Yoluna İlklerle Devam Eden ARES Tersanesi, Katar Sahil Güvenlik Botları Teslimatında Hız Kesmiyor – MSI Dergisi: Türk Savunma ve Havacılık Sanayisinin Güncel Referans Bilgi Kaynağı ve Yenilik Habercisi

Yoluna İlklerle Devam Eden ARES Tersanesi, Katar Sahil Güvenlik Botları Teslimatında Hız Kesmiyor

26 Ocak 2018

MSI Dergisi’nin 154’üncü sayısında yayımlanan “Yoluna İlklerle Devam Eden ARES Tersanesi, Katar Sahil Güvenlik Botları Teslimatında Hız Kesmiyor” başlıklı özel haber, MSI Dergisi’nin İnternet sitesinde paylaşılmıştır:

 

ARES Tersanesi, Katar Sahil Güvenlik Komutanlığının ihtiyaçları için yürütülen proje kapsamında, ilk ARES 150 HERCULES botunun ve bir adet ARES 110 HERCULES botunun teslimatını, 8 Aralık’ta, Antalya’da düzenlediği törenle gerçekleştirdi. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın da katıldığı tören, özellikle 48 m’lik ARES 150 HERCULES’in ilk teslimatı olması dolayısıyla hem ARES Tersanesi’nin hem de Türk askeri denizcilik sanayisinin tarihinde, önemli kilometre taşları arasındaki yerini aldı.

Tören öncesinde, aralarında Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın da bulunduğu konuklar, Yönetim Kurulu Başkanı Kerim Kalafatoğlu’nun eşliğinde, teslim edilecek botlarda incelemelerde bulundular.

 

ARES Tersanesi’nin, yarıştığı 18 firmayı geride bırakarak kazandığı ihalenin ardından, Katar İçişleri Bakanlığı ile 14 Nisan 2014 tarihinde imzaladığı sözleşme ile başlayan proje, hepsi kompozit gövdeli olan, şu botların inşasını kapsıyor:

– 5 adet 24 metrelik ARES 75 HERCULES süratli karakol botu,

– 10 adet 34 metrelik ARES 110 HERCULES süratli karakol botu ve

– 2 adet 48 metrelik ARES 150 HERCULES açık deniz karakol gemisi (Offshore Patrol Vessel / OPV).

Ayrıca, ARES 110 HERCULES’lerin üzerinde 1’er adet; ARES 150 HERCULES’lerin üzerinde ise 2’şer adet, 7,5 metre boyunda, ARES 24 HARPOON ani müdahale botu da bulunuyor. Projenin bedeli ise yaklaşık 300 milyon dolar.

ARES 110 HERCULES, Avusturalyalı Work Boat World Magazine tarafından, 2016 yılında, En İyi Karakol Botu olarak seçilmişti.

 

Teslimatlar, Takvimin 1,5 Yıl Önünde İlerliyor

İmza töreni tarihi itibarıyla ARES 75 HERCULES’lerin tamamının teslimatı tamamlandı. ARES 110 HERCULES’lerden 7 tanesi; ARES 150 HERCULES’lerin ise ilki teslim edilmiş oldu. Projenin toplam sözleşme süresi, 4,5 yıl. Bununla birlikte, teslimat takvimi, sözleşme takviminin, yaklaşık 1,5 yıl önünde ilerliyor.

ARES 150 HERCULES, bugüne kadar Türkiye’de inşa edilmiş, en büyük kompozit gövdeli gemi olmasıyla öne çıkıyor. Firma yetkilileri ayrıca, ARES 150 HERCULES’in, saatte 37 deniz mili sürati ile OPV sınıfında, dünyadaki en hızlı gemi olduğunu ifade ediyorlar. ARES 110 HERCULES ise Avusturalyalı Work Boat World dergisi tarafından, 2016 yılında, En İyi Karakol Botu olarak seçilmişti. HERCULES ailesi botların tamamının gövdesi, full vakum infüzyon teknolojisi ve epoksi reçine kullanımı ile inşa ediliyor.

HERCULES serisi botların gövdeleri, full vakum infüzyon teknolojisi ve epoksi reçine kullanımı ile tek seferde, yekpare olarak üretiliyor.

 

HERCULES’ler, Yüksek Manevra Kabiliyetleri ile Dikkat Çekiyor

HERCULES ailesinin tamamında, ana tahrik sistemi olarak su jetleri kullanılıyor. Su jetleri, aynı zamanda, botların yönlendirilmesini ve manevra yapmasını da sağlıyor. Dolayısıyla botlarda, konvansiyonel bir pervane ya da dümen bulunmuyor. Bu da deniz canlılığının olduğu ya da sığ sularda, daha emniyetli seyir anlamına geliyor.

ARES 110 HERCULES’in su jetleri. Botun, sancak ve iskele tarafındaki su jetleri, gemiyi ileri sevk etmeye ilave olarak, sahip oldukları “Reverse Bucket” sistemi sayesinde, gemiyi döndürmenin yanı sıra gemiye tornistan (geri manevra) da yaptırabiliyor. Reverse Bucket sistemini, dönerek su jetinin üzerine kapanan, kepçe benzeri bir mekanizma olarak tanımlamak mümkün. Ortadaki su jeti ise ileri yönde itiş sağlıyor. ARES 75’lerde, farklı olarak ortadaki su jeti bulunmuyor.

 

Ancak su jeti sisteminin botlara kazandırdığı belki de en büyük özellik, yüksek manevra kabiliyeti. Su jetleri sayesinde botlar, standart manevraların haricinde, baş istikametini değiştirmeden yana doğru hareket etmek gibi manevraları da yapabiliyorlar. Ayrıca botların bu manevraları yapabilmesi için, serdümenin (denizcilikte dümeni tutan gemici), aynı anda birden fazla ve karmaşık kontrole hâkim olması gerekmiyor. Serdümenin tek kullanması gereken, basit bir joystick. Bu sayede botlara, en hassas manevralar dahi yaptırılabiliyor. Hatta istendiğinde, botlar, sadece joystick kullanılarak bile tam yol hareket ettirilebiliyor. Bununla birlikte, joystick, gemi kontrol sistemlerinden sadece bir tanesi. Ayrıca su jetlerinin, hem çıkış gücünün hem de yönünün ayrı ayrı ayarlayabilmesi için de çeşitli kontroller mevcut. Bu sistemlerin tamamı, köprüüstüne ilave olarak en üstteki açık güvertede bulunan konsollardan da idare edilebiliyor. Bu tip su üstü platformlarında, açık güverteler, liman içi manevralar gibi, herhangi bir tehdidin bulunmadığı durumlarda, daha geniş bir görüş açısı sağlaması maksadıyla kullanılıyor. Bunlara ilave olarak, ARES 75 ve ARES 110’lardaki su jetleri, klasik bir dümen simidi vasıtası ile de kontrol edilebiliyor.

Deniz kabul testlerinde, sözleşmede belirtilen sürat isterlerinin, asgari %10 üzerinde sürat değerleri ile test edilen ARES 110’lar, 5 deniz durumuna kadar görev yapabiliyor. Benzer şekilde, sözleşme isterlerinin asgari %20 üzerinde sürat değerleri ile test edilen ARES 150’ler ise 6 deniz durumuna kadar görev yapabilecek kabiliyete sahip. Geminin sahip olduğu gövde formu sebebiyle okyanuslarda da rahatlıkla görev yapabileceği ifade ediliyor. Ayrıca, 1.600 deniz mili seyir siası bulunan ARES 150’ler, ters ozmoz sistemine de sahip olduğu için, içilebilir su ikmaline ihtiyaç duymuyorlar.

1.600 deniz mili görev siasına sahip ARES 150 HERCULES, ters ozmoz sistemi sayesinde, kendi içme suyunu üretebiliyor.

 

ARES Tersanesi’nin Tarihe Düştüğü Notlar

Aralarında, Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan’ın da bulunduğu konukların, teslim edilecek botlarda incelemelerde bulunmasının ardından başlayan tören sırasında, ilk konuşmayı, ARES Tersanesi Genel Müdür Yardımcısı Özgün Utku Alanç yaptı. Alanç, hem proje hem de proje kapsamındaki HERCULES platformları ile ilgili bilgiler verdi.

 

Alanç’tan sonra, ARES Tersanesi Yönetim Kurulu Başkanı Kerim Kalafatoğlu söz aldı. “2006 yılında, büyük hayaller ile kurduğumuz ARES Tersanesi, 11 yıllık kısa hikâyemizin her gününde, bize mutluluklar ve heyecanlar yaşattı.” diyerek sözlerine başlayan Kalafatoğlu’nun konuşmasının satır araları, ARES Tersanesi’nin başarıları ile ilgili detaylar içeriyordu:

  • ARES’in İhracat Kabiliyeti: “ARES, Türkiye’nin, en çok ülkeye ihracat gerçekleştirmiş tersanesidir. Yine gururla ifade etmeliyim ki şirketimiz, gerek uluslararası arenada yüklendiği işler ve gerekse ürettiği gemilere kattığı değer ile ülkemizin yüz akıdır. 2017 için konuşursak ARES, bugün itibarıyla gemi ihracat rekorunu kırmış ve en büyük gemi ihracatçısı olmuştur.”
  • ARES’in Yarattığı Katma Değer: “Durumu katma değer anlamında değerlendirirsek daha da önemli bir başarı ortaya çıkmaktadır. Türkiye’nin ihracat fiyat ortalaması, kilogram başına 3 dolar civarındayken, bugün teslimi yapılan gemilerimizin ortalama kilogram fiyatı, 152 dolardır.”
  • ARES, Üretim Adetlerinde de Ön Sırada: “Verimlilik açısından baktığımızda ise ARES’in başarısı, daha da net görülmektedir. Bu sınıf gemiler ve yat segmentinde faal tersanelerin yıllık üretim ortalaması, örneğin Hollanda’da, [yılda] 9,14 gemi. Bu sayı, maalesef Türkiye için 2,6 gemi. Bununla birlikte, ARES’in muhteşem ekibinin, yine muhteşem özverisi ile tersanemiz, Türkiye ortalamasını 4’e katlamış; Avrupa ortalamasını da geçerek, örneğin 2017 yılında, 11 adet gemi üretip teslim etmiştir. Artık, özellikle ileri kompozit ve alüminyum gövdeli [gemi] inşasında, teknoloji ve know-how ihracatı yapabilecek duruma geldik.”

  

ARES Tersanesi, Hayalleri Gerçekleştiriyor

Kalafatoğlu’nun ardından, kürsüye, Katar Sahil Güvenlik Komutanı Tuğgeneral Ali Ahmad Al-Bedeed geldi ve konuşmasında, ARES Tersanesi’nin inşa ettiği gemilerin sağlamlığına ve rekabetçi fiyatlarına vurgu yaptı. Antalya Milletvekili Mustafa Köse ise konuşmasında, ARES Tersanesi’nin, Katar-Türkiye ilişkilerine sağlayacağı katkılara değindi. Antalya Valisi Münir Karaloğlu da şunları söyledi: “Bugün teslimatını yapmış olduğumuz deniz araçlarının, gemilerimizin; hem Katar-Türkiye dostluğuna hem de Katar’daki sahil güvenliğin oluşmasına hizmet etmesini temenni ediyorum.”

 

Törende, Katar İçişleri Bakanı Vekili Tümgeneral Saad Bin Jassim Al Khulaifi de söz aldı. Tümgeneral Al Khulaifi, HERCULES botlarının, Katar için önemine değindiği konuşmasını, anıları ile de süsledi: “2002 yılında, Sahil Güvenlik Komutanlığında görev yapıyordum. Teşkilat için yeni bir filo kurmalıyız diye düşündük ve yeni filomuzu inşa etmesi için, pek çok firma ile görüştük. O dönemde, Halk Güvenliği Direktörü (Director General of Public Security) olarak karargâhta görevlendirildim. Ancak yeni bir sahil güvenlik filosu inşa etme hayali, halen benimleydi. O zamanlar, bu hayali gerçekleştiremeden emekli olacağım diye korkuyordum. Fakat 2017’de, tam da şu anda, hayallerimiz gerçek oldu ve gemilerimiz, Doha’da devriyedeler. Son kalan 3-4 gemi de onları takip edecek. Sonunda hayallerimi gerçekleştirdiğiniz için, Türkiye’ye ve ARES Tersanesi’ne teşekkür ediyorum.”

 

Bakan Arslan, HERCULES’lerin Özelliklerini Anlatıyor
Törendeki son konuşmayı yapan Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Ahmet Arslan, ARES 150 HERCULES’in manevra kabiliyetine, şu sözleri ile dikkat çekti: “Geminin dönme yarıçapını sordum. En önemli kriterlerden biridir, geminin manevra kabiliyetini belirlemesi adına. Gemi bulunduğu yerde dönmek isterse ne kadar dar yarıçapta dönebilirse o kadar başarılı. 48 metre boyunda bir tekne, 74 metre yarıçapta dönebiliyor. Çok güzel bir kabiliyet. Ve yine değerli [Katarlı] bakan vekili de söyledi, ‘Bunun dümeni nerede?’ dedi. Dümen yok. Bir joystick var… Çok yüksek manevra kabiliyeti sağlayan bir joystick ile gemiyi idare ediyorsunuz ki; adeta tek parmağınızla gemiye istediğiniz hareketi yaptırabiliyorsunuz. Bu önemli bir kabiliyet. Yine bow thruster dediğimiz baş pervanesi -ki bu genelde kruvaziyer gemileri dediğimiz, çok lüks ve çok yüksek teknoloji içeren gemilerde olan bir özellik- o da burada var.”

ARES Tersanesi, 6 deniz durumuna kadar görev yapabilen ve 1.600 deniz mili seyir siasına sahip olan ARES 150 HERCULES’i, açık deniz karakol gemisi (OPV) olarak sınıflandırıyor.

 

ARES’in Ezber Bozan Üretim Miktarı

Bakar Arslan, botların ileri teknoloji seviyesinin ve ARES Tersanesi’nin planlananın önünde ilerleyen teslimat takviminin de altını çizdi: “Bir gemide olabilecek her türlü teknoloji ve en ileri seviyedeki alet, edevat, ekipman, makina, elektronik cihaz kullanılmış… Gerçekten yapmışken en iyisini yapmışsınız ve güzel örnek olmuşsunuz. Bizim de söylediğimiz bu. Kabiliyetlerinizi anlatarak; ‘Ben şunu yapıyorum, bunu yapıyorum.’ diyerek değil, ürününüzü ortaya koyarak örnek olmak en güzeli… Yine, 1 yılda yaptığınız tekne sayısını gördüğümüzde de memnun olmamak mümkün değil. Elbette ki aynı tipteki kardeş gemilerden, birden fazla gemiyi üretebilme şansınız vardır; ancak farklı tipteki gemileri aynı anda üretip hem de yıllık olarak söylediğiniz rakamlara erişmek de önemli bir başarıdır… Nitekim 17 tekne, az değil. Kısa sürede üretilmesi, tesliminin öngörülen süreden önce yapılıyor olması da bizi ziyadesiyle memnun ediyor.”

ARES 150 HERCULES’in, dünyadaki en hızlı açık deniz karakol gemisi olduğu ifade ediliyor

 

Mega Yat Standardında Savaş Gemileri

Bakan Arslan, gemilerin kalitesi ve personelin yaşam alanının konforuna da şu şekilde değindi: “Tabii savaş gemisinden bahsediyoruz, askeri amaçlı gemilerden bahsediyoruz. ARES’in yaptığı gemiler de bu tip gemiler. Biz dünyada, mega yat üretiminde, 3’üncü sıradayız. Sizleri tebrik ediyorum, tekneleriniz mega yat kalitesinde ve standardında ki tekneyi gezerken de bunun sohbetini yaptık. Hiç kimse, ‘Niye çok iyisini yaptın, niye en iyisini yaptın?’ demez. Birilerinin, ‘Bu kadar lüks olmasına gerek var mıydı?’ demesine kulak tıkayın, boş verin. Başkalarından olumlu anlamda farklı olacaksınız ki örnek olasınız. Bu sadece Katar ile sınırlı kalmasın; başka ülkelerde de bu kapasitemizi, bu imkânımızı değerlendirebilelim.”

Konuşması sırasında ARES Tersanesi Yönetim Kurulu Başkanı Kerim Kalafatoğlu’na, kürsüde; firmanın Yönetim Kurulu Üyeleri Yonca Kotiloğlu (en sağda) ve Ersan Kotiloğlu (en solda) ile firmanın Genel Müdürü Mert Kalafatoğlu (soldan ikinci) eşlik ettiler.

 

ARES Tersanesi’nden, İdame Edilebilirlikte Yeni Bir Sayfa

ARES Tersanesi tarafından inşa edilen gemilerin, elbette her birinin kendine has ve öne çıkan özellikleri var. Ancak dikkat çeken bir ayrıntı var: 3 farklı boyut ve sınıftaki gemide kullanılan bazı alt sistemler, birbirinin aynısı. Bu konu, gemilerin bakım ve idamesi söz konusu olduğunda, büyük bir önem kazanıyor. Ayrıca bu durum, gemilerin harekât kabiliyetine de etki edebilecek niteliğe sahip.

Bunu basit bir örnekle açıklamak mümkün. ARES 110 HERCULES’lerden birisinin, kritik bir alt sisteminin arızalanması sebebiyle gayri faal duruma geçmesi halinde, hâlihazırda bakım görmekte olan bir ARES 75 HERCULES’ten, çalışır durumdaki aynı sistemin sökülerek ARES 110 HERCULES’e takılması ve botun faal hale getirilebilmesi mümkün. Ayrıca, ortak alt sistem kullanımı, Katar Sahil Güvenlik Komutanlığının, gelecekte ihtiyaç duyacağı yedek parçaların tedarikinde, satın alma maliyetlerini düşürecek olması açısından da önemli.

 

ARES 150 HERCULES’in köprüüstü. HERCULES serisi botların köprüüstü konsolları, birbirinin neredeyse aynı. Benzer şekilde, 3 farklı boydaki botların birçok alt sistemi de ya birbirinin aynı ya da benzeri. Bu özellik, lojistik ve idame edilebilirlik açısından da önemli.

 

Farklı tipteki bu platformlarda kullanılan ortak alt sistemlerden bazıları şöyle:

  • Ana Makineler: ARES 75 ve ARES 110’larda, MTU’nun, 12V 2000 M84 dizel motorları kullanılıyor. Aradaki tek fark, botlardan küçük olanında bu motorlardan 2 adet varken diğerinde 3 adet bulunması. ARES 150’lerde de yine MTU’nun, aynı aileden, MTU 16V 4000 M63L motoru kullanılıyor.
  • Su Jetleri: Su jetlerindeki durum da ana makinelerdeki ile aynı. ARES 75’lerde 2 adet bulunan Rolls-Royce 50A3 su jetlerinden, ARES 110’larda 3 adet bulunuyor. Benzer şekilde, ARES 150’de de yine Rolls-Royce’nin, S71-4 su jetinden 3 adet var.
  • Silah Sistemleri: Gemilerde kullanılacak silah sistemleri, ASELSAN’ın 30 mm çapındaki MUHAFIZ ve 12,7 mm çapındaki STAMP sistemlerinden oluşuyor.
  • Yardımcı Makineler (Jeneratörler): ARES 75 ve ARES 110’larda, Caterpillar’ın, C4.4 serisi jeneratörleri kullanılıyor. Bu iki farklı bottaki jeneratörlerin, dizel makinaları da aynı. Aralarındaki tek fark ise kullanılan alternatörler ve çıkış güçleri. ARES 150’nin yardımcı makineleri de aynı üreticinin C7.1 modeli.
  • Köprüüstü Konsolları: HERCULES serisi bot ve gemilerin köprüüstü konsolları, birbirinin neredeyse aynı. Sahip olduğu bow thruster (baş pervanesi) sistemi nedeniyle ARES 150’lerin, sadece manevra kontrolleri diğerlerinden biraz farklı.
  • Elektronik Sistemler: HERCULES serisinde kullanılan bütün seyrüsefer, elektronik, muhabere ve elektro-optik sistemler, neredeyse birebir aynı. Bu konuda tek fark, radar sistemlerinde bulunuyor. ARES 75’te, 2 adet Kelvin Hughes X-Band radar mevcutken; ARES 110 ve ARES 150’lerde, yine Kelvin Hughes üretimi, 1’er adet X-Band ve 1’er adet S-Band radar kullanılıyor.
  • İklimlendirme Sistemleri: Tüm botlardaki klima sistemleri İKS Coolmar marka. Sadece ısıtma ve soğutma kapasiteleri farklı.
  • Hidro-Mekanik Sistemler: Botlarda kullanılan pompa ve valf gibi hidro-mekanik sistemler de büyük ölçüde birbirinin aynısı.

Bakan Arslan, tören sırasında, 48 metre boyundaki ARES 150 HERCULES’in, 74 metre yarıçapında dönebildiğini söyleyerek geminin manevra kabiliyetine vurgu yaptı.

 

Botlardaki ortak sistemlerin bu derecede fazla oluşu, personelin eğitim ihtiyaçlarına da büyük ölçüde etki ediyor. HERCULES ailesinin en küçük üyesinde görev yapmak üzere eğitim gören bir personelin, ailenin en büyük gemisine, çok kısa sürede adapte olabileceği belirtiliyor. Dolayısıyla Katar Sahil Güvenlik Komutanlığının, envanterine 3 farklı tipte platform aldığını söylemektense, aynı platformun ölçeklendirilmiş sürümlerini aldığını belirtmek çok da yanlış olmaz.

 

 

908 toplam görüntüleme, 6 bugünkü görüntüleme