin savunma ve havacılık sanayisine ilişkin ortak faaliyetlerinin bir resmini çekmiştik. Size, öncelikle geçtiğimiz süre içerisinde, bu resmin ne yönde değiştiğini sormak istiyoruz. Değerlendirmelerinizi alabilir miyiz?

Pavlo BUKIN: Ülkelerimizin bu alandaki ilişkileri, 2 yıl önce, sadece alım satıma dayalıydı. Şimdi ise birbirine paralel olarak yürüyen ortak üretim ve ortak geliştirme projelerimiz var. Türkiye’deki mühendislik eğitimi çok iyi bir seviyede ve Ukrayna’da da benzer şekilde, iyi mühendisler yetiştiren iyi okullarımız var. Dolayısıyla mevcut olanlara ilave olarak, pek çok yeni alanda iş birliği yapabileceğimize inanıyorum. Pazarda bulunmayan özgün ürünleri birlikte geliştirebiliriz.

 

 

Baykar ve ROKETSAN ile Ortak SİHA Projeleri Gündemde

MSI Dergisi: Bu projelere örnek verebilir misiniz?

Pavlo BUKIN: Söz gelimi, Ukrayna Silahlı Kuvvetleri envanterindeki elektro-optik nişangâhların ve haberleşme sistemlerinin modernizasyonu konusunda, ASELSAN ile önemli bir iş birliğimiz var. Ayrıca, Luch tarafında üretilen tanksavar güdümlü füzelerimizin, ASELSAN’ın geliştirdiği silah istasyonuyla entegrasyonları tamamlandı. Havacılık tarafında ise Baykar ile birlikte, ağırlık sınıfı olarak orta ve ağır seviyede yer alacak silahlı insansız hava araçlarının (SİHA’ların) ortak olarak geliştirilmesi ve ortak olarak üretilmesi konusunu görüşüyoruz. Geçtiğimiz aylarda, Savunma Bakanlığımızdan bir heyet Türkiye’ye giderek, Baykar’ın İHA’ları ile gerçekleştirilen atışlı test faaliyetlerini yerinde inceledi. Bu testler sırasında, ROKETSAN’ın İHA’lara yönelik olarak geliştirdiği mühimmatlar kullanıldı.

 

MSI Dergisi: Ukrayna, İHA ihtiyacının karşılanması konusundaki tercihini, neden Türkiye’den yana kullandı?

Pavlo BUKIN: Ukrayna Kara Kuvvetlerinin SİHA konusunda bir talebi ve tanımlanmış bir gereksinimi var. Heyetimiz de Baykar’ın İHA’ları ile gerçekleştirilen testlerin sonuçlarından oldukça memnun oldu. Ukrayna Kara Kuvvetlerinin önemli bir talebi de bu SİHA’nın, elektronik karıştırmalara karşı dayanıklı olması. Pazarda, hâlihazırda İHA üreten çok sayıda ülke bulunuyor; ancak bunlar içerisinde, elektronik karıştırmalara dayanıklı İHA sayısı çok az.

Geliştirme süreci, Türkiye ve Ukrayna arasında ortak olarak yürütülen AN-188 askeri nakliye uçağı.

 

MSI Dergisi: Bu tip potansiyel bir SİHA projesinde, ROKETSAN’ın konumu ile ilgili neler söyleyebilirsiniz?

Pavlo BUKIN: ROKETSAN’ın bu alandaki kabiliyetleri oldukça ilgimizi çekiyor. SİHA’lara yönelik olarak geliştirdikleri farklı mini akıllı mühimmat çözümleri, atış testlerinde %100 başarı gösterdi. Bu ürünler, her özelliği ile SİHA’lar için optimize edilmiş ve bizim elimizde, hâlihazırda üretebileceğimiz bu tip bir ürün yok. Bu yüzden, hem önümüzdeki yeni SİHA projeleri için hem de kendi elimizdeki İHA’lar için, bu tip mühimmatların kullanımı gündemimizde. ROKETSAN ile bu ürünleri, Ukrayna’da ortak olarak üretmeyi de düşünebiliriz.

 

İHA için Yeni Motor Geliştirilebilir

MSI Dergisi: Ukroboronprom’un bu projeye ne gibi katkıları olabilir?

Pavlo BUKIN: Bu projede, bizim sorumluluğumuz İHA gövdesinin ve elektro-optik sistemlerin tasarımı olacak. Gövde tasarımı konusunda, elbette Baykar’ın da kendi fikirleri ve konseptleri var; ancak bu konuda, karşılıklı olarak yoğun bir iş birliği içerisindeyiz. Ayrıca sağlayacağımız en büyük katkı, aracın motoru konusunda olacak. Bünyemizdeki firmalardan Ivchenko Progress ve özel bir şirket olan Motor Sich, yıllardır pek çok farklı tipte motoru tasarlayarak üretiyorlar. Bu motorlar arasında; turbofan, turboşaft ve turboprop fan tipi motorların yanı sıra İHA’larda da kullanılan turboprop motorlar var. Dolayısıyla bu firmalar, ortak olarak geliştireceğimiz İHA’nın, tam olarak ihtiyaç duyacağı motoru geliştirerek üretebilirler. Bu motorlar, maliyet etkin bir biçimde, istenilen performansı sağlayabilirler.

 

Ukroboronprom, Havacılık Motorları Konusunda Türkiye’nin Yanında

MSI Dergisi: Havacılık motorları, Türkiye’nin uzun yıllardır ihtiyaç duyduğu sistemler arasında yer alıyor. Bu konuyla ilgili neler söyleyebilirsiniz?

Pavlo BUKIN: Son 5 yıldır, Türkiye ile özellikle askeri iş birliği anlamında çok yakın ilişkiler içerisindeyiz ve Türkiye, zor zamanlarımızda daima bizim yanımızda oldu. Bizim de askeri hava platformlarında kullanılan motorlar konusunda, çok derin bir geçmişimiz var. Ürettiğimiz onlarca farklı tipteki motor, yüzlerce hava aracında kullanılıyor. Bunlar, yıllardır kendini kanıtlamış ürünler. Ayrıca bu motorların bakım ve idamesi konusunda da çok iddialıyız. Ivchenko Progress ve Motor Sich’in yanı sıra Lutsk şehrindeki Motor Plant ve 410 Kiev Aircraft Repair Plant gibi bakım ve onarım üzerine uzmanlaşmış tesislerimiz de var. Dolayısıyla havacılık motorları konusunda, Türkiye’ye yardımcı olmaya hazırız.

Ukroboronprom Genel Direktörü Pavlo Bukin, ASELSAN Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Prof. Dr. Haluk Görgün ve ASELSAN Yönetim Kurulu Üyesi Bayram Gençcan

 

ASELSAN ve Luch Hedefi 12’den Vurdu

MSI Dergisi: ASELSAN ve Luch firmasının güdümlü tanksavar füzeleri konusundaki iş birliğine geri dönecek olursak… Bu proje hangi aşamada?

Pavlo BUKIN: Bu projede, ASELSAN’dan stabilize silah kulesini ve elektro-optik nişangahları tedarik ettik. Luch ise SKIF tanksavar füzesini ve bu füzenin güdüm sistemlerini sağladı. Gerçekleştirdiğimiz atış testlerinde de %100 başarı elde ettik. SKIF füzesini hâlihazırda, hem Ukrayna Kara Kuvvetleri için hem de dost ve müttefik ülkeler için üretiyoruz. Ayrıca füze, şu anda modernizasyon aşamalarından geçiyor. Bu aşamalardan birisi de SKIF’in, ASELSAN’ın kulesine entegre edilmesi. Bu projede sona yaklaştık; ancak ASELSAN ile uzun soluklu bir iş birliği planlıyoruz. ASELSAN’ın bu konudaki çözümü oldukça başarılı ve ortada kendini kanıtlamış bir ürün varken, bizim ürün geliştirme konusunda tekrar para ve zaman harcamamız mantıklı değil. Ayrıca Luch’un, STUGNA ve CORSAR gibi farklı özelliklere sahip güdümlü tanksavar füzesi çözümleri de mevcut. Bu füzeler de ASELSAN’ın kulesine entegre edilebilir; ama tabii her füzenin entegrasyonu, ayrı bir proje olarak ele alınmalı. Luch ayrıca, hava savunma füzeleri ve gemilere karşı güdümlü füze (güdümlü mermi) de geliştirebilecek kabiliyete sahip.

 

MSI Dergisi: IDEF 2017 sırasında, ANTONOV ve ASELSAN bir iş birliği anlaşması imzalamışlardı. Bu anlaşma ile ilgili çalışmalar ne aşamada?

Pavlo BUKIN: Bu anlaşmayı, aviyonik sistemlere yönelik olarak imzalamıştık. Elimizdeki eski Rus menşeli sistemleri yenilemek istiyoruz ve bu sistemleri, Rusya’dan alamayız. İki firmanın mühendisleri karşılıklı olarak görüşüyorlar ve teknik detayları çözmeye çalışıyorlar. Özellikle ihtiyacımız olan şeyin üretimi konusunda, mühendislerimiz henüz tam mutabakata varamadılar; ancak görüşmeler yürüyor. Bu anlaşmanın işleyişinde, politik açıdan hiçbir problem yok. Sadece teknik açıdan halledilmesi gereken konular var. Sonuçta, bizim halen üretmekte olduğumuz kendi aviyonik sistemlerimiz var ve bu sistemler, ASELSAN’ın sistemleri ile uyumlu çalışabilmeliler. Bir başka alternatif ise elimizdeki eski sistemleri de komple yenilememiz. Bu da mümkün. ASELSAN ise istenilen her şeyi üretebilecek konumda olduğunu gösteriyor. ANTONOV da uçaklarında gerekli değişiklikleri yapma konusunda motivasyona sahip.

 

MSI Dergisi: Yine IDEF 2017 fuarı sırasında, savunma sanayisi alanındaki iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik olarak Türkiye ile bir anlaşma imzalamıştınız. Bu anlaşma ile ilgili neler söyleyebilirsiniz?

Pavlo BUKIN: Bu anlaşma ile hedeflediğimiz birkaç farklı konu var aslında. Bunlardan birisi de ANTONOV ile Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ)’nin ortak olarak geliştirmeyi planladıkları AN-188 askeri nakliye uçağı. Bu projede, TUSAŞ’ın kendine ait ayrı bir vizyonu ve bizim kendimize ait ayrı bir vizyonumuz var. Ancak bu proje ile çok büyük bir katma değer yaratabileceğimizin de farkındayız. O yüzden, bu projeyle ilgili müzakerelerimiz halen sürüyor.

Ukroboronprom, fuardaki en geniş katılımlardan birini gösterdi.

 

MSI Dergisi: Anlaşması; ANTONOV, HAVELSAN ve Suudi firma Taqnia arasında, aynı fuar sırasında imzalanan projeden de bahsedebilir misiniz?

Pavlo BUKIN: Bu projede de benzer bir durum söz konusu aslında. Teknik yeterlilikleri çok yüksek olan taraflar bir araya geldikleri zaman, %100 uzlaşmanın sağlanması biraz zaman alabiliyor. Ancak burada, çok yüksek bir ticari verimlilik gördüğümüz için, görüşmelerimiz sürüyor. Ayrıca projedeki firmaların arasına, Suudi Arabistan’ın yanı sıra Avrupa’dan da firmaların eklenmesi olasılığı var.

 

Ukroboronprom Genel Direktörü Pavlo Bukin’e, zaman ayırıp sorularımızı cevaplandırdığı ve verdiği bilgiler için, okuyucularımız adına teşekkür ediyoruz.

308 toplam görüntüleme, 1 bugünkü görüntüleme